Fenerbahçe'nin eski teknik patronu, dünya futbolunun ikonik ismi Jose Mourinho, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kurullarının kendisine verdiği cezaları uluslararası yargıya taşıyarak tarihi bir hamleye imza attı. Portekizli teknik adamın Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yaptığı başvuru resmen kabul edildi ve mahkeme Türkiye'den savunma talep etti.
Trabzonspor Maçı Sonrası Verilen Cezalar Bardağı Taşırdı
NTV'de yer alan bilgilere göre; şu an Portekiz ekibi Benfica'yı çalıştıran 63 yaşındaki tecrübeli teknik adam, Fenerbahçe'nin başındayken 3 Kasım 2024 tarihinde deplasmanda 3-2 kazandıkları Trabzonspor karşılaşmasının ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle PFDK'ya sevk edilmişti. Kurul, Portekizli çalıştırıcıya "1 maç men" ve toplamda 958 bin 500 TL'lik ağır bir para cezası kesmiş, Tahkim Kurulu da bu cezayı onamıştı.
"Futbol Kurulları Bağımsız Değil, İfade Özgürlüğüm İhlal Edildi"
İç hukuk yollarının tükenmesinin ardından rotayı Strasbourg'a çeviren Jose Mourinho, AİHM başvurusunda Türk futbolunun yönetim sistemine ağır eleştiriler getirdi. Türkiye'deki futbol kurullarının özerk ve bağımsız bir yapıda olmadığını iddia eden dünyaca ünlü hoca, maç sonu değerlendirmeleri nedeniyle cezalandırılmasının "ifade özgürlüğü hakkının açık bir ihlali" olduğunu savundu.
"Gerekçeli Karar Tebliğ Edilmedi, Adil Yargılanmadım"
Deneyimli teknik adam, sadece ifade özgürlüğünün kısıtlanmadığını, aynı zamanda savunma ve adil yargılanma haklarının da TFF kurulları tarafından elinden alındığını iddia etti.Mourinho, PFDK ve Tahkim Kurulu tarafından verilen cezaların gerekçeli kararlarının yasal süreç içinde kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu durumun da evrensel hukuk normlarına aykırı olduğunu belirtti.
Türkiye'ye Savunma İçin 6 Ay Süre
Mourinho'nun başvurusunu inceleyen ve esastan görüşülmek üzere dosyayı işleme koyan AİHM, TFF ve Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına resmi yazı göndererek savunma istedi. Türkiye Futbol Federasyonu'nun, söz konusu ağır suçlamalara ilişkin hukuki argümanlarını ve resmi görüşünü Strasbourg'a bildirmek için en fazla 6 ay süresi bulunuyor. Bu davanın neticesi, Türk spor hukukunun geleceği açısından bir dönüm noktası olabilir.