Dijital platformlarda yayımlanan satış ve kiralama ilanları ile bunlara ilişkin işlem, tahsilat ve kimlik bilgile-rinin vergi güvenliği amacıyla değerlen-dirilmesi amaçlanıyor. 5 Eylül 2026 ta-rihinde yürürlüğe giren 595 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, di-jital ortamlara ilişkin bilgi verme siste-minin kapsamını genişletiyor.q Bunun-la birlikte, yalnızca ilan vermek kendili-ğinden vergi borcu veya ceza doğurmaz.
Vergisel sonucun belirlenebilmesi için satışın gerçekleşip gerçekleşmediği, faa-liyetin gerçek niteliği, devamlılığı, ticari bir organizasyona dayanıp dayanmadığı ve elde edilen kazancın beyan edilip edil-mediği birlikte değerlendirilecektir. Yeni düzenlemenin temel etkisi, internet or-tamındaki ekonomik faaliyetlerin idare tarafından daha kapsamlı biçimde kar-şılaştırılabilmesine imkan sağlamasıdır. Bu nedenle, ikinci el eşya satan kişiler-den sosyal medya üzerinden sipariş alan işletmelere, ilan sitelerinde araç veya ta-şınmaz yayımlayanlardan dijital ortam-da hizmet sunanlara kadar farklı kullanı-cı grupları açısından doğru kayıt ve belge düzeni daha da önemli hale gelecektir.
Tebliğ ile getirilen düzenlemenin amacı
İnternet ilanları hakkında bilgi verme yükümlülüğü ilk kez 2026 yılında getiril-miş değildir. 31 Mayıs 2022 tarihinde ya-yımlanan 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanu-nu Genel Tebliği ile internet ortamında yayımlanan bazı ilanlara ilişkin sürek-li bilgi verme sistemi kurulmuştu.
Daha sonra 7524 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesin-deki yetki alanı; internet dahil dijital or-tamlardaki alım, satım, kiralama, ilan ve reklam faaliyetlerini kapsayacak biçim-de genişletildi. İlan bilgilerinin Gelir İda-resi Başkanlığına aktarılması ile kişi adı-na vergi tarh edilmesi aynı işlem değildir. İdarenin, vergiyi doğuran olayın gerçek-leştiğini ve tarhiyata esas alınacak matra-hı hukuken geçerli tespitlerle ortaya koy-ması gerekir.
Bir ilanın yayında bulunma-sı, ilandaki bedelin tahsil edildiğini veya ilanın mutlaka satışla sonuçlandığını tek başına göstermez. Tebliğ, yayımı tarihin-de yürürlüğe girmiştir. Ancak bu tarih, daha önce gerçekleştirilen ve o dönem-de yürürlükte bulunan vergi kanunları-na göre vergiyi doğuran faaliyetleri vergi dışı bırakmaz. Düzenleme, geçmişe etkili biçimde yeni bir vergi ihdas etmemekte; esas olarak bilgi toplama ve karşılaştırma altyapısını güncellemektedir.
Hangi bilgiler idareye bildirilecek?
Bildirimlerin içeriği, formatı, standar-dı, verilme süresi ve yöntemi Gelir İda-resi Başkanlığınca belirlenecek olup, 595 Sıra No.lu Tebliğ değerlendirilirken ka-nundaki yetki kapsamı ile 538 Sıra No. lu Tebliğ'in 4. maddesinde doğrudan dü-zenlenen aylık bildirim yükümlülüğünün birbirinden ayrılması gerekir. Kanunda erişim, içerik, yer ve sosyal ağ sağlayıcıla-rı dahil geniş bir aktör grubu sayılmış ol-sa da her aktörün aynı bilgileri bildireceği sonucu çıkarılamaz.
Taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hiz-metlerin alınması, satılması veya kiralan-masına yönelik verilen ilanların yayım-lanmasına aracılık eden hizmet ve sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcılar; takvim yılının her bir ayında gerçekleştirdikleri işlemlere ilişkin olarak, verilen hizmetin sağlandığı internet adres veya adresleri-ni, hizmet verilen gerçek ya da tüzel ki-şilere ait ad, soyad ve unvan ile mükelle-fiyet tespitine ilişkin bilgileri ve hizmet verilenler adına gerçekleştirilen taşınır, taşınmaz, mal ve hizmet satış ve kirala-ma işlemlerine ilişkin ilan bilgilerini Ge-lir İdaresi Başkanlığının sistemlerine bil-dirmek zorunda olacaktır.
Sonuç olarak
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla bir-likte ekonomik faaliyetlerin önemli bir bölümü artık internet ortamına taşınmış durumda. Ticaretin, hizmet sunumunun, araç ve taşınmaz kiralama ve satışlarının yanı sıra ikinci el eşya işlemleri ve sosyal medya üzerinden yapılan satışlar da diji-tal ortamda gerçekleştiriliyor.
Vergi idaresinin bu gelişmeler karşı-sında dijital platformlardan bilgi topla-ması ve farklı kaynaklardan elde edilen verileri karşılaştırması, kayıt dışılıkla mücadele açısından anlaşılabilir ve ge-rekli bir yaklaşım olarak değerlendirile-bilir. Ancak burada önemli olan, bilgi top-lama ile doğrudan vergilendirme arasın-daki hukuki sınırın korunmasıdır.
Bir kişinin internet ortamında ilan ver-mesi, tek başına onun ticari veya vergi-lendirilebilir bir faaliyet yürüttüğü an-lamına gelmez. Vergilendirmede işlemin gerçek mahiyeti, sürekliliği, ticari orga-nizasyon niteliği ve elde edilen gelirin ni-teliği esas alınmalıdır. Önümüzdeki dö-nemde Gelir İdaresi Başkanlığının dijital platformlardan elde ettiği bilgileri banka hareketleri, fatura ve e-belge kayıtları, ta-pu ve araç kayıtları ile diğer verilerle kar-şılaştırması daha da önem kazanacaktır. Dolayısıyla internet ortamında faaliyet gösteren kişi ve işletmeler açısından ka-yıt, belge ve beyan düzenine her zaman-kinden daha fazla dikkat edilmesi gere-ken yeni bir dönem başlamaktadır.
Yapılan düzenlemeyle vergi denetimi-nin sınırları klasik e-ticaret sitelerinin dışına taşınarak sosyal medya ve ikinci el platformlarını da kapsayacak şekilde ge-nişletildi. Kısacası, online satış ve kirala-ma işlemleri artık sadece dijital platform-ların değil, Maliye'nin de radarında.
Talha APAK