Allah'tan, milliyetçi ülkücü davayı ve dava arkadaşlarını gördüklerinden geri koymamasını dileyen Bahçeli, "Milliyetçi-Ülkücü Hareket'i mahcup ettirmesin, mağlubiyetlerin kundağına düşürmesin." ifadelerini kullandı.
Yarım asrı aşan siyasi mücadelelerini hakkın, halkın ve hakikatin savunucusu temelinde sürdürdüklerini belirten Bahçeli, MHP'nin siyasi ve fikri seciyesinin yüksekliğinin 57 yılın bir mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisi olduğunu söyledi.
Bahçeli, bağımsız vicdanla, barışsever, insansever, milletsever ve vatansever bir anlayışla Türk tarih ve kültürüne bağlılık temelinde 57 yıllık bir geçmişi geride bıraktıklarını dile getirerek, "8-9 Şubat 1969'un Adana'sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamd olsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi." dedi.
Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
"On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Toprak altındaki kökler ağaçları bol meyveli yapmalarına karşılık nasıl ağaçtan bir şey istemiyorsa, biz de kara sevdalı olduğumuz milletimize hizmet etmekten dolayı aynısıyla karşılık beklemedik. Biz sevgimizde hep hasbi olduk. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık.
Büyük halk ozanımız Yunus, 'isteyeceksen içinden iste' diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah'ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik. Bazen görülmedik, olsun be Yaradan yardır bize dedik. Bazen duyulmadık, olsun be her şeyin bir vakti vardır dedik. Bazen yalnız kaldık, gene de aldırmadık, düşerse hanemize kurt yalnızlığı düşsün dedik. Zor ve çetin yıllarda ayazı yedik, bir simidi dörde bölüp yedik, cami avlularında şehit tabutlarını omuzlarken içi içimizi yedik. Yeri geldi köşe başlarında sıkılan kurşunları yedik, ama zulme yenilmedik, zillete yenilmedik, birimiz gitse de diğerimiz yerini doldurdu; pusulara, tuzaklara, oyunlara asla pes etmedik, tamam demedik. Anlatacak o kadar şey var ki, ne saatler yeter, ne de günler. Biz dün neysek bugün oyuz."
- "Kabuk gitse de işte öz buradadır"
Çizgilerinde kırıklık, duruşlarında sarsıntı yaşanmadığını, fikriyatlarında bulanmanın hiç görülmediğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Biz Türk milletine mensubiyet onurunu damarlarındaki asil kanla taşıyan Milliyetçi-Ülkücü Hareket'iz. Adil olmak için adaleti sevmek nasıl yetmezse, barışçı olmak için barışı sevmek nasıl yeterli gelmezse, Milliyetçi-Ülkücü olmak için de sadece milleti seviyormuş gibi görünmek yetmeyecektir. Her türlü fedakarlığı göze alıyor musunuz? Önce bunun cevabı gereklidir. Şahsi ve dünyevi çıkarlarınızı aziz millet varlığı için elinizin tersiyle itiyor musunuz? Müteakiben bunun netleşmesi lazımdır. Şartlar başkaca bir seçeneğe kapandığında, vatan, millet ve devlet uğruna candan, yardan ve serden geçmenin sınır hattında mısınız? Elbette bunun belli olması ve belirginlik kazanması da mühim bir ihtiyaçtır."
Milliyetçiliğin, binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmak, ihtiyaç olduğunda ölüm karşısında imtihan olmak olduğunu belirten Bahçeli, "Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Cüruf cevherden ayıklanmıştır. Kabuk gitse de işte öz buradadır, davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serdengeçtiler buradadır, Çankaya yokuşunda balam Asya'nın bozkurtları marşını kalpten söyleyenler buradadır." diye konuştu.
- "Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız"
"Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır." diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir. Küçük adamların büyüklük taslaması, çakalın fil özentisinden başka bir şey değildir."
Bahçeli, Dündar Taşer'in fikir dünyasına da atıfta bulunarak, Taşer'in düşüncelerinin Hüseyin Nihal Atsız tarafından "güç kaynağı, fazilet ırmağı" olarak tarif edildiğini hatırlattı.
Atsız'ın sözlerini paylaşan Bahçeli, "Türk tarihi, iki yanı kahramanlık, şan ve ahlak heykelleriyle süslü uzun ve ulu bir yoldur. Bu yolun her adımında Türk'ün göğsünü kabartacak, başını dikleştirecek ve üstünlüğünü belirtecek bir kahraman, Türklük için nöbet beklemektedir. Bugünkü nöbet bizdedir, bugünkü nöbetçiler felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselen Milliyetçi-Ülkücü Hareket'tir, Cumhur İttifakı'dır." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin sahibinin Türk milleti olduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin doğudan batıya, kuzeyden güneye, muazzez ve muazzam bir ailenin beşeri timsali olduğunu kaydetti.
