Resmi Gazete'nin 17 Şubat 2026 tarihli sayısında yayımlanan karar, Danıştay 13. Dairesi ile Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin başvuruları üzerine verildi. Mahkemeler, Rekabet Kurulu'nun yerinde inceleme yetkisinin hukuk devleti ilkesi ve konut dokunulmazlığı güvencesi bakımından Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptal talebinde bulunmuştu.
REKABET KURULU'NUN YERİNDE İNCELEME YETKİSİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Başvuru konusu düzenleme, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yer alan "gerekli gördüğü hallerde" ibaresi ile yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimali durumunda sulh ceza hakimi kararıyla inceleme yapılabilmesine ilişkin hükümden oluşuyor.
İtiraz yoluna başvuran mahkemeler, söz konusu yetkilerin;
- Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine,
- maddesindeki konut dokunulmazlığına,
- maddesindeki piyasa düzenine ilişkin hükümlere
aykırı olduğunu ileri sürdü.
AYM: KAMU YARARI VE REKABETİN KORUNMASI ESASTIR
Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, yerinde inceleme yetkisinin belirsiz olmadığı ve kamu yararına dayandığı sonucuna ulaştı. Kararda, devletin Anayasa'nın 167. maddesi uyarınca piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlamakla yükümlü olduğu vurgulandı.
Mahkeme, rekabet ihlallerinin tespiti için delil elde edilmesinin zorunlu olduğunu, bu kapsamda Rekabet Kurulu'na tanınan yerinde inceleme yetkisinin anayasal çerçevede kaldığını belirtti. Ayrıca engelleme durumunda sulh ceza hakimi kararı alınmasının yargısal güvence sağladığı ifade edildi.
Bu gerekçelerle iptal istemi oyçokluğuyla reddedildi
KARŞI OY: KONUT DOKUNULMAZLIĞI VURGUSU
Karara karşı oy yazan üyeler ise işyerlerinin bazı durumlarda konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek, hakim güvencesinin daha güçlü olması gerektiğini savundu. Karşı oyda, Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki bireysel başvuru kararlarıyla çelişki oluştuğu görüşüne yer verildi.
REKABET SORUŞTURMALARINDA MEVCUT YETKİLER DEVAM EDECEK
Kararla birlikte Rekabet Kurulu'nun yerinde inceleme yetkisi mevcut haliyle
yürürlükte kalacak. Kurul, gerekli gördüğü hallerde teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde
inceleme yapabilecek; incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimali durumunda
ise sulh ceza hakimi kararıyla yerinde inceleme gerçekleştirebilecek.
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, rekabet soruşturmalarının yürütülmesi bakımından
Kurul'un yetki alanını teyit eden önemli bir içtihat niteliği taşıyor.