Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında 81 ile gönderdiği "Ramazan Ayı Etkinlikleri" genelgesi, eğitim sendikaları arasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen'in bu etkinliklere katılmama ve görev almama yönündeki eylem kararlarına, Eğitim-Bir-Sen'den açıklama geldi.
Eğitim-Bir-Sen'den yapılan açıklama şu şekilde;TÜRDEŞ SENDİKALARIN RAMAZAN AYINDAN DUYDUKLARI RAHATSIZLIK ŞAŞIRTMIYOR
İdeolojik tutumu saplantı haline getiren malum sendikaların, daha ramazan gelmeden
eski alışkanlığı depreşti. Eğitim Sen ve Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığının
okullarda ramazan etkinlikleri gerçekleştirilmesi kararına karşı üyelerine 'verilen
görevleri yerine getirmemeleri' çağrısında bulundu.
Her Ramazan öncesi din ve dini değerlere karşıtlık yaparak gündeme gelme hastalığına
yakalanan Eğitim-İş isimli sendika, üyelerine okullarda gerçekleştirilecek Ramazan
Ayı etkinliklerine katılmama çağrısında bulunup bu etkinlikler çerçevesinde
üzerlerine düşen görevleri yapmamaları için eylem kararı almış; Eğitim Sen isimli
sendika görünümlü yapı da geri durmamış, 'düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel
eğitime aykırı' olduğunu ileri sürmüş.
Türdeş bu sendikaların tavrı, toplumumuzun inanç ve değerlerine ne kadar uzak
ve İslam inancına da ne kadar tahammülsüz olduklarının bir göstergesidir.
İdeolojik körlükle malul bu mezkür yapıların, dini eğitim ve kurumlara duydukları
nefretin nedeni, taşeronluğunu yaptıkları batılı misyonlardır.
Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda,
bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise
'eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli' diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler.
Bu ikiyüzlülükleri, milletimizin tarihine ve inancına yönelik gizleyemedikleri
bir karşıtlığın tezahürüdür.
İslam haricindeki tüm dini inanışların korunması için rahatça cümle kuranların,
milletimizin dini değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen
laiklik söylemine sarılarak yasakçı bir tutum benimsemeleri gerçek niyetlerini
ortaya koymaktadır. "Bilimsellik, laiklik ve çağdaşlık" gibi kavramlar,
bu niyetlerini gizleyen bir paravan işlevi görmektedir.
Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı
canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir.
Üyelerini, milletimizin beklentisi doğrultusunda yapılan bir çalışmanın karşısında
eyleme sevk edenler, ilkel ve sorumsuz sendikacılık anlayışına sahip olduklarını
bir kez daha göstermişlerdir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana eğitimi, köhnemiş zihniyetin
kısır tartışmalarından çıkarmanın, sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın
mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz.
İslami değer ve kavramlara olan tahammülsüzlük ve nefretlerini buldukları her
fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu
tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz.