Anasayfa

Alkin, dünyanın en etkili 13'üncü ekonomisti seçilmişti. Gerçek neydi?

Yazar Yıldıray Oğur, fon soruşturmasında tutuklanan Prof. Dr. Emre Alkin ile Prof. Dr. Kerem Alkin'in kariyerini bugünkü köşesinde ele aldı. Oğur, Emre Alkin'i "dünyanın en etkili 13'üncü ekonomisti" seçen sitenin izini sürdüğünde karşısına Lefkoşeli bir rapçinin çıktığını yazdı; kardeşlerin akademik yükselişini "nepobaby" kariyerlerine örnek gösterdi.

Haber Giriş : 2026-09-24T14:09, Son Güncelleme 2026-09-24T14:11

Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, 24 Eylül 2026 tarihli köşe yazısında Tera ve fon soruşturması kapsamında tutuklanan Emre ve Kerem Alkin kardeşleri yazdı. Soruşturmada Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile birlikte Emre Alkin, Kerem Alkin, Alper Öztürk ve Serdar Turhan tutuklanmıştı.

Oğur, yazısına "Dünyanın en etkili 13'üncü ekonomistinin Mali Şube'de ne işi vardı?" başlığını verdi.

"En etkili ekonomist" listesinin arkasından rapçi çıktı

Oğur'un anlattığına göre, 2020 yılında Altınbaş Üniversitesi'nin resmi hesabından, dönemin rektör yardımcısı Emre Alkin'in Richtopia adlı bir sitenin listesinde dünyanın en etkili 100 ekonomisti arasında 13'üncü olduğu duyuruldu.

Oğur, bugün kapanmış olan sitenin arşiv kayıtlarına baktığını belirtti. Yazara göre listede Alkin, Dani Rodrik, Ben Bernanke, Larry Summers ve Nobel ödüllü Robert Shiller'in önünde yer alıyordu.

Oğur'a göre sıralamanın sırrı listenin tam adındaydı: Bu, dünyanın en iyi ekonomistleri değil, "internetteki en etkili ekonomistler" listesiydi. Oğur, sıralamada akademik yayın ve atıfların değil; sosyal medya takipçisi, etkileşim, Google aramaları ve LinkedIn görünürlüğü gibi ölçütlerin esas alındığını yazdı.

Yazar, sitenin bir kuruma değil Derin Çağ adlı genç bir Kıbrıslı Türk'e ait olduğunu aktardı. Oğur'un aktarımına göre Çağ'ın ekonomi eğitimi yok, Londra'da müzik işletmeciliği okumuş ve bugün "En Derin" adıyla rap yapıyor. Oğur, Emre Alkin'in bu sıralamayı Türkçe ve İngilizce resmi biyografisine eklediğini de hatırlattı.

Babalarının fakültesinde asistanlık, babalarının dostu danışman

Oğur, yazısının ikinci bölümünde kardeşlerin akademik kariyerini ele aldı. Yazara göre Emre ve Kerem Alkin, babaları Prof. Dr. Erdoğan Alkin'in önde gelen hocaları arasında bulunduğu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu. Kerem Alkin 1987'de, Emre Alkin 1991'de mezun olur olmaz aynı fakülteye asistan olarak girdi.

Oğur, iki kardeşin yüksek lisans ve doktora tezlerinde danışmanın aynı kişi olduğunu, bu ismin de babalarının oda arkadaşı ve yakın dostu Prof. Dr. Ali Özgüven olduğunu yazdı.

Oğur'un yazısında kardeşlerin unvan takvimi şöyle yer aldı:

Kerem Alkin: Doktoradan 6 ay sonra 28 yaşında yardımcı doçent, 33 yaşında doçent, 38 yaşında profesör.

Emre Alkin: 1996'da doktorayı bitirdikten bir yıl sonra 27 yaşında doçent, 32 yaşında profesör.

Oğur, Emre Alkin'in resmi biyografisine göre doçentlik unvanını 1997'de askerliğini MSB'de yedek subay olarak yaparken aldığını aktardı.

"Doçentlik öncesi tek makale"

Oğur, Emre Alkin'in doçentlik öncesi yayın listesinde yalnızca 1994'te Banka ve Ekonomik Yorumlar dergisinde yayımlanan bir makale göründüğünü, o derginin danışma kurulunda da babası Erdoğan Alkin'in bulunduğunu yazdı. Yazara göre sonraki yayınlar da sınırlı sayıda ve Türkiye merkezli dergilerde.

