Zimmet suçu ile atılan davacıya ödenmemiştir
Davacının, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde görev yapmakta iken 12/02/2007 tarihinde görevine son verildiği ve açıkta iken istekle emeklilik talebinde bulunması üzerine, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak, 5434 sayılı Kanun'a tabi 17 yıl, 16 gün fiili hizmeti, 1 yıl, 8 ay askerlik borçlanması dahil, 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl, 2 ay, 29 gün sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl, 11 ay 15 gün hizmetine karşılık 01/01/2010 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlandığı, ancak 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak geçen hizmet süresinin 18 yıl, 8 ay, 16 gün olduğu, aylık bağlanması için gereken 25 yıllık süreyi doldurmadığı ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan kıdem tazminatı ödeme şartlarına uymayacak şekilde memuriyetinin kamu görevinden çıkarılmak suretiyle sona erdiğinden emekli ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
İptali istenilen düzenleme neydi?
5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda; görevine son verilme, meslekten çıkarılma, kamu görevinden çıkarılma ve 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri kapsamında ahlak noktasında hükümle ya da yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut kapatılan askeri mahkemelerce verilen kararlar üzerine resen emekliye sevk edilen ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden kendilerine emekli veya yaşlılık aylığı bağlananlardan, 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki görevlerinin sona erdiği tarih itibarıyla söz konusu hizmet süreleri tek başına kendilerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olanlar için bağlanacak emekli aylığına özgü hizmet süresi koşulunu karşılayanlara, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesine karar verilmesine ilişkin dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
T.C.
DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/4081
Karar No: 2025/5949
DAVANIN KONUSU:
Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken 12/02/2007 tarihinde görevine son verilen ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak toplam 26 yıl üzerinden 01/01/2010 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlanan davacının, emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine emekli ikramiyesi ödenmemesine dayanak olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile emekli ikramiyesinin birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte toplam 26 yıl üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
12/02/2007 tarihinde memuriyetine son verildiği, 18 yıl 8 ay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/1-(c) kapsamında ve diğer hizmetleri dahil olmak üzere toplam 26 yıl üzerinden 01/01/2010 tarihinde Emekli Sandığından emekli olduğu, memuriyetten ihraç edilmesi nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, her ne suretle olursa olsun memuriyetine son verilenlere tek başına 25 yıl 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) maddesi kapsamında hizmeti olanlara emekli ikramiyesi ödeneceğine karar verildiği, memuriyetten çıkarılmaması durumunda 18 yıl 6 ay olan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) kapsamında hizmetinin yanında birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte 26 yıl üzerinden emekli ikramiyesi alacağı, ne sebeple olursa olsun memuriyetine son verilenlere ikramiye ödenmesinin, ancak 25 yıl, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) kapsamı hizmeti olanlara ödeneceğine ilişkin kararın, Anayasa'ya, İnsan haklarına, hakka ve hukuka aykırı olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun söz konusu kararının kaldırılarak birleştirilmiş hizmetleri toplamı olan 26 yıl üzerinden emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI:
Usul yönünden; öncelikle davanın yasal süresinde açılıp açılmadığının re'sen tetkiki ile süresi içerisinde açılmadığının tespiti halinde davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, esas yönünden; mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanun'un 12. maddesine istinaden son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile 5434 sayılı Kanun'un emeklilik ikramiyesine ait hükümler uygulanarak, 5434 sayılı Kanun'a tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesinin 05/06/2009 tarih ve 27249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/02/2009 tarih ve E:2005/40, K:2009/17 sayılı kararı ile 2829 sayılı Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve" ibaresinin iptal edildiği, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinde yapılan düzenleme gereğince mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanun'a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası ile kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren hizmet akitlerinin feshedilme hallerinin sayıldığı, bu kapsam dışında olup, emekli ikramiyesini düzenleyen 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesi esas alınarak, Olağanüstü Hal Kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler veya 657 sayılı Kanun uyarınca kamu görevinden çıkartılanlardan, farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlananlara, emekli ikramiyesi ödenmemesi hususunda tesis edilen işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, diğer taraftan, mülga 2829 sayılı Kanun'un "Hizmet sürelerinin birleştirilmesi" başlıklı 4. maddesine göre, farklı sosyal güvenlik kurumlarına veya farklı statülerde hizmeti bulunanların hizmetlerin birleştirilmesini isteğe ya da talebe bağlamayıp zorunlu olarak birleştirilmesi gerektiği, nitekim, belirtildiği üzere 2829 Kanun'da herhangi bir statüden aylık bağlanması halinde, diğer statüdeki hizmetler için ne yapılacağı hususunda başkaca bir esasın belirlenmediği, bu nedenle, hizmet birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanması halinde hangi hizmet statüdeki hizmet süreleri karşılığında emekliliğe hak kazanıldığına bakılmaksızın, tüm hizmet süreleri esas alınarak aylık bağlandığı, aksi takdirde Kanun'da açıkça esaslarının belirlenmemiş olduğu ve bir statüye tabi hizmet süresinin emekliliğe ve dolayısıyla aylık bağlanmasına hak kazanılmasına imkan tanıdığı hallerde diğer statü veya statülere tabi olarak geçen hizmet süreleri için ne yapılacağı hususunda bir belirsizlik ortaya çıkacağı, davacının, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken 