TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü.
Özel'in Meclis'teki makamında basına kapalı gerçekleşen görüşme 30 dakika sürdü.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun kabul edilmesinin ardından siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüştüğünü hatırlattı.
CHP Genel Başkanı Özel'e, Komisyon üyesi CHP milletvekillerine de teşekkür ederek, samimi şekilde sürece destek verildiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'de demokrasi bakımından bir örnek çalışmanın yüz akıyla tamamlandığını, farklı siyasi kanaatlerdeki milletvekillerinin aynı masa etrafında bir araya geldiğini belirtti.
Müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı raporun ortaya çıktığını, tüm siyasi partilerin hazırladığı raporların da Komisyon raporunun ekinde yer aldığını anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Dünyaya çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Bir üçüncü göze, başka birinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın TBMM'de, milli iradenin tecelligahı, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekanda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak metni sunmuş oldular. Şimdi bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle 6. ve 7. bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclis'imizin Genel Kurulunda yasama faaliyetlerine başlanacaktır."
Kurtulmuş, terör ve şiddet sarmalının geride kalması, Türkiye'nin o günlere tekrar dönmemesi temennisini dile getirdi.
- "Dikkatle süreci takip edeceğiz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de komisyonun kuruluş sürecinde başkanlığının TBMM Başkanı tarafından yürütülmesini istediklerini hatırlattı.
Görüşmede, Kurtulmuş'a Komisyondaki yönetimi ve uzlaşı kültürüne liderliği için teşekkür ettiğini anlatan Özel, komisyon kuruluşu sürecinde CHP'nin tutumunun merak edildiğini anımsattı.
"CHP'nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun" ifadelerini kullandıklarını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"'Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, şehit ailelerinin, gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Bizim siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen, zaman zaman süreç içinde 'Acaba CHP, komisyonda devam edecek mi?' sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana Türkiye'de kardeşin, kardeşin kanını akıttığı anaların göz yaşlarının, Türk'ün, Kürt'ün göz yaşının aktığı süreç duracaksa, Türkiye'ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkanıyla, hem bölgeye hem Türklere hem Kürtlere, Türkiye'de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa, evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil, zenginliği, refahı devredebileceksek bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekli' dedik ve bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz."
TBMM Başkanı Kurtulmuş'a ve komisyon üyesi milletvekillerine teşekkür eden Özel, raporda yer alan yasal düzenleme önerilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Raporumuzun 6. ve 7. maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. 6. madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemelerdir. 7. madde demokratikleşme adımlarıdır. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında hem Türkiye terör sorunundan kurtulur hem de yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, hukukun üstünlüğüne saygılı olma, tutuksuz yargılamanın esas olması, raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması önemlidir ve bunların iç içe, bir an önce yapılacak olması önemlidir. Bu hem ortaklaşılan raporun özüdür, ruhudur, kendisidir hem de Sayın Başkan'ın başkanlığında Meclis'in birbirine verdiği güvencedir. Bu güvenceyi takip etmek çok önemlidir. Bu süreç böyle başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye'nin kazandığı bir yerde hep birlikte katkı koymak hepimizin görevidir."