Oğur, Kerem Alkin'in yayın listesinin daha da zayıf olduğunu, tüm kariyerinde bir hakemli makale ve iki kitap bulunduğunu ileri sürdü.

183 makale, neredeyse tek yazar

Oğur'un dikkat çektiği bir diğer konu, Emre Alkin'in akademik özgeçmişinde öne çıkan Tomorrow's Affairs adlı yayın oldu. Yazara göre Alkin'in burada 183 İngilizce makalesi görünüyor; ancak Tomorrow's Affairs akademik bir iktisat dergisi değil, güncel siyaset ve ekonomi yorumları yayımlayan bir internet sitesi. Oğur, Alkin'in sitenin neredeyse tek yazarı olduğunu ve yayının arkasında bir İtalyan ile bir Türk ortağa ait İsviçre merkezli bir finans şirketi bulunduğunu yazdı.

Oğur bu tabloyu, kardeşleri "nepobaby" olarak nitelendirerek özetledi ve Türkiye'deki üniversitelerde görülen, nüfuzlu ebeveyn desteğiyle kurulan kariyerlere örnek gösterdi.

Kamuda art arda gelen görevler

Oğur, kardeşlerin 2015'ten itibaren AK Parti iktidarına yakınlaştığını ve Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi üyeliğine getirildiğini yazdı. Yazıda Kerem Alkin'in 2014-2016 arasında Nişantaşı Üniversitesi rektörlüğünün ardından üstlendiği görevler şöyle sıralandı:

2016-2018: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İnternet Geliştirme Kurulu Üyesi

2017-2018: Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi

2018-2020: Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri

2020-2021: Halkbank Yönetim Kurulu Üyesi

2021-2024: Türkiye'nin OECD Nezdinde Daimi Temsilcisi

2025: Dışişleri Bakanlığı'ndan emeklilik

Oğur'a göre Emre Alkin ise 2011-2021 arasında Altınbaş Üniversitesi'nde rektör yardımcılığı yaptı, ardından Doğa Sigorta'da yöneticilik ve Doğa Sigorta'nın kurduğu Topkapı Üniversitesi'nde rektörlük görevine geldi. Doğa Sigorta'nın Tera'ya geçmesiyle iki kardeş Tera'da da yöneticilik görevleri üstlendi; Kerem Alkin aynı üniversitede İletişim Fakültesi dekanı oldu.

"Tasfiyede aparat olarak kullanıldılar"

Oğur, yazısının siyasi değerlendirme bölümünde AK Parti'nin ilk dönem ekonomi kadrolarını hatırlattı. Yazara göre Mehmet Şimşek, Ali Babacan, Erdem Başçı ve İbrahim Turhan gibi uluslararası piyasalarda ve akademide karşılığı olan isimler 2014'ten sonra "liberal, faizci, dış güçlerin adamı" gibi ithamlarla tasfiye edildi. Oğur, Alkin kardeşlerin bu tasfiyede rol alarak "yerli ve milli" ekonomi kadrolarına katılan fırsatçı isimler arasında olduğunu savundu.

Oğur, bu söylemin son on yılda söz konusu isimlere pek çok kapı açtığını, ancak kriz büyüyünce hikayenin Mali Şube'de bittiğini yazdı.

Savunmaya "ilk doğru" yorumu

Oğur, kardeşlerin savcılıktaki savunmasına da değindi. Yazara göre Alkin kardeşler savcılara sermaye piyasasını çok iyi bilmediklerini söyleyerek kendilerini savundu. Oğur bu savunmayı "Belki de uzun süredir söyledikleri ilk doğru bu" sözleriyle yorumladı ve bu bilgisizliğin, bir portföy şirketinin yönetimine girmelerine engel olmadığını vurguladı.

Oğur, yazısını suçun yalnızca bu iki kardeşin üzerine bırakılabileceği uyarısıyla bitirdi; krizde adı henüz anılmayan pek çok kişi bulunduğunu belirtti.

Alkin kardeşlerin veya avukatlarının, Oğur'un yazısındaki iddialara ilişkin bir açıklaması henüz bulunmuyor.

Memurlar.Net