Anasayfa

Bakan Fidan: Kimse savaşa dönmek istemiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Ateşkesin alternatifi, savaşa geri dönmek ve kimse bu senaryoyu tekrar yaşamak istemiyor. Çünkü şu anda tüm dünya ekonomisi ve enerji güvenliği, bu savaş nedeniyle zarar görüyor" dedi.

Haber Giriş : 2026-05-12T22:55, Son Güncelleme 2026-05-13T00:01

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın Al Jazeera kanalında yayınlanan ve Resul Serdar Ataş'ın sorularını yanıtladığı röportajda, gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

ABD-İran Gerilimi ve Enerji Güvenliği

Fidan, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerine ilişkin, en acil önceliğin; ateşkesin devam etmesi olduğunu ve buna odaklandıklarını belirterek, "Ateşkesin alternatifi, savaşa geri dönmek ve kimse bu senaryoyu tekrar yaşamak istemiyor. Çünkü şu anda tüm dünya ekonomisi ve enerji güvenliği, bu savaş nedeniyle zarar görüyor." ifadelerini kullandı. Herkesin bu savaşın müzakere edilen bir çözüm ile sonlanmasını umduğunu söyleyen Fidan, müzakere sürecinin inişli çıkışlı ilerlediğini ancak bunun müzakerelerinin doğası olduğunu belirtti.

Müzakerelerdeki Çıkmazlar ve Yeni Teklifler

Fidan, müzakerelerdeki son anlaşmazlığın da bu sürecin bir parçası olduğuna işaret ederek, müzakerelerin devam edeceğini dile getirdi. ABD tarafının, İran'ın teklifini reddettiğini ancak önerilerin her zaman yeniden müzakere ve ifade edildiğini aktaran Fidan, arabulucular ya da öneri sunan tarafların, kendi ifadelerini ve konumlarını gözden geçirebileceğini, "yeni, kabul edilebilir bir ifade" kullanmanın mümkün olduğunu vurguladı.

Türkiye ve Pakistan'ın Arabuluculuk Rolü

Fidan, Türkiye'nin ABD ile İran arasındaki müzakerelerdeki rolüne ilişkin, Türkiye'nin 2010'dan bu yana arabuluculuk süreçlerinde rol almaya çalıştığını, bu müzakerelerin Pakistan tarafından çok iyi şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin, Katar dahil bölge ülkeleriyle birlikte rolünün, arabuluculuk için elinden gelenin en iyisini yapan Pakistan'a olabildiğince yardım etmek olduğunu söyleyen Fidan, iki tarafla ve kendi aralarında iletişimi sürdürdüklerini dile getirdi.

Bölgesel İş Birliği ve Diyalog Süreçleri

Fidan, bu süreçte bazen en zor durumun, müzakerenin tıkanması olduğunu ve yaratıcı fikirler arandığını aktararak, tarafların ve arabulucunun bazen bu fikirleri bulamadığını ve bu durumda dışarıdan güvenilir ortaklara ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Taraflarla doğrudan görüşülmesinin yanı sıra bölge ülkeleri olarak kendi aralarında da görüştüklerini belirten Fidan, bunun en başta bölge için çok önemli olduğunu, bu nedenle bölge ülkelerinin müzakere sürecine destek vermek için ellerinden geleni yaptığını söyledi.

Katar ile 10 Yıllık Stratejik Koordinasyon

Türkiye ile Katar arasında ABD-İran müzakerelerine dair koordinasyona ilişkin, Türkiye'nin çok şey yaptığını ve Katar'ın çalışma şeklinin de Türkiye'nin yıllardır yaptığına çok benzediğini dile getiren Fidan, "Aslında arabuluculuk işlerindeki koordinasyonumuz 10 yıldan fazla bir süredir devam ediyor. Bölgesel bir kriz nerede olursa olsun, Türk-Katar koordinasyonu ve ortak çabası oradadır." dedi.

Enerji Hatları ve Türkiye'nin Jeopolitik Avantajı

Diplomasinin başarısız olması ve tarafların tekrar savaşa girmesi halinde bir dizi senaryo olduğuna işaret eden Fidan, enerji ve enerji güvenliği açısından Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'na çok bağımlı olmadığını vurguladı. Fidan, "Orta Asya'dan, İran'dan, Rusya'dan ve Azerbaycan'dan Türkiye'ye petrol ve doğal gaz getiren 3 büyük boru hattı var. Enerjimizi gemilerle taşımadığımız için enerji güvenliği açısından etkilenmiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz Boğazı ve Uluslararası Düzenleme Önerileri

Fidan, savaştan önceki statükonun herkesin memnun olduğu bir durum olduğunu belirterek, büyük çoğunluk tarafından kabul edilmeyebilecek yeni bir düzenleme getirmenin yeni bir çatışma kaynağı olabileceğini söyledi. Herhangi bir mekanizma önermediklerini, Hürmüz Boğazı'ndaki sorunları ele alacak bir mekanizma oluşturmaya yönelik bazı önerileri yanıtladıklarını aktardı.

Ortadoğu'da "Hegemon" Kavramının Geleceği

Fidan, "hegemon" kelimesini bölgenin "sözlüğünden" silmeye çalıştıklarını dile getirerek, bölgede boyun eğme ve tahakküme yer olmadığını, bölge ülkeleri arasında toprak bütünlüğü, egemenlik ve güvenliğe saygı temelli bir işbirliğinin getirilmesini istediğini vurguladı.

Suriye ve Ukrayna Arasındaki Diplomasi Trafiği

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin nisandaki Suriye ziyaretine ilişkin Fidan, bunun 3 ülke arasında iyi bir görüşme olduğunu belirtti. Suriye'nin şu anda bölgenin diğer ülkeleriyle iyi ilişkiler kurduğunu aktararak, Suriye'nin bölge için "bir başarı öyküsü" olduğunu ifade etti.

İsrail'in Suriye Politikasına Karşı Ortak Tavır Çağrısı

Fidan, Suriye'de silahlı grupların birleştirilmesinin büyük ölçüde başarılı olduğunu ancak asıl endişe verici olanın İsrail'in niyeti olduğunu kaydetti. İsrail'in Suriye'nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini vurgulayan Fidan, tüm ülkelerin bu politikaya karşı çıkması gerektiğini belirtti.

Çok Boyutlu Türk Dış Politikası Vizyonu

Türkiye'nin bugünkü dış politikasına bakıldığında coğrafi, tarihi ve modern anlamda çok boyutlu stratejik yönelim politikalarına sahip olmak zorunda olduğunu ifade eden Fidan; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu'da aktif arabuluculuk faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı.

NATO'nun Geleceği ve Ankara Zirvesi

NATO'nun üye devletler arasında barışı sürdürme değerine dikkat çeken Fidan, Avrupa güvenliğinin tanımı üzerinde henüz tam bir uzlaşma olmadığını belirtti. ABD'nin Avrupa güvenliğinden çekilme tartışmalarına değinen Fidan, "Bence temmuzda Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi, NATO'nun geleceği açısından çok önemli." diyerek sözlerini tamamladı.

Anadolu Ajansı