Anasayfa

Cevdet Yılmaz: Doğurganlık hızı cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesinde

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu'na başkanlık eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, doğurganlık hızının 2025'te 1,42 ile Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilediğini açıkladı. Yılmaz, çalışan anne ve babaları destekleyecek yeni ekosistemin ayrıntılarını paylaştı.

Haber Giriş : 2026-08-11T16:35, Son Güncelleme 2026-08-11T16:37

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu toplantısına başkanlık etti.

Toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve bazı bakan yardımcıları ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Açılışta konuşan Yılmaz, toplantının tematik odağında "Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi" konusunu ele alacaklarını belirtti.

Bugün pek çok ülkenin karşı karşıya olduğu nüfusun kendini yenileyememesi konusunun, uzun vadeli ve kapsamlı politikalar gerektiren küresel bir sorun haline geldiğine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumunun son verilerinin küresel ölçekte yaşanan bu eğilimin ülkedeki seyrini de açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Yılmaz, 2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaşan ülke nüfusunun yıllık artış hızının binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini dile getirerek, "Toplam doğurganlık hızımız ise 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine inmiştir. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de dört iken 2025'te 59'a çıktı." diye konuştu.

- "Nüfus politikalarımızda uzun vadeli ve bütüncül bir dönemin çerçevesini çizdik"

Doğurganlık hızının üç çocuk ve üzerinde olduğu tek ilin Şanlıurfa olmasının, 76 ilde ise doğurganlık hızının 2,1'in altında seyretmesinin düşüşün ülke genelinde ulaştığı boyutu ortaya koyduğuna işaret eden Yılmaz, TÜİK çalışmalarında mevcut düşüş eğiliminin devam etmesi halinde yüzde 24,8 olan çocuk nüfus oranının, 2100 yılında yüzde 9,9'a kadar gerileyeceğinin öngörüldüğünü bildirdi.

Yılmaz, ortanca yaş 34,9'a yükselirken, yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısının da 62'ye ulaştığını belirterek, şöyle konuştu:

"Bu eğilimin yönünü değiştirmek, doğurganlıktaki düşüşün sebeplerini doğru tespit etmekten ve doğru politika araçlarını birlikte kullanmaktan geçiyor. Nakit desteklerini en yüksek düzeye çıkaran ülkelerde dahi kalıcı bir dönüş sağlanamaması, ekonomik desteklerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Çünkü aile kurma ve çocuk sahibi olma kararı ekonomiden konuta, çalışma hayatından eğitime, sağlıktan kültürel iklime kadar pek çok etkenin birlikte belirlediği kararlardır. Bu anlayışla, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus On Yılı ilan etmesiyle, nüfus politikalarımızda uzun vadeli ve bütüncül bir dönemin çerçevesini çizdik. Çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikalar kadar, ailelerin çocuklarını güvenle büyütebilecekleri ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan yaşamlarını sürdürebilecekleri bir ekosistem oluşturmak temel önceliğimizdir. 7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planımız kapsamında oldukça kısa bir sürede 13 önemli faaliyeti, programı uygulamaya koyduk."

Bu kapsamda, analık iznini doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkardıklarını, çoğul gebeliklerde ise bu süreyi 26 haftaya yükselttiklerini hatırlatan Yılmaz, babalara verilen mazeret iznini ise tüm sektörlerde 10 güne yükselttiklerini ifade etti.

Yılmaz, doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalara, çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirdiklerini belirterek, tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5000 Türk lirasına yükselttiklerini, ikinci çocuklar için beş yaşını dolduruncaya kadar aylık 1500 Türk lirası, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5000 Türk lirası düzenli ödeme uygulamasını hayata geçirdiklerini kaydetti.

- "Erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak temel önceliklerinden biri olacaktır"

Aile ve Gençlik Fonu kapsamında, 2026 yılı itibarıyla tüm illerde 18-25 yaş aralığındaki gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş aralığındaki gençlere 200 bin lira faizsiz kredi desteği sunduklarını anımsatan Yılmaz, bugüne kadar 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verdiklerini, 186 bin civarında kredi ödemesi gerçekleştirdiklerini, 16 bin 874 çiftin 17 bin 144 çocuğunun dünyaya geldiğini söyledi.

Yılmaz, yüzyılın konut projesi olarak adlandırılan 500 bin konutluk proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayırdıklarını belirterek, özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerindeki yıllık artışa üst sınır getirerek ailelerin eğitim yükünü hafifletmeyi amaçladıklarını bildirdi.

Aile Eğitim Programı kapsamında bu yıl 1 milyon 205 bin vatandaşa ulaştıklarını aktaran Yılmaz, kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısını 50'den 30'a indirdiklerini, personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakımevlerinin açılmasının önünü açtıklarını ifade etti.

Yılmaz, 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılmasını zorunlu hale getirdiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

"10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6'sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından ve temel önceliklerinden biri olacaktır. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi öngörüyoruz.

2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejimizde kadınların iş gücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kadın erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi temel politika alanlarımızdan biri olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların iş gücüne katılımını yüzde 40'ın üzerine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları iş gücü piyasasına kazandırmak şeklinde değerlendirmiyoruz. Kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hale getirecek koşulları da bununla birlikte oluşturuyoruz. Çocuklarımızın sağlıklı ve güvenli bir ortamda yetişmesi için attığımız adımları dijital mecraları da kapsayacak şekilde sürdürüyoruz."

- "Doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütülmektedir"

Resmi Gazete'de 1 Mayıs'ta yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını ve yaş doğrulamasının zorunlu hale getirildiğini anımsatan Yılmaz, sanal oyunların yaşa uygun derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının kurulmasının zorunlu tutulduğu bilgisini verdi.

Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsünü de kurduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Küresel ölçekte, bilhassa medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütülmektedir. Biz ise kendi medeniyetimizin ve değerlerimizin bize çizdiği istikamette çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı, güçlü nesilleri milletimizin en büyük zenginliği olarak görüyoruz. Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dilin, aile ve nüfus politikalarımıza yön vermesine asla izin veremeyiz.

Hem merkezi hem de yerel düzeyde kamu kurum ve kuruluşlarımızın aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket etmesini, bu hususun yatay bir öncelik alanı olarak diğer politika alanlarında da gözetilmesini önemsiyoruz. Bu alanda kavramlarımıza sahip çıkmak ve farkındalığı artırmak için mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak ilan ettik."

Türk Devletleri Teşkilatının çalışma alanlarına sosyal politika başlığının dahil edildiğini, ilk kez Türkiye'de gerçekleştirilen Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı'nda ailenin korunmasına ilişkin ortak bir bildiri imzalandığını hatırlatan Yılmaz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatının öncelikleri arasına aile ve nüfus gündemini yerleştirdiklerini, Türkiye öncülüğünde 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesine ilişkin önerinin uzmanlar düzeyinde kabul edildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde 26-27 Ekim'de İstanbul'da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimi uluslararası akademik zemine taşıyacaklarını belirterek, "Nüfus meselesinde atacağımız her adımı, güçlü aile yapımızı koruma ve milletimizin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele alıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'varoluşsal bir mesele' olarak nitelendirdiği bu alanda, devletimizin bütün imkanlarını seferber etmeye, akademi dünyamız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplumumuz, iş dünyamız, medyamız ve milletimizle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Anadolu Ajansı