Anasayfa

Devlet memuruna akıl hastalığı nedeniyle hastalık izni verilebilir mi?

Danıştay 12. Dairesi, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunduğu için memuriyete alınma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesini hukuka aykırı buldu.

Haber Giriş : 2026-06-26T14:00, Son Güncelleme 2026-06-17T13:32

Davalı idarece, davacının ceza yargılaması sırasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor ve Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kısıtlanma kararı esas alınarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; söz konusu raporun davacının ceza yargılamasına konu fiili işlediği sıradaki cezai ehliyetine ilişkin olduğu, raporda ve kısıtlanma kararında davacının akıl hastalığının niteliği ve tedavi sonrası iyileşme durumunun bulunup bulunmadığına ilişkin bir tespite yer verilmediği, idarece bu hususlar araştırılmaksızın tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığını belirtti.

Akıl hastalığı bulunan memurlara hangi şartlarda hastalık izni verilir?

Devlet memuruna akıl hastalığı nedeniyle izin verilebilmesi için; uzun süreli tedaviyi gerektirecek bir akıl hastalığının bulunması, tedavi sonrasında hastalığın iyileşme ihtimalinin olması ve bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, memurun görevini devamlı olarak yapmasına engel bir hastalığının bulunması ve bu hastalığın tedavi edilmesinin mümkün olmadığının sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi durumunda, 657 sayılı Kanun'da düzenlenen hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Bir olayda verilen vasi kararı, memuriyete engel midir?

Her ne kadar davalı idarece, davacının ceza yargılaması sırasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor ve Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kısıtlanma kararı esas alınarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; söz konusu raporun davacının ceza yargılamasına konu fiili işlediği sıradaki cezai ehliyetine ilişkin olduğu, raporda ve kısıtlanma kararında davacının akıl hastalığının niteliği ve tedavi sonrası iyileşme durumunun bulunup bulunmadığına ilişkin bir tespite yer verilmediği, idarece bu hususlar araştırılmaksızın tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararının hastalık izni verilmesi, bu sürenin sonunda da iyileşmemesi durumunda, davacı hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması yönündeki gerekçesi yerinde bulunmamakta

T.C.

DANIŞTAY

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/3357

Karar No: 2024/5319

İSTEMİN KONUSU:

Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 24/04/2024 tarih ve E:2023/2175, K:2024/622 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem:

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca devlet memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin 26/05/2023 tarih ve 2206233 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Antalya 5. İdare Mahkemesinin 25/10/2023 tarih ve E:2023/901, K:2023/1212 sayılı kararıyla; akıl sağlığının bozuk olduğu sağlık kurulu raporlarıyla tespit edilen davacıya, 657 sayılı Kanun'un 105. maddesine göre 18 aya kadar hastalık izin verilmesi, 18 aylık süre sonunda da hastalığının devam ettiğinin resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi halinde 18 ay daha hastalık izni verilmesi, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen davacı hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerekirken, söz konusu prosedür uygulanmayarak, davacının memurluğunun sonlandırmasına yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:

Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacı veya vekilinin hastalık izni verilmesi yönünde herhangi bir talebi olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunduğu için memuriyete alınma şartlarını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca devlet memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin 26/05/2023 tarih ve 2206233 sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendinde; "53'üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak" Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılan genel şartlar arasında sayılmış; aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; Devlet memurlarının memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memurluğunun sona ereceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un "Hastalık ve refakat izni" başlıklı 105. maddesinde ise, "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı halinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hallerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.

Bu maddede yazılı azami süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahalli usule göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur.

İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri halinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar." hükmü öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinde, Devlet memuruna akıl hastalığı nedeniyle izin verilebilmesi için; uzun süreli tedaviyi gerektirecek bir akıl hastalığının bulunması, tedavi sonrasında hastalığın iyileşme ihtimalinin olması ve bu durumun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, memurun görevini devamlı olarak yapmasına engel bir hastalığının bulunması ve bu hastalığın tedavi edilmesinin mümkün olmadığının sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi durumunda, 657 sayılı Kanun'da düzenlenen hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yaptığı, hakkında "Atatürk'ü Temsil Eden Heykel, Büst ve Abideleri veya Kabrini Kırma Bozma" suçunu işlediğinden bahisle Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemece davacının cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından 23/12/2022 tarih ve 2022-4196 sayılı rapor alındığı, bu rapora istinaden cezai ehliyeti olmadığından bahisle Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeler uyarınca hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, akabinde davacının Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24/04/2023 tarih ve E:2023/1078, K:2023/1238 sayılı kararı ile Türk Medeni Kanunu'nun 432. maddesi uyarınca tedavisi için Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Psikiyatri Servisine yerleştirilmesine ve alıkonulmasına karar verildiği, ayrıca Mahkemenin 05/05/2023 tarih E:2023/537, K:2023/1414 sayılı kararı ile Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince kısıtlandığı ve babasının vasi olarak atanmasına karar verildiği, ceza mahkemesi kararının davalı idareye bildirilmesi üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığının 26/05/2023 tarih ve 2206233 sayılı işlemiyle memuriyete alınma şartlarını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda; her ne kadar davalı idarece, davacının ceza yargılaması sırasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor ve Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kısıtlanma kararı esas alınarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; söz konusu raporun davacının ceza yargılamasına konu fiili işlediği sıradaki cezai ehliyetine ilişkin olduğu, raporda ve kısıtlanma kararında davacının akıl hastalığının niteliği ve tedavi sonrası iyileşme durumunun bulunup bulunmadığına ilişkin bir tespite yer verilmediği, idarece bu hususlar araştırılmaksızın tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararının hastalık izni verilmesi, bu sürenin sonunda da iyileşmemesi durumunda, davacı hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması yönündeki gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 24/04/2024 tarih ve E:2023/2175, K:2024/622 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Antalya 5. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Memurlar.Net