Yükseköğretim kurumlarında görev yapan personelin disiplin işlemlerine ilişkin hükümler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53'üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin (a) fıkrasında genel sekreter disiplin amirleri arasında sayılmıştır. Bu kapsamda, rektörlüğe/genel sekreterliğe bağlı daire başkanlıklarında görev yapan memurlar hakkında disiplin soruşturması açma ve ceza verme yetkisi genel sekretere aittir.
Öte yandan, aynı maddenin (E) bendinde disiplin kurullarının teşekkülüne ilişkin esaslar düzenlenmiş olup rektörlüğe bağlı birimlerde görev yapan memurlar için disiplin kurulunun genel sekreter başkanlığında; hukuk müşaviri ile personel dairesi başkanından oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı maddenin altıncı fıkrasında, soruşturmada görev alanların disiplin kurullarındaki oylamalara, disiplin kurulu üyeleri ile disiplin cezası verenlerin ise bu cezalara karşı yapılan itirazların görüşüldüğü kurullardaki oylamalara katılamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde örneğin, genel sekreter tarafından verilen uyarma veya kınama cezasına karşı yapılacak itirazların yine genel sekreterin başkanlığını yaptığı disiplin kurulunca incelenmesi gerekmektedir. Ancak genel sekreterin hem disiplin amiri olarak cezayı vermiş olması hem de kurul başkanı olması nedeniyle ilgili hüküm gereği itirazın görüşüldüğü kurulda yer alması mümkün değildir. Benzer şekilde, kurulun diğer üyelerinin de çeşitli nedenlerle oylamaya katılamaması halinde kurulun toplanması ve karar alması fiilen imkansız hale gelebilmektedir.
Her ne kadar maddenin yedinci fıkrasında, disiplin kurullarının herhangi bir sebeple teşekkül edememesi halinde eksik üyelerin eş değer ünvana sahip öğretim üyeleri arasından senato tarafından belirlenecek kişilerle tamamlanacağı öngörülmüşse de bu hüküm rektörlüğe bağlı birimlerdeki idari personel disiplin kurulları bakımından uygulamada işlerlik taşımamaktadır. Zira söz konusu kurul üyeleri öğretim üyesi statüsünde olmayıp, yükseköğretim kurumlarında genel sekreter, personel dairesi başkanı veya hukuk müşaviri kadrolarına eş değer nitelikte başka kadroların bulunmaması nedeniyle bu şekilde bir tamamlamanın yapılması da mümkün olamamaktadır.
Bu durum, disiplin cezalarına karşı itiraz mekanizmasının fiilen işletilememesine yol açmakta; dolayısıyla hem hukuki güvenlik hem de tarafsızlık ilkeleri bakımından sakıncalar doğurmaktadır. İtiraz merciinin ilk kararı veren makamla aynı yapı içerisinde yer alması ve bu yapının mevzuat gereği karar alamaz hale gelmesi, düzenlemenin amacına aykırı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.
Bu sebeple, söz konusu hükümlerin uygulamada karşılaşılan sorunları giderecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Özellikle genel sekreter tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazların farklı ve bağımsız bir kurul tarafından incelenmesini sağlayacak açık bir düzenleme yapılması, ayrıca disiplin kurulunun teşekkül edemediği hallerde uygulanacak usulün idari personel yapısına uygun biçimde yeniden belirlenmesi, mevcut sistemin işler hale getirilmesi açısından faydalı olacaktır.