Anasayfa

Hukukçulardan silah reformu çağrısı: Tek ruhsatla 5 silah 5 kat risk!

Hukukçu Hadi Dündar, Türkiye'deki silahlanma artışına karşı uyardı: "Güvenlik ihtiyacı için bir silah yeterliyken, mevcut uygulamada 5 farklı silah alınabilmesi bu işi ihtiyaçtan çıkarıp tehlikeli bir noktaya taşıyor." Ruhsatsız silah suçlarının "seri muhakeme" kapsamından çıkarılmasını isteyen Dündar, verilen 8 aylık cezaların caydırıcılıktan uzak olduğunu ve suçluları adeta teşvik ettiğini vurguladı.

Haber Giriş : 2026-04-19T07:53, Son Güncelleme 2026-04-19T08:02

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının ardından, gerek ruhsatlı, gerekse ruhsatsız silaha erişimin kolay olması yeniden tartışılmaya başlandı.

Konuyu Türkiye'den Gamze Erdoğan'a değerlendiren Hukukçu Hadi Dündar, öncelikle ruhsatsız silah bulundurmanın ve satışının ağır yaptırımlara dayandırılması gerektiğine dikkat çekerek, "6136 sayılı bir kanun var; ateşli silahlar ve bıçaklarla ilgili konuları düzenliyor. Bu kanuna göre ruhsatsız silah bulundurmak suç. Kanunun 13/1. maddesine bakıldığında, ruhsatsız silah bulunduran kişiler hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası uygulanıyor" dedi.

Ruhsatsız silah satmanın, bulundurmadan daha ağır yaptırımlarının olduğunu ifade eden Dündar, "Ruhsatsız silah satanlar için ise aynı kanunun 12. maddesinde daha ağır bir yaptırım var; 5 yıldan 12 yıla kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor. Fakat mevcut uygulamada tek ruhsatla 5 farklı silah alınabiliyor. Bir kişinin 5 ayrı silaha sahip olabilmesi ciddi bir soru işareti doğuruyor. Güvenlik ihtiyacı için silah alınıyorsa, bir silah yeterli olur. 5 silaha izin verilmesi, bu işin ihtiyaçtan çıkıp başka bir noktaya gitmesine yol açıyor. Bu durum, silah edinimini bir gereklilikten ziyade farklı eğilimlere açık hale getiriyor" diye konuştu.

"RUHSAT ALMAKLA BİTMİYOR, PSİKOLOJİK TEST ŞART"

Sorumluluğun ruhsat almakla bitmediğini söyleyen Dündar, "Silah sahibi olan kişinin de ciddi bir sorumluluğu var. Bu silahın güvenli şekilde saklanması ve başkalarının ulaşabileceği bir yerde bırakılmaması gerekiyor. Çünkü bu tür ihmaller çok ağır sonuçlar doğurabiliyor. Caydırıcılık açısından konuya birkaç yönden bakmak gerekiyor. Öncelikle ruhsatlı silah sayısına sınırlama getirilmesi gerekir. Silah alacak kişilerin belirli aralıklarla psikolojik testlerden geçirilmesi önem taşır. Bunun yanında silahın nasıl saklanacağı ve başkasına verilmemesi gerektiği konusunda eğitim verilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

"KURU SIKI SİLAHLAR İÇİN VERİLEN CEZALAR YETERSİZ"

Ruhsatlı bir silahla suç işlendiğinde bunun ciddi ve net yaptırımlarla karşılık bulması gerektiğini savunan Dündar, "En önemlisi de ruhsatlı silahla bir suç işlendiğinde, bunun ciddi ve net yaptırımlarla karşılık bulması gerekir. Ruhsatsız silahlar konusunda ise mevcut cezaların yeterince caydırıcı olmadığı açıkça görülüyor. Özellikle kuru sıkı olarak bilinen silahlarda seri muhakeme kapsamında verilen yaklaşık 8 aylık cezalar, ne yazık ki bu suçu caydırmak yerine teşvik edebiliyor. Bu nedenle ruhsatsız silah suçlarının seri muhakeme kapsamından çıkarılması ve daha ağır cezalar getirilmesi gerekiyor" dedi.

"RUHSAT KONTROL SÜRESİ 2 YILDA BİR YAPILMALI"

Evde silah kasası bulundurmanın zorunlu olmasını ifade eden Dündar "Silah ve mermiler ayrı, kişiye özel kasalarda muhafaza edilmelidir. Bunun önemi şudur, kişi öfkelendiği anda silaha kolayca ulaşamaz ve olayların anlık bir cinayetle sonuçlanma riski azalır. Mevcut uygulamada 5 yıllık kontrol süresi bilimsel olarak oldukça uzun. Bilimsel veriler, bu sürenin 50 yaşına kadar 2 yılda bir, 50 yaşından sonra ise 18 ayda bir olması gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.

"SİLAH BİR BAŞKASI TARAFINDAN KULLANILIRSA SAHİBİ DE SORUMLUDUR"

Dündar sözlerine şu şekilde devam etti: "Ruhsatlı silah bir başkası tarafından kullanılırsa, silah sahibinin de aynı sorumluluğu taşıması gerekir. Aynı şekilde ruhsatsız silah satan kişinin de sattığı silah hangi suçta kullanılıyorsa o suçtan sorumlu tutulması lazım. Son dönemde sosyal medya üzerinden bile silah temin edilebildiği görülüyor. Bu durumun önüne geçmek için denetimlerin artırılması şart. Emniyet birimleri içinde siber suçlarla mücadele eden ekiplerin sayısı artırılmalı, daha fazla nitelikli personel istihdam edilmeli ve teknik altyapıya ciddi yatırımlar yapılmalı. Özetle şu soruları sormak gerekiyor: Seri muhakeme ile silah suçlarında hafif bir adalet mi ortaya çıkıyor, tek ruhsatla 5 silah hakkı, beş kat risk anlamına mı geliyor, ruhsatsız silah suçları hafif görülürken sonuçları ağır mı oluyor, silaha erişim kolaylaştıkça sonuçlar daha mı ağırlaşıyor?"

KİMLER SİLAH TAŞIMA RUHSATI ALABİLİYOR?

Silah taşıma ruhsatı alabilecek kişiler belirli meslek gruplarıyla sınırlandırılıyor. Cumhurbaşkanı, bakanlar, valiler, hakimler, Cumhuriyet savcıları ve mülki idare amirleri bu grupta yer alıyor. Güvenlik alanında çalışanlar, polis memurları, jandarma personeli ve gümrük muhafaza görevlileri, görevleri nedeniyle silah taşıyabiliyor. Hukuk alanında faaliyet gösteren yargı mensupları da ruhsat alabiliyor. Öte yandan, ekonomik açıdan risk taşıyan işlerle uğraşan kişiler de silah taşıma ruhsatı alabiliyor. Kuyumcular, sarraflar, akaryakıt bayileri ve patlayıcı madde deposu sahipleri bu grupta değerlendiriliyor. Bunların dışında basın kartı sahibi gazeteciler, 50'den fazla sigortalı işçi çalıştıran işverenler, yüksek gerilim hattı bakım personeli ve arıcılıkla uğraşan kişiler de gerekli şartları sağlamaları halinde silah taşıma ruhsatı alabiliyor.

Türkiye