AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Bu defa asla engelleyemeyecekler. Silahların bırakılmasının önüne asla geçemeyecekler. Kumpasları geri çevireceğiz, engellemeleri ortadan kaldıracağız" dedi. Yayman, AK Parti Hakkari İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuştu, iktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırdığı sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti kurulduğunda söylenen üç temel talepten birinin OHAL'in kaldırılması olduğunu anlatan Yayman, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk ayda yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında OHAL'i kaldırdığını dile getirdi. Yayman, "İkinci talep yol kontrollerinin azaltılmasıydı. Şimdi hiçbir yerde kontrol noktasında durmadan duble yoldan geldik. Yüksekova'daki havalimanı Hakkari'nin kaderini değiştiren önemli göstergelerden birisidir. Üçüncü talep ise yayla yasaklarının kaldırılmasıydı. Allah'a çok şükür yine bunu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptı." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de terörle mücadele devam ederken, karakollar basılırken, şehirlerde bombalar patlarken AK Parti'nin reformlardan, demokratikleşme adımlarını atmaktan vazgeçmediğini savunan Yayman, şöyle devam etti:
"Biz bunlara 'sessiz devrimler' diyoruz. Bugün geldiğimiz noktada artık silahların bırakılması şarttır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi hedefi bir devlet politikasıdır, bir millet politikasıdır ve Allah'ın izni ile inşallah artık paradigma değişmiştir. Yeni paradigmada Türkiye Yüzyılı'nı Türklerin, Kürtlerin yüzyılı yapmaya ant içmiş iki büyük liderimiz var. Bir tanesi Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir diğeri ise Sayın Devlet Bahçeli."
Cumhur İttifakı olarak, AK Parti olarak pozitif dil kullandıklarını ifade eden Yayman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"1 Ekim'de Sayın Devlet Bahçeli'nin el sıkışması ile başlayan bu süreç bugün çok olumlu bir noktada yoluna devam etmektedir. Emperyalistlerin bu süreci bozma çabalarına rağmen milletimizin feraseti, dirayeti ve basireti sayesinde süreç çok olumlu bir havada menziline doğru ilerlemektedir. Ocak ayında yapılan kamuoyu araştırmalarında Terörsüz Türkiye sürecine, silah bırakma sürecine verilen destek yüzde 75'tir. İlerleyen süreçte bu desteğin daha da artarak devam edeceğini görüyoruz. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda olan bir kardeşiniz olarak şunu bir kez daha kayıtlara geçirmek isterim. Sayın Numan Kurtulmuş başkanımızın başkanlığında yürüyen süreçte artık raporun sonuna gelindi. Bir ortak mutabakatla inşallah tüm milletimizin altına imza atacağı bir ortak deklarasyonu inşallah Sayın Numan Kurtulmuş başkanımız tüm milletimize ilan edecek ve orada da göreceksiniz artık bu bir devlet politikasıdır. Milletimizin kararlılığı da sürecektir. Kardeşlik iklimini muhakkak tesis edeceğiz."
"Silahların sadece elden değil, gönüllerden de bırakılması gerekiyor"
Herkesin pozitif bir dil kullanması gerektiğinin altını çizen Yayman, "Hakkari'den tüm Türkiye'ye şu mesajı vermek istiyorum. Herkesin sözünde durması, herkesin sözünü yerine getirmesi gerekiyor. Hem örgütün hem örgüt bileşenlerinin silah bırakmayı sözde değil özde yapması gerekiyor. Silahların sadece elden değil, gönüllerden de bırakılması gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada bakın Hakkari'de kardeşlik var, uyum var, huzur var. Artık o günler geride kaldı." ifadelerini kullandı.
Bu süreci hangi ülkelerin bozmak istediğini çok iyi bildiklerini belirten Yayman, "Başta İsrail olmak üzere Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hedefine varmaması için her türlü fitneyi, fesadı yaptıklarını hep beraber takip ediyoruz. Artık paradigma değişmiştir. İnşallah tarihin değiştiği günlere hep beraber şahitlik edeceğiz. Hakkari turizmi, kültürü, gastronomisiyle öne çıkacaktır. Mardin, Diyarbakır kültürü ile turizmi, gastronomisi ile öne çıkacaktır" dedi.
"Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir"
Suriye'de yaşanan olayları hep beraber dikkatle takip ettiklerini dile getiren Yayman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye bu meselede çok büyük bedeller ödemiş bir ülkedir. Bir, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. İki, bütün kimlikleri kuşatıcı bir devlet formülasyonunu savunuyoruz. Üç, 'Suriye Suriyelilerindir' diyoruz. Burada vekalet savaşını yürütenlere bir kez daha şunu söylüyoruz. Dün nasıl oyunlarınız bozulduysa bugün de hiç endişeniz olmasın oyunlarınız bozulacaktır. Ahmed Şara yönetiminde başlayan yeni süreçle beraber artık Suriye'de birlik ve beraberlik olacak. Oradaki Kürt kardeşlerimizin hukuku da Hakkari'deki kardeşlerimizin hukuku gibi bizlere emanettir. Kürt kardeşlerimiz ayrıdır terör örgütleri ayrıdır ve asla ama asla bu çizgimizi bozmayacağız. Allah izin verirse silahların bırakılması ile beraber silahların sadece elden değil gönülden de bırakılmasıyla zihinlerde, beyinlerde bırakılmasıyla Türkiye Yüzyılı hem Kürtlerin hem Türklerin hem de Arapların Yüzyılı olacaktır. Kürtlerin devleti var zaten. Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Herkesin eşit ve birinci sınıf vatandaş olduğu ve herkesin kendini ifade ettiği bir demokratikleşme ortamı içerisinde bir ve beraber olmaya devam edeceğiz."