BYD yönetimi adına açıklama yapan İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Stella Li, Türkiye'deki fabrika inşaatına başlanmadığını ve proje için belirlenmiş somut bir takvim bulunmadığını söyledi. Li, şirketin birinci önceliğinin Macaristan'daki yatırımlar, ikinci odak noktasının ise Avrupa genelinde üretim yapılabilecek ikinci bir tesis için uygun lokasyon bulmak olduğunu belirtti.
BYD'ye Vergi muafiyeti nasıl ve ne zaman tanındı?
BYD ile 8 Temmuz 2024'te imzalanan anlaşma kapsamında şirkete, fabrika kurulumu tamamlanana kadar sınırlı sayıda ithal edeceği araçlar için vergi indirimi sağlanmıştı. Bu anlaşmada BYD'nin 1 milyar dolarlık yatırımla yıllık 150 bin araç kapasiteli bir üretim tesisi kurarak yaklaşık 5 bin kişilik istihdam yaratması ve tesisin 2026 yılında üretime başlaması bekleniyordu. Anlaşma, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve BYD Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde imzalanmıştı.
Muafiyet yatırım askıya alınmadan önce sonuçlarını verdi
BYD, anlaşmayla birlikte Türkiye'de yüzde 40'lık ek gümrük vergisinden ve ek vergilerden muaf tutuldu. Türkiye genelinde 33 şehirde 43 bayiye ulaştı. Vergi muafiyetiyle fiyat avantajı sağlayan şirket, 2025'te Türkiye'de 45 bin 537 araç satarak satış artışı rekoru kırdı. Yaklaşık 1,5 milyar dolarlık bu satış rakamına ulaşıldı; ancak Manisa'da tek bir çivi bile çakılmadı.
BYD, 2025'te yerli üretici TOGG'un 39 bin adetlik satışının da üzerine çıktı.
BYD'ye ceza var mı?
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, desteklenen yatırımların öngörülen şekilde tamamlanmaması durumunda yatırımcılara uygulanacak müeyyidelerin mevzuatta düzenlendiğini ve bu müeyyidelerin söz konusu yatırım için de geçerli olduğunu belirtti.
Sektör temsilcileri ve ekonomi yazarları tarafından ise yatırım taahhüdünün tamamen ihlal edilmesi durumunda BYD'ye toplam yatırım bedeli olan 1 milyar dolara kadar varan tazminat faturası kesilebileceği ileri sürülüyor.
Uzman görüşü: Çin politikası sorgulanıyor
Çin-Türkiye ilişkileri uzmanı, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Nurettin Akçay, BYD meselesini Türkiye'nin genel Çin politikasındaki yapısal sorunun bir yansıması olarak değerlendiriyor. Akçay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada BYD'nin iki yıl içinde vergi muafiyetiyle 50 binin üzerinde araç soktuğunu ve araç başına 5 ila 10 bin dolar arasında kar ettiğini hesapladı. Şanghay Üniversitesi'nde Çin kamu diplomasisi üzerine doktora yapan Akçay, "Artık adam akıllı bir Çin politikasına ihtiyacımız var. Daha ne kadar bu adamların boş vaatlerine aldanacağız" ifadelerini kullandı.
Çin le olan ticaret açığının 50 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Akçay "Şu an en büyük açığı verdiğimiz ülke olmuşlar. Üstelik Çin'in çer çöp ürünleriyle. Ve durmadan açığımız artıyor." dedi.
Asıl mesele ABD-Çin ticaret savaşı mı?
Sosyal medyada konu farklı bir boyutuyla da ele alındı. Bir kullanıcı, BYD'nin kararını iç siyasi gelişmelerle değil küresel ticaret dinamikleriyle açıkladı. Bu görüşe göre BYD, Türkiye'nin siyasi gündemini değil ABD ile süregelen ticaret savaşlarını ve Avrupa pazarına erişim stratejisini gözeterek hareket etti. Kullanıcı, Türkiye'nin bu süreçte ABD yanlısı bir tutum izlemesi nedeniyle Çin mallarına ek vergiler uyguladığına dikkat çekti ve esas tartışılması gereken soruyu şöyle özetledi: "Yeni dünyanın şekillendiği süreçte neden ABD tarafında durduğumuz ve Asya-Pasifik hattını tartışalım. Şu an ne Avrupa pazarında ne de Uzakdoğu pazarında hiçbir şart altında fiyat tutturamıyoruz, asıl risk burada."
Gözler şimdi hükümetin atacağı adımda. Vergi muafiyetinin derhal kaldırılıp kaldırılmayacağı, teminat mekanizmalarının işletilip işletilmeyeceği ve Çin'e yönelik sektörel yatırım politikasının yeniden masaya yatırılıp yatırılmayacağı yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyor.