Davacı, bakanlık bünyesinde bir genel müdürlükte daire başkanı olarak görev yaparken, hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine uzman olarak atanmıştı. Davacının avukatı Özlem Titrek Yıldırım aracılığıyla açtığı davada, atamanın kendi talebi ve rızası olmadan yapıldığı, işlemi haklı kılacak bir soruşturma, gerekçe ya da belge bulunmadığı öne sürüldü.
Dava dilekçesinde, davacının benzer şekilde daha önce de görevden alındığı ve bu işlemin yargı kararıyla iptal edilerek göreve döndüğü, ancak bu kez de yargı kararını etkisiz kılmak amacıyla yeni bir atama işlemi tesis edildiği belirtildi. Davacı tarafı, kariyer basamaklarını liyakat ilkelerine uygun şekilde tırmandığını ve idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulayarak işlemin iptalini ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesini talep etti.
Davalı Bakanlık ise savunmasında, üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınmasının idarenin geniş takdir yetkisi kapsamında olduğunu, aksi halin kamu yararına aykırı sonuçlar doğuracağını belirterek davanın reddini istedi.
Mahkeme: Somut gerekçe gösterilmedi
Kararında Anayasa'nın 138. maddesine atıfta bulunan mahkeme, idarenin yargı kararlarını içeriğine uygun ve gecikmeksizin uygulamakla yükümlü olduğunu, aksi yöndeki uygulamaların yargı denetimini etkisiz kılacağını vurguladı.
Dosya incelemesinde, davacının önceki bir görevden alma işleminin de yargı kararıyla iptal edildiği, bu karar üzerine yeniden daire başkanlığına atandığı, ancak birkaç ay sonra tekrar uzman kadrosuna atandığı ve bu ikinci işlemin de bir başka mahkeme kararıyla iptal edildiği tespit edildi. Mahkeme, dava konusu üçüncü atama işleminin de aynı şekilde hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Kararda, davacının görevden alınmasını gerektirecek herhangi bir disiplin cezası, soruşturma ya da performans yetersizliğine ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı, idarenin personel istihdamı konusundaki takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu yetkinin yargı denetimine tabi olduğu belirtildi.
İşlem iptal edildi, tazminata hükmedildi
Mahkeme, dava konusu atama işleminin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi. Kararda ayrıca 1.658 TL yargılama gideri ile 30.000 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine hükmedildi.
Kararın, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinafa açık olduğu bildirildi