12/02/2007 tarihinde görevine son verilen bilahare açıkta iken istekle emeklilik talebinde bulunması üzerine 08/02/2010 tarihli işlem ile 5434 sayılı Kanun'a tabi 17 yıl 16 gün fiili hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması dahil, 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl 2 ay 29 gün sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl 11 ay 15 gün hizmetine 1. derece 3. kademe, +2200 ek gösterge rakamı esas alınarak 01/01/2010 tarihinden itibaren emekli aylığının bağlandığı, ancak, birleştirilmiş hizmetinin bulunması ve memuriyetinin kamu görevinden çıkartılmak suretiyle sona ermesi (1475 sayılı Kanunun kıdem tazminatı ödeme şartlarına uymayacak şekilde) nedeniyle memuriyet hizmetlerine karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, ilgilinin değişik tarihli dilekçeleri ve 20/07/2022 tarihli maili ile ikramiye ödenmesi talebinde bulunduğu ve talebinin reddedildiği, son olarak, Hatay/Dörtyol Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 20/07/2022 tarihli yazısı ekinde Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 18/07/2022 tarihli dilekçesi ile aynı konuda yeniden talepte bulunduğu, Olağanüstü Hal Kapsamında Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet Memurluğundan ihraç edilen veya çıkarılanlardan, mülga 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlananlara, kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermeyen memuriyet hizmetleri karşılığında emeklilik ikramiyesi ödenmesi mümkün olmadığından, ilgiliye 5434 sayılı Kanun'a tabi geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine kanunen imkan bulunmadığı, diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendine tabi (506 sayılı Kanuna tabi) 7 yıl, 2 ay, 29 gün hizmeti süresi hariç, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) bendine tabi (5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu) 18 yıl 8 ay 16 gün hizmeti bulunan ilgilinin kanunen öngörülen 25 yıllık süreyi doldurmadığından emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı, anılan Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırı bir husus bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
Davacının, Emekli Sandığı'na tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için gereken 25 yıllık fiili hizmet süresini doldurmadığı ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde görevinden ayrılmadığı göz önüne alındığında, emekli ikramiyesi ödenmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI DÜŞÜNCESİ:
Dava, 12/02/2007 tarihinde işten çıkarma cezası ile tecziye edilen ve birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte toplam 26 yıl üzerinden 01/01/2010 tarihinde 5434 sayılı Türkiye Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca emekli olan davacı, emekli ikramiyesinin ödenmesi talebiyle yaptığı 20/07/2022 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin ve bu işleme dayanak oluşturan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının iptalini, emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilme istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış olduğu hükme bağlanmış, ''Üst makamlara başvurma'' başlıklı 11. maddesinde, ''1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının Ziraat Bankasında ... iken zimmet suçu nedeniyle 12/02/2007 tarihinde işten çıkarma cezası ile tecziye edildiği, açıkta iken emeklik talebinde bulunması üzerine 5434 sayılı Kanuna tabi 17 yıl 16 gün hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması ve 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl 2 ay 29 gün sigortalı hizmeti dikkate alınarak toplam 25 yıl 11 ay 15 gün üzerinden 01/01/2010 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, ancak emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, 18/10/2010 tarihinde kayda giren dilekçesiyle ikramiye ödenmesi talebinde bulunduğu ve bu talebinin 05/07/2010 tarihli işlem ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemesi üzerine 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurusunun 05/07/2010 tarihli işlem ile reddi üzerine işlemeye başlayan dava açma süresi geçirilerek emeklilik işlemlerinin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, uyuşmazlık süregelen bir ödemeden kaynaklanmadığı gibi, emekli ikramiyesi ödemesi yönünden davacının hukuksal durumuna etki eden bir mevzuat değişikliği veya yargı kararının da bulunmadığı açıktır. Bu haliyle davacının başvurusunun 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmamaktadır.
İşin esasına gelince;
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 6270 sayılı Yasa ile değişik 89 maddesinin birinci fıkrasında, hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verileceği hükme bağlanmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında da ''Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlere, başka bir deyişle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılanlara, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, herhangi bir şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesi, buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olabileceklere ise, anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartlar dahilinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, Ziraat Bankasında ... iken zimmet suçu nedeniyle 12/02/2007 tarihinde işten çıkarma cezası ile tecziye edilen, açıkta iken emeklik talebinde bulunması üzerine 5434 sayılı Kanuna tabi 17 yıl 16 gün hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması ve 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl 2 ay 29 gün sigortalı hizmeti dikkate alınarak toplam 25 yıl 11 ay 15 gün üzerinden 01/01/2010 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan davacının Emekli Sandığına tabi hizmet süresi tek başına emekli aylığı bağlanması için yeterli bulunmadığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken 12/02/2007 tarihinde görevine son verilmiş ve açıkta iken istekle emeklilik talebinde bulunması üzerine, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak, 5434 sayılı Kanun'a tabi 17 yıl 16 gün fiili hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması dahil, 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl 2 ay 29 gün sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl 11 ay 15 gün hizmetine 1. derece 3. kademe, +2200 ek gösterge rakamı esas alınarak 01/01/2010 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlanmış, ancak emekli ikramiyesi ödenmemiştir.
