Anasayfa

İnfaz ve koruma memurları sıfır atık ile doğaya can veriyor!

Erzurum Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda görevli memurlar, ağır kış şartları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için kolları sıvadı. Kendi bütçeleriyle satın aldıkları ekmek kırıntılarını, yer yer 2 metreyi bulan karda bata çıka doğaya bırakan memurlar, hem israfın önüne geçiyor hem de yaban hayatının korunmasına destek oluyor.

Haber Giriş : 2026-04-05T11:55, Son Güncelleme 2026-04-05T11:59

Erzurum'da, infaz koruma memurları kurumlarından satın aldıkları ekmek kırıntılarını, özel araçlarıyla götürerek kalın kar örtüsünün bulunduğu arazilerde yaban hayvanlarını beslemek için doğaya bırakıyor.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne (CTE) bağlı Erzurum Açık Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memurları, kış şartlarının ağır geçtiği Erzurum'da yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarını beslemek adına istişare ettikten sonra "Doğaya Şefkat Eli Projesi"ni oluşturdu.

Yetkililerden izin alarak harekete geçen memurlar, kurumlarında öğünlerde yenmeyen veya artan ekmek kırıntılarını topluyor.

Belli aralıklarla kasa ya da çuvallara doldurdukları ekmek kırıntılarını araçlarına yükleyen memurlar, yaban hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu arazilere yöneliyor.

Ellerine kasaları, sırtlarına çuvalları alarak kar kalınlığının yer yer 2 metreyi geçtiği arazilere giren ekipler, soğuk havalarda zaman zaman karlara bata çıka zorlu şartlar altında arazide yürüyerek karlar üzerine ekmek kırıntılarını bırakıyor.

Yaklaşık 3 ay önce hayata geçirilen projeyle yaban hayatının beslenmesine katkı sunan ekipler, projelerini devam ettirmeyi planlıyor.

Erzurum Açık Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memuru Mehmet Yılmaz, AA muhabirine, projelerinin amacının hem atığı önlemek hem de yaban hayatına katkı sunmak olduğunu söyledi.

- "Sıfır Atık Projesi'nin de temel amacına hizmet etmektedir"

Kurum arkadaşlarıyla bir araya gelip nasıl bir katkıda bulunabileceklerini düşündüklerini anlatan Yılmaz, "Erzurum'da malum kış şartları ağır geçtiğinden dolayı sosyal medyada yaban hayvanlarının şehir merkezine indiğini gördük. Ondan dolayı da böyle bir katkı sunmak amacıyla bu projeyi aramızda gerçekleştirdik. Ayrıca bu proje sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan'ın da öncülüğünde küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi'nin de temel amacına hizmet etmektedir." diye konuştu.

Yılmaz, ekmek kırıntılarını dağlık arazilere kış boyunca getirdiklerini bildirerek, şunları dile getirdi:

"Bu ekmek kırıntıları normalde kurumda satılıyor, ancak bu defa personel arkadaşlarımızla yaban hayatına nasıl katkı sunabiliriz diye bir proje geliştirmeyi düşündük. Biz de ekmek kırıntılarını imkanlarımızla toparlayıp, satın alıp, aracımızla doğal ortama getirdik. Kurum müdürümüz Yücel Karabel'e projemizi sunduk. Kendileri de bu konuda bizi destekledi, katkı sağladı. Müdür beyin onayına binaen biz de bu projeyi hayata geçirdik. Kurumumuzda öğünlerde biriken ekmek kırıntılarını birlikte toparlayıp kasalıyoruz, daha sonra yaban hayvanlarının yoğun olarak yaşadığı dağlık alanlara getiriyoruz. Bu şekilde hem atığı önlüyoruz hem de yaban hayatına katkı sağlamış oluyoruz. Ağır kış şartlarının hakim olduğu Erzurum'da yaban hayvanlarının gıdaya ulaşmakta güçlük çektiğini ve bizim de bir nebze de olsa bu hayvanların gıdaya erişimini sağlamamız bizleri mutlu ediyor."

- "Kendi adıma çok mutlu oldum"

İnfaz koruma memuru Eyüp Ensar Macit ise kurumda ücret karşılığında satılan ekmek kırıntılarını projede kullanmak üzere bu kez kendilerinin aldığını belirtti.

Arazinin zorluklarından bahseden Macit, "Yaban hayatına destek olmak amacıyla ekmekleri kasalayıp kendi araçlarımızla zorlu arazi şartlarında gelip ekmekleri dağıtmak istedik. Bu arazi şartlarında bazen kar yer yer 2 metreyi geçiyordu. Ekmekleri dağıtmak için 2 metreyi geçen yerlere giriyorduk. Yeri geldi battık, yeri geldi ıslandık ama hiç önemli değil. Çünkü bizler bu ağır kış şartlarında dışarıda kalan hayvanlara destek olmak için bunu yaptık ve bu benim çok hoşuma gitti. Kendi adıma çok mutlu oldum." diye konuştu.

Macit, kış şartlarının bazı yerlerde çok ağır olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"Bu ağır şartlara rağmen bu proje bize çok şey kattı. Çünkü dünyada gıdaya ulaşımın zor olduğu bu dönemlerde atık ve israf önleme, yaban hayatına destek olmak bize çok şey öğretti. Projemiz yaklaşık 3 aydır devam etmekte. 3 ay içerisinde belli periyotlarla, belli aralıklarla bu arkadaşlarımızla bu projeyi devam ettirdik. Yeri geldi düz alanlarda yeri geldi daha tepe alanlarda çalıştık. Bu alanlarda çalışırken bazen gerçekten bizi çok zorladı. Arkadaşlarımızla birlikte yeri geldi karın içine battık, diğer arkadaşımız hemen destek verdi. Aynı zamanda bu sosyal sorumlulukla birlikteliği de ön plana çıkarmış olduk. Yeri geldi ıslandık, çok üşüdüğümüz zamanlar da oldu ama gerçekten de bu zorluklar bizim için bir engel değildi. Çünkü biz bir kere bu işe başladık ve sürdürmek için elimizden gelen her şeyi yaptık."

Projeyi şartlar ne olursa olsun her kış mevsiminde geleneksel hale getirmeyi düşündüklerini aktaran Macit, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu projeyi gerçekleştirdiğimiz esnada yeri geldi ekmekleri kasalara koyduk, yeri geldi çuvallara doldurarak devam ettik. Çuvallara doldurduğumuz zaman bazen havanın şartlarından dolayı ıslak olabiliyor. O yüzden çok ağır olduğu zamanlarda oldu ama bu tepeleri aşarken yine bu ağırlık bize gerçekten de çok zor gelmedi. Biz bu işi bir an önce bitirip, projeyi en güzel şekilde tamamlamaya kendimizi adapte ettik."

Anadolu Ajansı