Eğitim-Bir-Sen'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Yalçın, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırının ardından ilçeye giderek, okul yöneticileri, eğitim çalışanları, yaralanan öğrenciler ve aileleriyle görüştü.
Yalçın, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli ve Turgutlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Dincer ile bir araya gelerek istişarelerde bulundu.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığının hızlı hareket ederek psikoterapi çalışmalarını başlatmasının yerinde bir uygulama olduğunu belirtti.
Yalçın, "Bakanlık adına olayı tüm boyutlarıyla incelemek üzere görevlendirilen Bakanlık müfettişleri ve profesyonel ekiplere denk gelmek, acil müdahalede her geçen gün daha iyiye gidişe şahit olmak demektir. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin yanında durmayı, sürecin takipçisi olmayı ve gerekli katkıyı sunmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Manisa'da yaşanan olayların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, dijital risklerin yanında aile içi iletişimde yaşanan kopuklukların ve ebeveynlik sorumluluğunun zayıflamasının da çocukların davranışlarındaki tehlikelerin zamanında fark edilmesini güçleştirdiğini kaydetti.
Saldırılarda kullanılan silahlara aile veya yakın çevreden ulaşılabilmesinin, meselenin yalnızca okul kapısında başlayıp bitmediğini bir kez daha gösterdiğine işaret eden Yalçın, eğitim kurumlarında öğretmenlerin otoritesini ve mesleki hareket alanını güçlendirecek düzenlemeler yapılması gerektiğinin altını çizdi.
- "Okul güvenliği geçici çözümlerle değil, süreklilik arz eden istihdam modeliyle sağlanmalı"
Okulların güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Toplum Yararına Program kapsamında personel istihdam edilmesinin önemli bir adım olduğunu belirten Yalçın, "Ancak okul güvenliği geçici çözümlerle değil, okulu, öğrenciyi ve eğitim ortamını tanıyan, süreklilik arz eden bir istihdam modeliyle sağlanmalıdır. Personelin ücret ve özlük hakları iyileştirilmeli, okul güvenliği, öğrenciyle iletişim ve eğitim ortamının gerektirdiği diğer alanlarda sürekli eğitimlerle yeterlilikleri artırılmalıdır. Mevcut model dönemsel olmaktan çıkarılarak kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır." ifadelerini kullandı.
Değişen toplum yapısının, sosyal medyanın ve kirli dijital içeriklerin, dizi, film ve benzeri yapımlardaki özensizliklerin çocuklar ve gençler açısından yeni risk alanları oluşturduğunu aktaran Yalçın, "Öğrencilere sunulan rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Rehberlik hizmetlerinin kapasitesi artırılmalı, her okula rehber öğretmen normu verilmeli, öğrenci sayısına göre normlar artırılmalıdır. 12 yıllık zorunlu eğitim, özellikle son 4 yıl yeniden masaya yatırılmalı gelişen, değişen şartlar göz önüne alınarak gerekli düzenlemeler yapılmalıdır." değerlendirmesini yaptı.