Anayasa Mahkemesi, 667 sayılı Olağanüstü Hal KHK'sı kapsamında çalışma izni iptal edilen bir öğretmenin, yaklaşık üç yıl boyunca mesleğini icra edememesinden kaynaklanan zararlarının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Karar, 28 Ocak 2026 tarihinde verildi ve 8 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.**
Abdülhakim Alperen Sarı adlı başvurucunun öğretmenlik çalışma izni, çalıştığı eğitim kurumunun 23 Temmuz 2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı KHK uyarınca kapatılması gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanı onayıyla 21 Temmuz 2016 tarihinde iptal edildi.
Mahkeme, çalışma izni verilmemesi işlemini iptal etti
Başvurucu, çalışma izninin iadesi talebiyle 29 Mayıs 2018 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurdu. Başvuru, Ankara Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 11 Temmuz 2018 tarihinde reddedildi. Bunun üzerine başvurucu, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Dava dilekçesinde, çalıştığı kurumdan 17 Temmuz 2016 tarihinde istifa ettiğini, 20 Temmuz 2016 tarihinde ihtarname göndererek alacaklarının ödenmesini istediğini ve iş akdini tek taraflı feshettiğini belirtti.
İdare Mahkemesi, 28 Mart 2019 tarihinde işlemi iptal etti. Kararda başvurucunun okulun kapatıldığı tarihten önce kurumdan ayrıldığı doğrulandı. İdare, iptal kararına karşı istinaf yoluna başvurdu; ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 6 Aralık 2019 tarihinde istinaf başvurusunu reddetti. Bölge İdare Mahkemesi'nin bu kararı, Danıştay Sekizinci Dairesince 23 Ocak 2024 tarihinde onanarak kesinleşti. İdare ise iptal kararının ardından başvurucuya 29 Ağustos 2019 tarihinde yeniden çalışma izni verdi.
Maddi Tazminat Davası Reddedildi
Başvurucu, 2 Eylül 2019 tarihinde Ankara 14. İdare Mahkemesi'nde tam yargı davası açarak 20.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talep etti. Çalışma izni iptal edilmeden önce aylık 3.500 TL maaşla çalıştığını, hukuka aykırı işlem nedeniyle yaklaşık üç yıl mesleğini icra edemediğini ve bu süreçte ailesinden yardım alarak geçimini sağladığını anlatan başvurucu, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini istedi.
Mahkeme, 2 Ekim 2020 tarihinde davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi ise 18 Şubat 2021 tarihinde maddi tazminat talebini reddederken manevi tazminat talebini kısmen kabul ederek idarenin başvurucuya 5.000 TL manevi tazminat ödemesine hükmetti.
AYM: Öğretmen 3 yıl çalışamadı, gelir kaybı karşılanmalı
Anayasa Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi'nin hükmettiği 5.000 TL manevi tazminatın başvurucunun maruz kaldığı zararı telafi etmekten uzak kaldığını tespit etti. Mahkeme, başvurucunun yaklaşık üç yıl süreyle öğretmenlik mesleğini icra edememesine idarenin sebep olduğunun yargı kararıyla sabit olduğunu, ancak bu süreçte uğranılan gelir kaybının karşılanmamasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini vurguladı.
Öte yandan AYM, çalışma izninin iptali nedeniyle başvurucunun lisans mezunu, kariyer meslek sahibi bir kişi iken niteliksiz konuma düştüğü iddiasını da değerlendirdi. Mahkeme, söz konusu süreçte başvurucunun mesleki faaliyette bulunma imkanından yoksun bırakılmasının özel hayata saygı hakkını da ihlal ettiğine hükmetti.
Yeniden Yargılama Kararı
AYM, her iki hak ihlalinin giderimi için davanın Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne (E.2020/952, K.2020/1714) yeniden yargılama yapılmak üzere gönderilmesine karar verdi. Başvurucunun 250.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talebi ise yeniden yargılama yolunun yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedildi. Başvurucuya ayrıca 40.000 TL vekalet ücretinden oluşan yargılama giderinin ödenmesine hükmedildi.