Anasayfa

Cezaevinden örgüt yönetme devri bitiyor

Cezaevlerinin örgütsel faaliyetlerin koordinasyon merkezi haline gelmesini engellemeyi amaçlayan Adalet Bakanlığı, terör ve örgütlü suçlarda avukat görüşmelerine süre, yer ve güvenlik sınırı getirmek için çalışma başlattı.

Haber Giriş : 2026-02-23T07:24, Son Güncelleme 2026-02-23T07:26

Adalet Bakanlığı, terör ve örgütlü suçlardan tutuklu bulunanların avukat görüşmelerine ilişkin yeni bir yasal düzenleme için çalışma başlattı. Bakanlık kaynakları, özellikle örgüt liderlerinin cezaevinden örgütsel talimat vermeye devam edebildiğine dair somut tespitler bulunduğunu belirtiyor.

Bu kapsamda yapılacak düzenleme ile hem savunma hakkının korunması hem de suçun önlenmesi arasında dengeli bir model oluşturulmasının hedeflendiği ifade ediliyor. Kaynaklar, düzenlemenin temel amacının ceza infaz kurumlarının örgütsel faaliyetlerin koordinasyon merkezi haline gelmesini engellemek olduğunu vurguluyor.

DÜNYA UYGULAMALARI İNCELENİYOR

Adalet Bakanlığı kaynaklarına göre, uluslararası ve bölgesel standartlar çerçevesinde Birleşmiş Milletler belgeleri, Avrupa Konseyi düzenlemeleri, Avrupa Cezaevi Kuralları, İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) yaklaşımı ve Avrupa Birliği'nin Avukata Erişim Direktifi inceleniyor. Buna göre, Avrupa ülkeleri ve ABD'de terör ve örgütlü suçlar bakımından avukat-tutuklu görüşmeleri farklı güvenlik modelleriyle düzenlenmiş durumda. Bu ülkelerde avukata erişim temel bir hak olarak korunurken, kamu güvenliği ve suçun önlenmesi amacıyla belirli usuli tedbirler uygulanabiliyor.

GÖRÜŞMELER GİZLİ YAPILIYOR

Kaynaklar şu değerlendirmede bulunuyor:

ABD ve bazı Batı ülkelerinde, terör ve örgütlü suçlar bakımından ceza infaz kurumlarında bulunan tutukluların avukatlarıyla görüşmeleri kural olarak gizli ve savunma hakkının temel bir unsuru olarak kabul edilmekle birlikte, kamu güvenliğinin sağlanması ve suç faaliyetlerinin devamının önlenmesi amacıyla istisnai nitelikte bazı kısıtlamalar uygulanabiliyor. Bu kapsamda avukat görüşmelerinin zamanı ve yeri kurum idaresi tarafından belirlenebiliyor; görüşmeler için randevu zorunluluğu getirilebiliyor ve kimlik doğrulama ile ek güvenlik kontrolleri uygulanabiliyor.

Ayrıca, avukat iletişiminin suç faaliyetlerinin sürdürülmesi amacıyla kullanılabileceğine ilişkin somut şüphe bulunması halinde, istisnai olarak ve yargısal denetime tabi olmak kaydıyla belirli iletişim unsurlarına yönelik sınırlı denetim tedbirleri uygulanabiliyor. Bazı ülkelerde ise yetkili makam kararıyla avukat seçimi veya iletişim usulüne ilişkin özel düzenlemeler yapılabiliyor.

AİHM VE AB STANDARTLARI NE DİYOR?

Adalet Bakanlığı kaynakları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına da dikkat çekiyor. AİHM kararlarında avukat-müvekkil gizliliğinin temel ilke olduğu vurgulanmakla birlikte, ulusal güvenlik ve suçun önlenmesi amacıyla bağımsız yargısal denetim altında ve ölçülülük ilkesine uygun sınırlı müdahalelerin mümkün olabileceği belirtiliyor. Özellikle terör suçları bağlamında, müdahalenin savunmanın özüne dokunmaması ve bağımsız hakim denetimine tabi olması halinde sözleşmeye aykırılık oluşmayabileceği ifade ediliyor.

Öte yandan, Avrupa Parlamentosu ve Konsey kararları da inceleniyor. Bakanlık kaynakları, CHP ve Türkiye Barolar Birliği'nin eleştirilerine ilişkin olarak düzenlemenin savunma hakkını zayıflatmayı hedeflemediğini belirterek "Amaç, terör ve örgütlü suçlarla mücadelede somut riskleri bertaraf etmek; savunma hakkının özüne dokunmadan güvenliği güçlendirmektir" değerlendirmesini yapıyor.

NİHAİ KARAR MECLİS'İN

Yeni düzenlemenin önümüzdeki süreçte olgunlaştırılarak kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Bakanlık kaynakları, dünya örneklerinin de gösterdiği üzere terör ve örgütle mücadele kapsamında avukat-tutuklu görüşmelerine ilişkin belirli kurallar getirilmesinin demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırı olmadığını, nihai karar merciinin ise TBMM olduğunu ifade ediyor.


Türkiye