18/10/2010 tarihinde kayda giren dilekçesi ile ikramiye ödenmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin 05/07/2010 tarihli işlem ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, değişik tarihli dilekçeler ve 20/07/2022 tarihli mail ile ikramiye ödenmesi talebinde bulunulmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Son olarak, 18/07/2022 tarihli dilekçe ile aynı konuda yeniden talepte bulunulması üzerine, emekli ikramiyesi ödenmemesine dayanak olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali ile birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte toplam 26 yıl üzerinden emekli ikramiyesinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesinin beşinci fıkrasıyla, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunu'nun tamamı ve sekizinci fıkrasıyla da 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun bazı maddeleri (39. madde dahil) yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, ... 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir." hükmüne, Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında; "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. ..." hükmüne, beşinci fıkrasında; "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. ..." hükmüne, Geçici 7. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, ... 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmüne yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 39. maddesinde; "Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır: . b) (Değişik birinci paragraf: 25/08/1999 - 4447/23 md.) 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, ..." kuralı yer almıştır.
Öte yandan, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir." hükmüne, 4. maddesinde; "Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmüne, 6. maddesinde; "Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir...." hükmüne, 8. maddesinde; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir...." hükmüne ve 10. maddesinde de; "Bu Kanun uyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde ve kesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındaki esaslar uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2829 sayılı Kanun'un "Emekli İkramiyesi" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." kuralı yer almakta iken, Anayasa Mahkemesinin 05/02/2009 tarih ve E:2005/40, K:2009/17 sayılı kararıyla, "2829 sayılı Yasa'da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayırım yapılarak Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılmayanlara, 5434 sayılı Yasa'ya tabi çalışma süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesinin, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de aykırı olduğu gerekçesiyle, 2829 sayılı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
19/06/2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanun ile değişik 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasında; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunu'nun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." kuralı getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 09/07/2011 tarih ve 27989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/05/2011 tarih ve E: 2010/81, K: 2011/78 sayılı kararıyla, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin, 5997 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değiştirilen, birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve ." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
26/01/2012 tarih ve 28185 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun ile değişik 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinde; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan; mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir." kuralına yer verilmiştir.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte bulunan 14. maddesinde de,
"Bu Kanun'a tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanun'un 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanun'un 16. maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malüllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanun'un Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunup bu görevinden ayrılarak başka bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştıktan sonra yaşlılık/emekli aylığı bağlananlara, Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesine yasal engel bulunmakta iken, ilgili Kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, bu kez 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesiyle yeni bir düzenleme yapılmış ise de, bu kuralın da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş, son olarak aynı maddede yapılan düzenleme ile; hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan iştirakçilere, emekli ikramiyesi ödeneceği, buna karşılık 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanun'a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenebileceği kuralı getirilmiştir.
Buna göre; 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda; görevine son verilme, meslekten çıkarılma, kamu görevinden çıkarılma ve 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri kapsamında ahlak noktasında hükümle ya da yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut kapatılan askeri mahkemelerce verilen kararlar üzerine resen emekliye sevk edilen ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden kendilerine emekli veya yaşlılık aylığı bağlananlardan, 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki görevlerinin sona erdiği tarih itibarıyla söz konusu hizmet süreleri tek başına kendilerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olanlar için bağlanacak emekli aylığına özgü hizmet süresi koşulunu karşılayanlara, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesine karar verilmesine ilişkin dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava, davacının, emekli ikramiyesinin, birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte toplam 26 yıl üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden incelendiğinde;
Davacının, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken 12/02/2007 tarihinde görevine son verildiği ve açıkta iken istekle emeklilik talebinde bulunması üzerine, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak, 5434 sayılı Kanun'a tabi 17 yıl, 16 gün fiili hizmeti, 1 yıl, 8 ay askerlik borçlanması dahil, 506 sayılı Kanuna tabi 7 yıl, 2 ay, 29 gün sigortalı hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl, 11 ay 15 gün hizmetine karşılık 01/01/2010 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlandığı, ancak 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak geçen hizmet süresinin 18 yıl, 8 ay, 16 gün olduğu, aylık bağlanması için gereken 25 yıllık süreyi doldurmadığı ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde sayılan kıdem tazminatı ödeme şartlarına uymayacak şekilde memuriyetinin kamu görevinden çıkarılmak suretiyle sona erdiğinden emekli ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının Emekli Sandığı'na tabi hizmet süresi emekli aylığı bağlanması için gereken 25 yıllık fiili hizmet süresini doldurmadığı ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak görevinden ayrılmadığı göz önüne alındığında, emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuk aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının, emekli ikramiyesinin birleştirilmiş hizmetleriyle birlikte toplam 26 yıl üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.