Anasayfa

Eski Validen memura 'Grev hakkı' çıkışı: Lokavt olmadan grev olmaz!

Eski Vali Prof. Dr. Ulvi Saran, Memur-Sen'in grev hakkı talebine ilişkin dikkat çeken bir analizde bulunarak, kamu güvencesi ile grev hakkının tek taraflı olamayacağını, grev hakkının verildiği bir sistemde idareye de "lokavt" yetkisi tanınması gerektiğini savundu

Haber Giriş : 2026-04-04T01:18, Son Güncelleme 2026-04-04T01:21

Kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına yönelik talepler her geçen gün artarken, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın "grev hakkı ve siyaset yasağının kaldırılması" yönündeki çıkışına akademik ve bürokratik kanattan çarpıcı bir yanıt geldi. Eski Vali Prof. Dr. Ulvi Saran, mevcut kamu personeli sistemindeki "65 yaşına kadar iş güvencesi" modelinin, serbest piyasadaki grev-lokavt dengesiyle örtüşmediğini belirterek, sistemin sürdürülebilirliği konusunda önemli bir tartışma başlattı.

Memur Grev Hakkı Talebi ve İş Güvencesi Çelişkisi

Prof. Dr. Ulvi Saran, bir iş düzeninde lokavt hakkı olmadan grev hakkı verilmesinin rasyonel olmadığını ifade etti. Memurların 65 yaşına kadar daimi iş güvencesine sahip olduğunu hatırlatan Saran, işten çıkarılma riskinin "sıfır" olduğu bir ortamda grev yapmanın işveren (kamu) açısından büyük bir dengesizlik yaratacağını vurguladı. Saran, "Aldığınız elemanları çalışsalar da çalışmasalar da 65 yaşına kadar çıkaramıyorsunuz. Üstelik sürekli grev yaparak işi durdurabiliyorlar. Bu durumun sürdürülebilirliği yoktur," dedi.

"İdareye de Lokavt Yani İşten Çıkarma Hakkı Verilmeli"

Saran, sendikal hakların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, eğer çalışan tarafına iş durdurma yetkisi veriliyorsa, işveren tarafı olan kamu idaresine de lokavt hakkının verilmesi gerektiğini belirtti. Memur-Sen'in taleplerini eleştiren Saran, kamu hizmetinin kesintisiz olması gerektiğine dikkat çekerek, güvenceli istihdam ile grev hakkının aynı anda uygulanmasının kamu yönetimini zor durumda bırakabileceğini ifade etti.

Kamu Hizmetinde Verimlilik ve Performans Eksikliği

Haberin odağındaki bir diğer önemli eleştiri ise sendikaların öneri paketlerindeki eksiklikler oldu. Prof. Dr. Ulvi Saran, Memur-Sen'in geniş kapsamlı talep listesinde kamu hizmetinde verimliliğin artırılmasına yönelik bir madde bulunmadığını şu sözlerle eleştirdi:

"Kamu hizmetinde verimliliğin ve hizmet performansının artırılması için nasıl bir sistem kurulması gerektiği, çalışanlara ne gibi sorumluluklar düştüğüne dair bir görüş veya öneriye rastlamadım."

2026 Yılı Personel Rejimi İçin Kritik Dönem

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın 2026 yılını "sistemin yeniden kurgulanması için doğru yıl" olarak nitelendirmesinin ardından başlayan bu tartışma, kamu personel rejiminde köklü bir değişikliğin sinyallerini veriyor. Yalçın; mülakatın kaldırılması, 3600 ek gösterge ve disiplin affı gibi konuları gündemde tutarken, Saran'ın "hak-sorumluluk dengesi" üzerine yaptığı çıkışın, önümüzdeki günlerde hükümet ve sendika görüşmelerinde masaya gelmesi bekleniyor.

Memurlar.Net - Özel