Zonguldak'ta 31 yaşında işlediği bir suçtan dolayı 2010 yılında toplamda 30 yıl ceza alan Barış Lavas, 16 yıl sonra denetimli serbestlikten faydalanarak geçen hafta tahliye oldu. Lavas, cezaevinde önce sigarayı bıraktı ardından yarım kalan lise eğitimini tamamladı. Cezaevinde verilen çeşitli kurslara katılan Lavas, filografi uzmanı olup çeşitli sandık, gemi ve süs eşyaları tasarladı. Üniversite sınavlarına da giren Lavas, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde lisans, İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Bölümü ile yine aynı üniversitenin E-ticaret ve Pazarlama Bölümü'nde de ön lisans eğitimi aldı.
'OKUMAK İSTEDİM'
Çevresine faydalı olmak için cezaevinde kendini geliştirdiğini ifade eden Lavas, "Cezaevine ilk girdiğim 2010 yılında üstümde çok karamsarlık vardı. Çok ceza almıştık, 30 yıl ceza aldık. Almış olduğumuz cezadan sonra insan psikolojisi bir anda çöküşe uğruyor. O süreçte hayatıma dokunmuş olan bir arkadaşımın vesilesiyle namaza, ibadete yöneldim. İbadetime başladıktan sonra lise terktim, liseyi okuma kararı aldım. Bu cezaevinde ölmeyeceğim, karamsarlığa kapılmayacağım, aileme sevdiklerime döneceğim, kavuşacağım diye. Donanımlı bir şekilde geri dönebilmek için okul okumaya başladım. Liseyi bitirdim, liseyi bitirdikten sonra baktım okuyabiliyorum, üniversite sınavlarına hazırlandım, kazandım. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi lisans mezunu oldum. Bunları yaparken 24 yaşında mühendis bir oğlum var, ona örnek olmak, motive etmek için başlamıştım. Bu süreçte bir okul daha bitirmek istedim, okumak istedim. Sınavlara hazırlanıp, İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Bölümü okumaya başlayıp bitirdim. Onda da ön lisans mezunuyum. Gene İstanbul Üniversitesi E-Ticaret ve Pazarlama Bölümü'nü okuyup bitirdim, çok şükür. Açık cezaevine ayrıldıktan sonra bu 16 yıllık süreçte bu sefer örgün öğretim olarak Bülent Ecevit Üniversitesi'ne sınava girip, kayıt yaptırdım. Hala orada öğrenci olarak okumaktayım. İnşallah o üniversiteyi de bitireceğiz" dedi.
'CEZAEVİNİ VERİMLİ GEÇİRMEK İSTEDİM'
Cezaevinde kaldığı süreçte tecvitli Kur'an okumadan filografiye kadar birçok alanda kurs aldığını anlatan Lavas, "Cezaevinde kaldığım sürede Diyanet İşleri'nin Ufka Yolculuk sınavında Zonguldak birincisi oldum. Daha sonra Bartın Kapalı Cezaevi'nde siyer 4'üncüsü oldum. Cezaevinde aylık dergilerimiz çıkar, bu dergilerden de sınav yapılır. Bu sınava göre de iyi hal ve ödüllendirme yapılırdı. Bu sınavlarda 4 yıl kadar bulunduğum cezaevlerinde bir sınav hariç hep birinci oldum. Tecvidli Kur'an okuma, bunu da cezaevinde öğrendim. Cezaevinde bütün kurslara katıldım. Filografi uzmanı, eğitim ustası olduk. El sanatlarının envai çeşidini öğrendik. Emlak kursları, kalorifer ateşleme kursları gibi bayağı belgelere de sahibim. Cezaevini verimli geçirmek istedim, 16 yıl sonra geri geldim. Bu başarı beni o kadar mutlu etti ki, dışarı çıktığımda, cezaevinde bulunduğum süre zarfında insanların hayatına dokunuşum da oldu. Cezaevine arkadaşlarımız geldiğinde, hepsi hüzünlü ve duygusal olarak çöküş durumunda oluyorlar. Onları motive etmek için ilk geldiklerinde sohbetlerimde söylediğim şu oluyordu; 'Okul okudun mu, ne mezunusun?' Kimisi lise terk oluyordu, cezaevinde bir şekilde kaydını yaptırması 'Ben de okul okuyorum' gibi teşvik etmeye çalıştım. Namaza başlatmak, kendim 15 yıldır sigara kullanmıyorum, sigarayı bırakmak gibi sohbetler ettik. 16 yılımı onurlu bir şekilde geçirdiğimi düşünüyorum. Cezaevinde bulunduğum süre zarfında hayatıma dokunan çok müdürlerimiz oldu. Onlar gerçekten, bizlerle iletişimlerinde, yaklaşımlarıyla bizi hayata bağladılar. Hayatıma en büyük dokunuşu olan da öğretmenim Korkmaz Çiftçi'dir. Bana her zaman 'Barış, sen buraların insanı değilsin. Senin okuman lazımmış' derdi. Okuduğum okulları hep 3.50 üstü not ortalaması ile onur öğrencisi olarak bitirdim. Şimdi özgürüm. Bundan sonraki hayatımda da şu anki okulumu da bitirdikten sonra çevreme faydalı, hayatımı idame etmek istiyorum. İstihdam sağlamak, çevremdeki gençlere iyi örnek olmak istiyorum" diye konuştu.
'MANEVİYAT ÇOK ÖNEMLİ'
Cezaevlerinin sağladığı kütüphane, eğitmen ve öğretmen gibi imkanlardan faydalanabilmenin kendisine büyük katkılar sağladığını belirten Lavas, "İnsan 10 metrekare yerde de özgürdür yeter ki idealleri olsun. 'Ben cezaevine girdim, burada öleceğim biteceğim' diye yakınmaktansa şunu düşünmeli; 'Ben burayı nasıl verimli bir hale getirebilirim.' Dışarı çıkma arzusu, sevdiklerine kavuşma arzusu çünkü ben izne bile çıktığımda yüzlerce insan karşılardı. Bu sevgi beni ayakta tuttu. Benim bu insanlara layık olmam gerekiyordu. Oradan düzgün bir şekilde çıkmam gerekiyordu. Babamı onurlandırmak, evladımı onurlandırmak, çocuğuma güzel bir örnek olmak için bu şekilde motive ettim kendimi hep. Cezaevinde bulunduğum süre zarfında bizi ayakta tutan zaten en başta ibadetlerimiz, maneviyat oldu. Çünkü psikolojik olarak çökük bir durumdasın, maneviyat çok önemli" dedi.