Bahçeli, "Türkiye ve Türk milletinin gelecek ümidi, gelecek mimarı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Bu tarihi ittifak, ahlak ve ruhuyla Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı adım adım, aşama aşama inşa ederken, barış, huzur, refah, özgürlük, insan hakları, demokrasi, milli birlik ve dayanışmanın hakim ve havi olması müessir gayemizdir. Terörsüz Türkiye'nin tesis ve tezahürü ise bu gayenin taçlanmasıdır." dedi.
Merhum düşünür Ziya Gökalp'e göre, bütün ilerlemenin kaynağının ve milli bağımsızlığın çıkış yerinin ve dayanak noktasının milli vicdan olduğunu belirten Bahçeli, bu nedenle milli vicdanı uyandırmaya ve kuvvetlendirmeye ihtiyaç olduğunu, bugün yaptıkları veya yapmayı amaçladıklarının da bu olduğunu söyledi.
Devlet Bahçeli, "Millet aynı kültürde ortak olan fertlerin genel görünüşü olduğuna göre, iftihar ettiğimiz milletimizin vicdanı birdir, dini birdir, vatanı birdir, anısı birdir, acısı birdir. Biri ikiyle karalamak, biri ikiye bölmek ve dağıtmak mümkün değildir. Türk'ü ile Kürt'ü ile Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun mutlaka gerçekleşecektir." ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Gökalp'e göre, vatani ahlakın yüksek olmasının milli dayanışmanın üç unsurundan birisi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp'e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan, dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce iş bölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır."
- "Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir"
Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını ve bundan sonra da terörsüz bölge hedefine vasılın mümkün olacağını belirten Bahçeli, "Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye'yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye, dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarırsınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır." dedi.
Bahçeli, Anadolu Türklüğünün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacağını ve yaşatılacağını belirterek, Türk milliyetçiliğinin bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayandığını vurguladı.
Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
"Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır. Bunu arayanlar Avrupa'ya veya içimizdeki taşeron uzantılarına bakmalıdır. Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi bir, eşit ve kardeş gören, her türlü ayrımcılığı ve dışlamayı reddeden birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir fikriyattır. Türk milliyetçileri aziz vatanlarının ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine ve birliğine sahip çıkmaya ve Türkiye'nin bir kardeş kavgasına sürüklenmesini önlemeye her zaman olduğu gibi yine kararlıdır."
- "Haklılığımız milli vicdanda tescillidir"
Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türkiye'nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraf olduğunu ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazır bulunduğunu belirtti.
Devlet Bahçeli, "57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye'nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu, yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir." dedi.
Bahçeli, Türkiye'nin içinden geçtiği bu hassas dönemde sergilediği ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayışın, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın milli ve manevi değerlerinin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Terörsüz Türkiye hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisinin toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat ettiğini belirten Bahçeli, birilerinin merkez olma iddialarının boşa düştüğünü ifade etti.
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onların bize benzeme çabaları beyhude bir emekten başka bir şey değildir. Kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir. Aramızdayken duydukları veya öğrendikleri yarım yamalak şeylerle gittikleri yeni yerlerde toplumsal merkez iddiasında bulunanların fikri ve siyasi müktesebatları nafile iddialarına kefil olacak düzeyde değildir. Son yıllarda yaşanan gelişmeler milletin siyaset algısını milliyetçi merkeze doğru taşımaktadır. Doğru ve doğal olan da budur. Çünkü bir milletin milli ve manevi değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyasetten ifade etmek demektir. Toplumsal merkezin siyasal izdüşümü ise siyasi merkezdir. Onun için siyasi merkez, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Merkez kavramı, genel politik kanaatin kabul ettiği gibi her eğilimin temsil edildiği fikirler koalisyonu demek değildir. Milliyetçilik bir merkez değer olarak nasıl Atatürk döneminde devletimizin ve milletimizin gelişmesinde belirleyici olmuşsa, çağı kavrayan Milliyetçi Hareket Partisi'nin milliyetçilik siyaseti, yine ülkemizin temel dinamiğini oluşturacaktır. Terörsüz Türkiye'ye bakışımızın fikri dayanağı da işte buradadır. Milliyetçiliğin merkezde yer aldığı Türk siyaset arenasında ise diğerleri kendilerini bu merkeze göre tanımlamak zorunda kalacaklardır."
- "Yeni yüzyılın siyasi adresi bellidir. Adres, Milliyetçi Hareket Partisi'dir"
Milliyetçiliği bir siyaset yönetim projesi olarak kabul eden tek politik hareketin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu belirten Bahçeli, milletin yıllar süren yönlendirmenin nihayet farkına vardığını söyledi.
Milliyetçiliğin yükselen bir değer olarak milletin gönlünde yerini aldığını vurgulayan Bahçeli, "Kimin kendi değerlerini temsil ettiğini siyaset berraklaştıkça anlamaya başlamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi, milliyetçiliği merkez alan bir model ile devlet ve millet uyuşmasını sağlayacak, laik ile dini, milli ile evrenseli, küresel ile yereli, birey ile toplumu milli duruş ile uzlaştırılacak tek siyaset seçeneğidir. Yeni yüzyılın siyasi adresi bellidir. Adres, Milliyetçi Hareket Partisi'dir." dedi.
