Anasayfa

12 devlet üniversitesi rektörünü bekliyor! Atama süreci uzadıkça üniversitelerde belirsizlik artıyor

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacak atamaları bekleyen devlet üniversitesi sayısı 12'ye ulaştı. YÖK'ün başvuru ve mülakat aşamalarını tamamladığı süreçte gözler Cumhurbaşkanı'nın imzalayacağı kararnamede.

Haber Giriş : 2026-07-16T21:15, Son Güncelleme 2026-07-16T22:31

12 devlet üniversitesi rektörünü bekliyor! Atama süreci uzadıkça üniversitelerde belirsizlik artıyor

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacak rektör atamalarını bekleyen devlet üniversitelerinin sayısı 12'ye ulaştı.

" Düzce Üniversitesi,
" Gebze Teknik Üniversitesi,
" İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa,
" Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi,
" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi,
" Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi,
" Sakarya Üniversitesi,
" Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi,
" Türk-Alman Üniversitesi,
" İzmir Katip Çelebi Üniversitesi,
" Yalova Üniversitesi ve
" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak rektör atamalarını bekliyor.
Bilindiği üzere rektör atama süreci; Yükseköğretim Kurulu tarafından ilan edilmesi, adayların başvurularının alınması, mülakatların yapılması ve Cumhurbaşkanının atama kararıyla tamamlanıyor. Ancak uygulamada bu sürecin zaman zaman aylarca devam etmesi, üniversitelerin yönetiminde önemli belirsizliklere neden oluyor.

Özellikle sekiz yıllık görev süresi sona eren ve yerine yeni rektör atanması beklenen üniversitelerde yönetim süreçleri doğal olarak yavaşlıyor. Görev süresini tamamlayan rektörler, yeni yönetimin tasarrufuna bırakılması gereken birçok konuda karar almaktan kaçınabiliyor. Uzun vadeli yatırım kararları, idari yapılanmalar, akademik planlamalar ve stratejik tercihler ertelenebiliyor.

Diğer taraftan görev süresi dolmasına rağmen yeniden atanmayı bekleyen rektörlerin görevlerine devam ettiği üniversitelerde ise farklı bir tablo ortaya çıkabiliyor. Yeni atama yapılıncaya kadar görevini sürdüren rektörlerin, ileride göreve devam edip etmeyecekleri belli olmamasına rağmen önemli idari tasarruflarda bulunmaları da zaman zaman tartışmalara neden olabiliyor.

Elbette rektör atamaları, Cumhurbaşkanının takdirinde bulunan ve birçok yönüyle titizlik gerektiren üst düzey kamu görevlendirmeleridir.

Öte yandan son dönemde Cumhurbaşkanlığı gündeminin son derece yoğun olduğu, özellikle uluslararası diplomasi trafiği ve NATO Zirvesi gibi önemli organizasyonların da bu süreci etkilediği değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarının idari ve akademik faaliyetlerinin aksamaması açısından rektör atama süreçlerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması büyük önem taşımaktadır.

Üniversiteler, belirsizlikle değil, güçlü ve istikrarlı yönetim anlayışıyla geleceğe hazırlanmalıdır.
Memurlar.Net