Türkiye Gazetesi'nden Necmi Çiçekçi'nin haberine göre; konut alıcısının tercihi artık yalnızca satın alacağı dairenin kapısından içeri girdiğinde gördükleriyle sınırlı kalmıyor. Aynı bölgede benzer büyüklük ve özelliklere sahip iki daire arasında milyonlarca liralık fark oluşabilirken, fiyat makasının arkasında sitenin nasıl yönetildiği, mali yapısının sağlam olup olmadığı ve sakinlerine sunduğu hayat kalitesi de bulunuyor.
Yüksek aidat, geçmiş dönem borçları, sürekli yaşanan yönetim-sakin anlaşmazlıkları, güvenlik ve otopark problemleri, bakımsız sosyal alanlar, gürültü ve kısa süreli kiralamaların yoğunluğu daireyi satmayı zorlaştırırken, düzenli ve şeffaf yönetilen siteler ise ikinci elde avantaj sağlıyor.
SİTE BİLANÇOLARI DA SORGULANABİLİYOR
Site yönetiminin mali yapısı, konut alıcısının yalnızca satış fiyatını değil, evin aylık toplam maliyetini de değiştiriyor. Yüksek aidatın yanı sıra geçmiş dönem borçları, planlanan büyük bakım ve yenileme giderleri veya yakında yapılacak toplu ödemeler, kağıt üzerinde uygun görünen bir daireyi alıcı için daha pahalı hale getirebiliyor.
Bu nedenle bazı alıcılar satın alma öncesinde sitenin son dönem bütçesini, aidat geçmişini, devam eden davaları ve planlanan harcamaları sorguluyor. Aynı metrekaredeki iki daireden birinin düşük aidatlı ve mali açıdan dengeli bir sitede, diğerinin ise yüksek giderli bir projede bulunması, toplam konut maliyetinde yıllar içinde ciddi fark oluşturabiliyor. Emlakçılara göre bu hesap, özellikle yatırım amacıyla ev alanların yanı sıra ilk kez konut sahibi olacaklar için de giderek daha önemli bir kriter haline geliyor.
ÇALIŞMAYAN YÖNETİM DEĞER KAYBETTİRİYOR
Site yönetimi, konutun ikinci el değerinde giderek daha önemli bir kriter haline geliyor. Yüksek aidat ödenmesine rağmen güvenlik, temizlik, bakım ve personel hizmetlerinin yeterince karşılanmaması, ortak alanların elektrik veya suyunun kesilmesi, asansörlerin çalışmaması gibi problemler site sakinlerinin hayatını zorlaştırırken, satış safhasında da alıcının pazarlık gücünü artırıyor.
Yönetimin gelir-gider tablolarının şeffaf olmaması ve geçmişten devreden borçların bulunması da alıcı açısından risk olarak görülüyor. Bazı sitelerde yönetim harcamalarıyla ilgili iddiaların yargıya taşındığı örnekler bulunurken, uzmanlara göre alıcılar artık tapu ve ekspertiz kadar sitenin mali geçmişini de sorguluyor.
AİLE SİTELERİ PRİM YAPIYOR
Çocuklu ailelerin ağırlıkta olduğu, ortak hayat kurallarının oturduğu, güvenlik ve otopark problemi bulunmayan, sosyal alanları düzenli işletilen siteler daha fazla talep görüyor. Emlakçılara göre özellikle ailelerin yoğun yaşadığı bölgelerde bu özellikler, aynı bölgedeki benzer konutlara göre fiyat avantajı oluşturabiliyor.
Buna karşılık sürekli gürültü şikayetlerinin yaşandığı, kısa süreli kiralamaların yoğun olduğu veya sakin profili nedeniyle ailelerin tercih etmediği sitelerde satış süreci uzayabiliyor. Dolayısıyla "hangi sitede?" sorusu "hangi daire?" sorusu kadar önemli hale geliyor.