Bahçeli, insan merkezli, hak ve adalet ilkelerine uygun, gönüllü paylaşımı ve işbirliğini amaçlayan, küresel kaynakları hakkaniyete uygun şekilde insanlığın istifadesine sunan yeni bir aydınlanma sürecinin başlamasının Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın mücadelesiyle gerçekleştirileceğine işaret ederek, şunları söyledi:
"Bizim yegane güç kaynağımız, Türk milletinin şaşmaz sağduyusu, temiz vicdanı ve yüreğidir. Milliyetçi Hareket Partisi, hiç kimseye diyet borcu olmadan, temiz ve vatansever çoğunluğun desteğiyle Türkiye'ye sahip çıkacak, melezleşmiş, teslim alınmış, iç barış ve huzur ortamını bozmayı amaçlamış güdümlü ve sözde milliyetçi partileri elinin tersiyle itecek ve ademe mahkum edecektir."
- "Ülküler, idealler ve hasretler yıldızlara benzerler"
Ülkenin güvenliği tehlikeye düştüğünde "Kim benim önüme düşecek?" sorusunun cevabını en iyi kendilerinin bildiğini ifade eden Bahçeli, milletimin bekası tehdit altına girerse kimin milli kimliğin, huzurun, barışın güvencesi olacağını yine kendilerinin bildiğini söyledi.
MHP mensuplarının, milletin aradığı bu soruların cevapları konusunda doğrudan güvendiği yegane adres olduğunun farkında olduklarını vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:
"Ülküler, idealler ve hasretler yıldızlara benzerler. Onlara ulaşamayacağımızı bilsek bile onlara bakarak yönümüzü bulabiliriz. Ancak buradaki ölçümüz, hayallerimizin peşinde koşarken günlük hayatın gerçeklerinden kopmamak olmalıdır. Merhum Ziya Paşa, 'Pek çok müneccim gökyüzünde yıldız ararken, önlerinde kuyu olduğunu görmezler.' demiştir. Bu gerçekler ile hareketimizin merkezine mutlaka ülkülerimizi koyacağız ve koyuyoruz. Ama bu yetmez. Önümüzdeki kuyuları da görecek vizyon genişliğini sağlamak durumundayız. Özet olarak diyebilirim ki, bedeli kanla ödenerek kazanılmış Türkiye Cumhuriyeti'nin temel direği Ankara, üniter devlet yapısının, milli devlet anlayışının, dünyayı Türkçe okuyuşumuzun nişanesi ve nigehbanıdır. Uzun sözün kısası, Türkiye Cumhuriyeti 1923 kuruluş ruhuyla var olacaktır. Güvence MHP ve Cumhur İttifakı'dır. Türk milleti dünya durdukça yaşayacaktır. Güvence, MHP ve Cumhur İttifakı'dır. İstanbul'un fethinin 600'üncü yıl dönümü olan 2053'te 'süper güç Türkiye'ye ulaşılacaktır. Güvence, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır. Gelen Türk asrıdır, Türkiye ve Türk milleti 2071'de cihan ve uzay hakimiyeti mefkuresini Allah'ın izniyle başaracaktır. Zafer inananlarındır. Gayret bizden, tevfik Allah'tandır."
- Demokrasi, temel hak ve hürriyetler
Bahçeli, Türk milliyetçilerinin milli görev ve sorumluluklarının idraki içinde emaneti kırıp dökmeden, günlük hesaplar içinde çarçur etmeden yarınlara ulaştıracak siyasi akla ve şuura sahip olduklarını fedakarlıklarıyla yine göstereceklerini ifade etti.
MHP'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşakkatle kazandığı hak edilmiş ve çağdaş bir değer olan demokrasiye gönülden bağlı olduğunu, insanın insan olması sıfatından kaynaklanan temel hak ve hürriyetlere saygı duyduğunu, herkes için bağlayıcı olan adaleti, düzeni, barışı ve hürriyeti birlikte tesis etmeyi hedefleyen hukukun üstünlüğüne inandığını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"MHP, vatandaşlarımızın inançlarını yok saymadan, bir arada kardeşçe yaşamasının güvencesi olan din ve vicdan hürriyetini savunmaktadır. Bunlar bizlere demokrasinin getirdiği nimet ve yükümlülüklerdir ve milli kültürümüzde kökleri vardır. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, 57'nci kuruluş yıl dönümümüzün hayırlı olsun diyorum. Tarih boyunca, dünyanın her yanında, milletimizi yaşatmak ve yüceltmek için mücadele etmiş ecdadımızı minnet ve rahmet duygularıyla anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah ve dava arkadaşlarının, terörle mücadele şehitlerinin ve Çanakkale şehitlerinin aziz hatıralarını rahmetle, şükranla yad ediyorum. Partimizin kurucusu, ilk Genel Başkanımız Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'e, ebediyete irtihal eden bütün dava arkadaşlarımıza ve ülkücü şehitlerimize Cenabıallah'tan rahmetler niyaz ediyorum. Yeni yüzyılda yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun. Cenabıallah yar ve yardımcınız olsun. Sağ olun, var olun. Ne mutlu Türküm diyene."