Anasayfa

'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil'

Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya: "Olumsuz düşüncelerin sorgulanması da önemli. 'Bu sınavı geçemezsem hayatım biter' düşüncesi yerine 'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil' şeklinde düşünmek, öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltabilir. Her düşünce gerçek değildir, onları sorgulamak mümkün."

Haber Giriş : 2026-06-11T11:43, Son Güncelleme 2026-06-11T11:46

Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya, öğrencilerin sınav öncesinde günlerini planlamasını, çalışma ve dinlenme saatlerini belirlemesini önerdi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı 13 Haziran'da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ise 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek. Sınavlara sayılı günler kala uzmanlar, akademik hazırlığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık ve doğru beslenmenin başarı üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkati çekiyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, kaygının beynin doğal bir alarm sistemi olduğunu belirterek, önemli sınavlar öncesinde hissedilen gerginlik, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve fiziksel belirtilerin son derece normal olduğunu aktardı.

Sınav kaygısının bilişsel ve bedensel olmak üzere iki boyutta ortaya çıktığını kaydeden Kaya, "Ya başaramazsam?', 'Herkes benden daha iyi çalıştı' gibi düşünceler bilişsel boyutu oluştururken, çarpıntı, terleme ve ağız kuruluğu gibi belirtiler bedensel boyutu oluşturur. Ancak unutulmamalıdır ki belirli düzeyde kaygı performansı düşürmez, aksine artırır. Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir seviyede tutabilmek." değerlendirmesinde bulundu.

- Yeni konuları öğrenmeye değil, mevcut bilgileri pekiştirmeye odaklanın

Kaya, sınava kısa süre kala öğrencilerin yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine mevcut bilgilerini pekiştirmeye odaklanmasının daha faydalı olacağını ve günlük yaşam düzenini korumanın önemini vurguladı.

Belirsizliğin kaygıyı artırdığını, düzenin ise zihni sakinleştirdiğini kaydeden Kaya, uzun saatler boyunca aralıksız çalışmak yerine belirli sürelerle yoğunlaşılmış çalışma seanslarının tercih edilmesinin daha verimli olduğunu aktararak, yeterli uykunun sınav başarısında kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.

Kaya, kaygının yükseldiği anlarda nefes tekniklerinin etkili bir araç olduğuna değinerek, diyafram nefesi uygulamalarının bedenin gevşeme sistemini harekete geçirdiğini belirtti.

-'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil'

Özellikle sınav salonuna girerken birkaç derin nefes almanın kaygı düzeyini düşürmeye yardımcı olabileceğini belirten Kaya, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Olumsuz düşüncelerin sorgulanması da önemli. 'Bu sınavı geçemezsem hayatım biter' düşüncesi yerine 'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil' şeklinde düşünmek, öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltabilir. Her düşünce gerçek değildir, onları sorgulamak mümkün."

Sınav sırasında öğrencilerin ilk birkaç dakikayı sakinleşmek için kullanabileceğini aktaran Kaya, soru kitapçığını hızlıca gözden geçirmenin zaman yönetimi açısından fayda sağlayacağını kaydetti.

Kaya, sınav esnasında yaşanan "bildiklerimi unuttum" hissinin yaygın bir durum olduğuna dikkati çekerek, öğrencilerin takıldıkları soruları geçerek diğer sorulara yönelmelerinin daha doğru bir strateji olduğunu bildirdi.

Sınav sürecinde ailelerin tutumlarının öğrenciler üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Kaya, ebeveynlerin başarı baskısı oluşturmak yerine çocuğun gösterdiği çabayı takdir etmesi gerektiğine değinerek, "Bu sınavı kazanmalısın' yerine 'Elinden geleni yaptın, bu yeterli' yaklaşımı, öğrencinin güven duygusunu güçlendirir. Evde sınav konusunun sürekli gündemde tutulması da kaygıyı artırabilir." ifadelerini kullandı.

- "Sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeli"

Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır da sınav öncesindeki günlerde beslenme düzeninde ani değişiklikler yapılmaması gerektiğinin altını çizdi.

Sınavdan 3-4 gün önce dışarıda tüketilen yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakır, "Besin zehirlenmesi riskine karşı güvenilir olmayan yerlerden yemek tüketilmemeli, daha önce denenmemiş yeni besinler bu dönemde tercih edilmemeli." açıklamasını yaptı.

Beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için yeterli sıvı alımının büyük önem taşıdığını aktaran Bakır, öğrencilerin sınavdan önceki gün yeterince su içmesini ancak sınav sabahı aşırı sıvı tüketiminden kaçınmasını önerdi.

Sınav sabahı kahvaltının mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Bakır, şu tavsiyelerde bulundu:

"Kan şekerini dengeli tutacak kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Tam buğday ekmeği, çavdar, yulaf ve sebzeler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları da kahvaltıda yer almalı. Sınavdan bir gece önce çok geç saatlerde yemek yenmemeli. Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler, uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. İyi bir uyku, sınav sabahına zinde başlamak için en önemli unsurlardan biri. Bu nedenle sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeli."

Anadolu Ajansı