Anasayfa

Vergi Usul Kanununa Muhalefet Suçlarından Verilen Mahkümiyet Kararı Devlet Memurluğuna Engel Teşkil Eder mi?

657 sayılı Kanun, 213 sayılı Kanun ve Görüş yazıları birlikte ele alındığında 213 sayılı Kanunun 359'uncu maddesine muhalefet suçundan kaynaklı mahkümiyet Devlet memuriyetine engeldir.

Haber Giriş : 2026-09-24T14:00, Son Güncelleme 2026-09-21T10:25

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "genel ve özel şartlar" başlıklı 48'inci maddesinin birinci fıkrasının genel şartlar başlığı altında (A)/5 maddesine göre;

Türk Ceza Kanununun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmamak

Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlardan birisidir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlıklı 359'uncu maddesine göre;

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında 18 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

d) 03.01.2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257'nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

371'inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza 1/3 oranında indirilir.

Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza 1/2 oranında indirilir.

Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43'üncü maddesi uygulanır.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344'üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısında (T: 21.08.2026, S: E-74073113-045.01-403728);

"Nitekim 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesinin "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlığıyla düzenlendiği; ilgili personelin 10.07.2014 tarihinde Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan 18 ay 22 gün hapis cezasına mahküm edildiği ancak cezasının ertelendiği, söz konusu kararın 04.09.2014 tarihinde kesinleştiği, 22.01.2026 tarihinde ise yasaklanmış haklarının geri verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

1- Cezanın ertelenmesi kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından farklı olarak sanık bakımından hukuki sonuç doğurduğu,

2- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesi kapsamında verilen cezaların "kaçakçılık" suçu niteliğinde bulunduğu; "kaçakçılık" suçunun ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer aldığı,

3- Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının, Devlet memurluğuna engel teşkil eden nitelikli suçlar bakımından söz konusu engeli ortadan kaldırmayacağı düşünülmekte olup, anılan kişinin durumunun bu hususlar dikkate alınarak ilgili kurumca değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere; 213 sayılı Kanunun 359'uncu maddesi kapsamında verilen cezaların "kaçakçılık" suçu niteliğinde bulunduğu, "kaçakçılık" suçunun 657 sayılı Kanunun 48/A-5 bendinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer aldığı dikkate alındığında bu kapsamda mahkümiyet kararının devlet memurluğuna engel teşkil edeceği açıktır. Aynı minvalde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın görüşü (T: 25.08.2026, S: E-53773008-622.02- 16548126) bulunmaktadır. Görüşte, 213 sayılı Kanunun 359'uncu maddesi kapsamında verilen mahkümiyetin 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesinde yer alan "kaçakçılık" suçu kapsamında olduğu ve yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmiş olsa dahi Devlet memurluğuna engel teşkil ettiği mütalaa edildiği değerlendirilmiştir.

Memurlar.Net