14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun; "Aylıksız izin" başlıklı 108 inci maddesinin (B) bendinde, "Doğum yapan memura, 104'üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilir."
Geçici 48 inci maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı
ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda; bir yıldan az süreli, ayın veya
haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar
ile yükseköğretim kumullarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle
sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere;
a) 28/11/2022 tarihi itibarıyla;
1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca vizelenmiş veya ihdas edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar; pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birimde, Türk Tarih Kurumu Başkanlığında bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının kazı alanları ve ören yerlerinde görevli bulunan arkeolog, restoratör ve müze araştırmacısı unvanlarında çalışan personel ise Kültür ve Turizm Bakanlığının taşra teşkilatında, bu Kanunun ek 41 inci ve ek 44 üncü maddeleri kapsamındaki unvanlar hariç olmak üzere, 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine tabi kurumlar bakımından bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (1) sayılı cetvelde yer alan bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur kadrolarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar. (...) Bu madde hükümlerine göre memur kadrolarına atananların, ilgili mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet süreleri öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz."
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Yeniden Hizmete Alınma" başlıklı ek 1 inci maddesinde; "Doğum, evlat edime, memur veya diğer personel kanunlarına tabi olan eşinin yurt dışında sürekli göreve atanması veya en az altı ay süreyle yurt dışında geçici olarak görevlendirilmesi ve askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilen sözleşmeli personelin pozisyonu saklı tutulur ve istekleri halinde bu personel ayrıldığı kurumunda yeniden hizmete alınır. Ancak yeniden hizmete alınacak sözleşmeli personelin; (...) b) Doğum ya da üç yaşını doldurmamış bir çocuğun eşle birlikte veya münferit olarak evlat edinilmesi veyahut sözleşmeli personel olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi nedenleriyle hizmet sözleşmesini feshedenlerin, doğum izninin veya evlat edinme nedeniyle kullanılan iznin bitiminden itibaren en geç iki yıl; memur veya diğer personel kanunlarına tabi olan eşinin yurt dışında sürekli göreve atanması veya en az altı ay süreyle yurt dışında geçici olarak görevlendirilmesi nedeniyle hizmet sözleşmesini feshedenlerin eşinin görev süresi bitiminden, askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilenlerin terhis tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yeniden istihdam edilmek üzere ayrıldığı kurumuna yazılı talepte bulunması, gerekmektedir. Kurumlar, yazılı talebi takip eden en geç otuz gün içinde ilgilileri istihdam ederler." Hükümleri yer almaktadır.
Kamu denetçiliği kurumuna yapılan başvuruda (B.N.: 2024/5566) başvuran; sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışmakta iken kullandığı aylıksız doğum izni sürelerinin kademe ilerlemesinde hesaba katılmasını talep etmektedir.
İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler kapsamında, başvuranın sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 15.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere doğum yapması nedeniyle hizmet sözleşmesinin feshedildiği, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 1 inci maddesi gereğince 30.07.2021 tarihinde tekrar göreve başladığı, 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 48 inci madde ile 15.05.2023 tarihinde memur kadrosuna atandığı, mezkür madde ile memur kadrosuna atanan personele ilgili mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet sürelerinin öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirmesi imkanı verildiği, bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün yukarda yer verilen 15/5/2024 tarihli görüş yazısında da belirtildiği üzere anılan Kanunun geçici 48 inci maddesi çerçevesinde memur kadrolarına atananların, mezkür Esasların ek1 inci maddesine istinaden pozisyonlarının saklı tutulduğu süreler var ise bu sürelerin kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı, bu çerçeve de başvuranın 15.08.2020-30.07.2021 tarihleri arasındaki sözleşme fesih (doğum nedeniyle) döneminde sözleşmeli personel pozisyonu saklı tutulduğundan doğum izninin kullanıldığı sürelerin sözleşmeli personel olarak geçirilen hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kamu denetçiliğince yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 15.08.2020-30.07.2021
tarihleri arasındaki sözleşme fesih (doğum nedeniyle) döneminde sözleşmeli personel
pozisyonunun saklı tutulduğu, bu nedenle doğum iznini kullanıldığı mezkür sürelerin
sözleşmeli personel olarak geçirilen hizmet süresi olarak değerlendirilemeyeceği
anlaşıldığından aylıksız doğum izni sürelerinin kazanılmış hak aylık derece
ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi talebinin İdare tarafından reddedilmesi
işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sonuçta, sözleşmeli personel açısından doğum izni nedeniyle pozisyonları saklı tutularak doğum izninde geçirilen sürelerin, kazanılmış hak aylık ve derecelerinde dikkate alınmamasında hukuken bir engel bulunmamakla beraber, sadece istihdam şekline dayalı olarak farklı unvanlar arasında olası hak kayıplarının giderilmesinin ve buna uygun düzenleme yapılmasının yerinde olacağını belirtmek gerekir. Artık gelinen noktada, kamu hizmetini ifa eden kişinin unvanından ziyade hizmetin yerine getirilmesine odaklanılması, performans ve verimlilik kriterlerinin gözetilmesi, devlet ve vatandaş açısından da daha olumlu ve objektif sonuçlar doğuracaktır.