Anasayfa

Harp okulunda geçen süre sigortalılık başlangıcı sayılır mı?

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Deniz Harp Okulunda 4 yıl öğrenim gördükten sonra okulu tamamlamadan ayrılan vatandaşın, bu sürenin sigortalılık başlangıcında ve hizmet süresi hesabında dikkate alınması talebini reddetti. Kurum, harp okullarında geçen öğrencilik süresinin ancak okulun başarıyla bitirilmesi halinde fiili hizmetten sayılabileceğine hükmetti.

Haber Giriş : 2026-09-25T00:05, Son Güncelleme 2026-09-24T15:01

Harp okullarında askeri öğrenci olarak bulunan ancak çeşitli nedenlerle okulu tamamlayamayan kişilerin, bu dönemi emeklilik hesabında değerlendirip değerlendiremeyeceği sorusuna KDK'dan net bir cevap geldi. 01/09/1994-01/09/1998 tarihleri arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığında askeri öğrenci olarak öğrenim gören, ancak okulu bitirmeden ayrılan başvuran, bu sürenin sigorta başlangıcı ve hizmet süresi olarak kabul edilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvurdu. SGK'nın talebi reddetmesi üzerine 13/04/2026 tarihinde KDK'ya şikayette bulunan başvuranın talebi, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 23/09/2026 tarihinde verilen kararla (Başvuru No: 2026/9673) reddedildi.

SGK: Okulu bitirmeyenin süresi sayılmaz

SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, KDK'ya gönderdiği cevabi yazıda harp okullarında Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan askeri öğrencilerin 18 yaşını doldurduktan sonra geçen sürelerinin fiili hizmetten sayılabilmesi için okulu başarıyla tamamlamalarının şart olduğunu bildirdi. Kurum, bu yöndeki uygulamasını Ankara 2. İdare Mahkemesinin 28.02.2002 tarihli (E.2001/423, K.2002/258) ve Ankara 1. İdare Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli (E.2020/258, K.2020/2595) emsal kararlarına dayandırdı.

Öğrenciyken iştirakçi, ayrılınca "hiç bulunmamış" sayılıyor

KDK kararında, başvuranın okulda bulunduğu dönemde yürürlükte olan 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga hükümleri tek tek ele alındı. Buna göre:

Mülga 12'nci maddenin (II) işaretli fıkrasının (j) bendiyle harp okullarında okuyan askeri öğrenciler Emekli Sandığı iştirakçisi sayılıyordu.

Mülga 15'inci maddeyle bu öğrencilerin harçlıkları ile teğmen aylığı arasındaki farkın keseneği, öğrenciler adına kurumlarınca ödeniyordu.

Mülga 31'inci maddenin 7'nci fıkrasında ise okulu tamamlamadan ayrılanların burada geçen öğrenim sürelerinin fiili hizmet müddetinden sayılmayacağı açıkça düzenleniyordu.

Mülga 87'nci maddenin (l) bendiyle de eğitimini tamamlamadan ayrılanların keseneklerinin iade edileceği hükme bağlanmıştı.

KDK, bu hükümleri birlikte değerlendirerek şu tespiti yaptı:

"Harp Okullarında okuyan askeri öğrenciler 5434 sayılı Kanun uyarınca her ne kadar öğrencilik süreleri boyunca iştirakçi sayılmakta ve bunlar adlarına prim ödemesi yapılmaktaysa da söz konusu iştirakçiliğe bağlı fiili hizmetlerin ve bu fiili hizmete bağlı hakların kazanılması ancak okulların tamamlanmasıyla gerçekleşmektedir."

Kurum, okulu bitirmeden ayrılanların keseneklerinin kendilerine iade edildiğini, yani hizmetlerinin tasfiye edildiğini hatırlatarak bu kişilerin 5434 sayılı Kanun kapsamında "hiç bulunmamış hale" geldiğini vurguladı. Kararda, "Harp Okulunu tamamlamayanların bu okullarda geçen öğrencilik sürelerinin sigortalı hizmet süresi olarak kabul edilemeyeceği ve bu okullarda geçen süreleri nedeniyle sigortalılık başlangıcından söz edilemeyeceği açıktır" ifadesine yer verildi.

Daha önce de aynı yönde karar verilmişti

KDK, kararında benzer nitelikteki önceki bir başvuruya da atıf yaptı. Kurumun 08.08.2024 tarihli ve 2024/2303 başvuru numaralı ret kararında, 2006-2009 yılları arasında harp okulunda öğrenci olan ve okulu tamamlamayan bir başvuranın öğrencilik süresinin de sigortalılık başlangıcı ile sigortalılık statüsünün belirlenmesinde esas alınamayacağına ve hizmet süresinden sayılamayacağına hükmedilmişti.

Kamu Denetçisi Abdullah Cengiz Makas'ın ret yönündeki önerisi doğrultusunda Kamu Başdenetçisi, SGK işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı.

SGK'ya "başvuru yollarını gösterin" önerisi

Talep esastan reddedilmekle birlikte KDK, SGK'nın işleyişine ilişkin bir eksikliğe de dikkat çekti. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirmede SGK'nın bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği, makul sürede karar verdiği ve başvurana makul sürede cevap verdiği belirtildi. Ancak başvurana verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği tespit edilerek, "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uygun davranılmadığı vurgulandı ve SGK'ya bu ilkeye uygun hareket etmesi önerildi.

Kararda, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 21'inci maddesi uyarınca ret kararının başvurana tebliğinden itibaren durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, varsa kalan süre içinde görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolunun açık olduğu hatırlatıldı.

Memurlar.Net - Özel