Anasayfa

Belirsiz alacak davası tarihe karışıyor

12. Yargı Paketi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılıyor. 2011'den bu yana uygulamada ciddi tartışmalara neden olan belirsiz alacak davası kurumu hukuk sistemimizden çıkarılıyor. Kurumun sağladığı hukuki yararlar ise kısmi dava kurumuna aktarılıyor.

Haber Giriş : 2026-06-22T13:33, Son Güncelleme 2026-06-22T13:35

Belirsiz Alacak Davası Neydi?

Belirsiz alacak davası, alacağın tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlarda açılabilen özel bir dava türüydü. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 2011 yılında hukuk sistemimize giren bu kurum, özellikle iş hukuku davalarında sıkça başvurulan bir yol haline geldi.

Kurumun davacıya sağladığı en önemli avantaj, alacağın tamamı bakımından zamanaşımını kesmesiydi. Böylece davacı alacağının yalnızca bir kısmını dava etse bile zamanaşımı tüm alacak için işlemeyi durduruyordu.

Belirsiz Alacak Davası Neden Kaldırılıyor?

Belirsiz alacak davasının uygulamada ciddi sorunlara yol açtığı uzun süredir dile getirilen bir eleştiriydi. Hangi alacaklar için bu yola başvurulabileceği konusunda mahkemeler arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyordu. Bu belirsizlik hem yargılamaların uzamasına hem de hak kayıplarına neden oluyordu.

Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuru üzerine verdiği çeşitli ihlal kararlarında, belirsiz alacak davası olmadığı halde bu şekilde açılan davaların reddedilmesini Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı bulmuştu. Zira yargılama bu şekilde kesinleştiğinde alacağın zamanaşımına uğraması söz konusu olabiliyordu.

Kısmi Dava Kurumu Güçlendiriliyor

Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte bu kurumun sağladığı hukuki yararlar kısmi dava kurumuna aktarılıyor. 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesine eklenen yeni fıkrayla, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda davacıya ıslah hakkını kullanmak zorunda kalmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar alacağın geri kalan kısmını talep etme hakkı veriliyor.

Buna ek olarak zamanaşımı, sonradan artırılan miktar veya kısım yönünden de dava açılan ilk tarihten itibaren kesilmiş sayılacak. Bu düzenlemeyle belirsiz alacak davasının zamanaşımını kesme işlevi de kısmi davaya tanınmış oluyor.

Yürürlükteki Davalar Ne Olacak?

Geçiş hükmü uyarınca yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından 107. madde hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği açıkça hüküm altına alınıyor. Dolayısıyla mevcut belirsiz alacak davaları kesinleşene kadar eski hükümlere göre görülmeye devam edecek.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi Kararları Belirleyici Oldu

Düzenlemenin gerekçesinde AİHM'nin Yargı/Türkiye kararına ve Anayasa Mahkemesi'nin Çetin Akboğa kararına özellikle atıfta bulunuluyor. Her iki kararda da kısmi davada alacağın talep edilmeyen kısmı için zamanaşımının kesilmemesi ve bu nedenle zamanaşımına uğraması mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmişti.

MADDENİN TEKLİFTE YER ALAN METNİ

Kanun Teklifindeki Düzenleme (Madde 20-21):

"MADDE 20- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 21- 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."

MADDE GEREKÇESİ

Madde 20 Gerekçesi:

"6100 sayılı Kanunla kabul edilen belirsiz alacak davası yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulamada çeşitli tartışmalara neden olmuştur. Özellikle hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği noktasında tereddüt bulunmaktadır. Bu durum yargılamaların uzamasına neden olabilmektedir. Diğer yandan Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru üzerine verdiği çeşitli ihlal kararlarında belirsiz alacak davası olmadığı halde bu şekilde açılan davaların reddedilmesini, Anayasanın 36 ncı maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı bulmuştur. Zira yargılama bu şekilde kesinleştiğinde alacağın zamanaşımına uğraması söz konusu olabilmektedir.

Alacağın tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlara özgü olarak açılan belirsiz alacak davası, özellikle alacağın tamamı bakımından zamanaşımını kesmektedir. Bu husus, belirsiz alacak davası açan tarafın en önemli hukuki yararlarından biridir. Teklifle, Kanunun 109 uncu maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle, kısmi dava açan tarafa ıslah hakkını kullanmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere alacağın kalan kısmını talep etme hakkı verilmekte ve zamanaşımının davanın açıldığı tarihten itibaren kesileceği hükme bağlanmaktadır. Bu nedenle, belirsiz alacak davasının sağlamış olduğu hukuki yarar, kısmi dava ile sağlanmış olacağından madde yürürlükten kaldırılmaktadır."

Madde 21 Gerekçesi:

"Kısmi dava açılması durumunda zamanaşımı dava edilen kısım yönünden kesilmekte, bakiye alacak yönünden işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle, tahkikat aşamasının uzun sürdüğü davalarda kısmi dava açan tarafın geri kalan alacağı, zamanaşımı tehdidiyle karşı karşıya kalabilmektedir. Hatta kısa süreli zamanaşımına tabi alacaklarda bakiye alacak zamanaşımına uğramaktadır. Maddeyle, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda dava açan tarafa, ıslah hakkını kullanmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar alacağın geri kalan kısmını talep etme hakkı verilmekte ve zamanaşımının artırılan kısım bakımından da davanın başından itibaren kesileceği düzenlenmektedir."

MADDENIN ESKİ HALİ

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 107 (Yürürlükten Kaldırılan Hali):

"Belirsiz alacak ve tespit davası

MADDE 107- (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgiler ve/veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davasını tam ve kesin miktara göre serbestçe değiştirebilir. Ek bir dava açmasına da gerek yoktur.

(3) Belirsiz alacak davası açılabilmesi için, davacının alacağının miktar veya değerini belirlemesinin gerçekten imkansız olması ya da bunun davacıdan beklenememesi gereklidir."

Memurlar.Net - Özel