Sayıştay denetçileri, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda ortaya çıkan ve 140-Kişilerden Alacaklar Hesabında izlenen kamu zararı alacaklarının bazı vergi dairelerince mevzuata aykırı şekilde muhasebeleştirildiğini belirledi. Bulguya göre, zarardan sorumlu tüm personelin kanunen zararın tamamından müteselsilen (zincirleme) sorumlu olması gerekirken, bazı vergi daireleri zararı sorumlu kişi sayısına bölüp her birini eşit ve sınırlı bir tutardan sorumlu tutmuş; bu uygulama aynı zamanda muhasebe kayıtlarında mükerrerliğe de yol açmış. Sayıştay, konunun 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarındaki denetim raporlarında da yer aldığını, ancak aynı uygulamanın 2025'te de sürdürüldüğünü kayda geçirdi.
Sayıştay'ın tespiti
Raporda konu şöyle anlatılıyor:
"Ancak yapılan incelemelerde, bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından kamu zararı alacaklarının sorumlu personel sayısına bölünmek suretiyle her bir personelin zarardan eşit miktarda sorumlu tutulduğu ve muhasebe kayıtlarında da sorumlu personel sayısı kadar tahsilat izleme dosyası açıldığı tespit edilmiştir."
Sayıştay, bu uygulamanın dayanağı olması gereken mevzuatı da raporda hatırlatıyor. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71'inci maddesine göre kamu görevlileri, kamu kaynaklarının hukuka uygun kullanılmasından sorumlu tutuluyor ve zararın geri ödenmesi sürecine "ilgililer" de dahil ediliyor. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluğu düzenleyen hükümlerine de atıf yapan Sayıştay, raporda şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, zarardan sorumlu kamu görevlileri ile birlikte ilgililerin de dahil edileceği ve tüm sorumluların söz konusu zarardan birlikte ve müteselsil sorumlu olacakları anlaşılmaktadır. Bu kapsamda müteselsil sorumluluk, tespit edilen ve hükme bağlanan kamu zararına sebebiyet veren sorumlular bakımından önem arz etmektedir."
Sayıştay, müteselsil sorumluluğun işlevini de şöyle açıklıyor:
"Kamu zararı alacağının sürüncemede kalmayıp bir an evvel tahsil edilebilmesini sağlayan müteselsil sorumluluk kavramı, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermelerini veya çeşitli sebeplerden dolayı aynı zararın tamamından zincirleme olarak birlikte sorumlu olmalarını ifade etmektedir. (...) Bu nedenle müteselsil sorumlulukta, kamu zararının buna sebebiyet veren sorumlulardan öncelikle hangisinden tahsil edilebilecekse ondan tahsil edilmesi amaçlanmaktadır."
Gelir İdresi Başkanlığının cevabı
Sayıştay'ın bulgusuna verdiği cevapta Gelir İdaresi Başkanlığı, sorunun esasen muhasebe birimlerinin işlemleri zamanında ve tam yapmamasından kaynaklandığını savunarak konuyu Muhasebat Genel Müdürlüğü'ne taşıdığını bildirdi. Raporda kurumun cevabı şöyle aktarılıyor:
"Kamu İdaresi cevabında, söz konusu bulguda yer alan tespitlerin daha ziyade muhasebe birimlerince yerine getirilmesi gereken işlemlerin zamanında ve tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıktığı, tahsilat izleme dosyalarının nasıl açılması gerektiği hususlarında muhasebe birimleri nezdinde hasıl olan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Muhasebat Genel Müdürlüğünden görüş talep edildiği, bulgu konusu hususa ilişkin olarak izlenecek usul ve esaslar hakkında gerekli açıklamaların Başkanlık teşkilatına iletildiği (...) ifade edilmiştir."
Dört yıldır aynı bulgu
Sayıştay, bu tespitin ilk kez yapılmadığının altını çiziyor:
"Bulgu konusu hususa 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporunda yer verilmiş olup, aynı uygulamaya 2025 yılında da devam edildiği anlaşılmıştır."
Rapor, sorunun pratik sonucunu da şu cümleyle özetliyor:
"Sonuç olarak, kamu zararı alacaklarının zarardan sorumlu olan personel sayısına bölünerek her bir personelin zararın tamamı yerine belli bir payından sorumlu tutulması, kamu zararı alacaklarında sorumluluk dağılımının hatalı uygulanmasına ve söz konusu alacakların zamanında ve tam olarak tahsil edilememesine sebebiyet vermektedir."
Böylece kamu zararına yol açan sorumlulardan tahsilat yapılabilecek en uygun kişiden değil, herkesten eşit ve sınırlı miktarda talep edilmesi, alacağın zamanında ve eksiksiz tahsilini güçleştiriyor.