Sayıştay Başkanlığının TBMM'ye sunduğu Düzce Üniversitesi 2025 Yılı Denetim Raporu'nda, kamu görevlilerinin sendika üyeliğine ilişkin bir bulgu yer aldı. 4688 sayılı Kanun'un 15'inci maddesi sendika üyesi olamayacak kamu görevlilerini tek tek sayıyor. Maddenin (c) bendine göre Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşların yönetim kurulu üyeleri sendika üyesi olamıyor. Sayıştay'ın incelemesinde Düzce Üniversitesi Yönetim Kurulu üyesi 2 akademisyenin sendika üyesi olduğu tespit edildi. Üniversite, Anayasa Mahkemesinin aynı maddenin (d) bendindeki "fakülte dekanları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcıları" ibaresini iptal ettiğini ve üyeliklerin bu karara dayandığını savundu. Sayıştay bu savunmayı kabul etmedi. Bulgunun iptal edilen (d) bendiyle değil, yürürlükteki (c) bendiyle ilgili olduğunu belirterek itirazın geçerli bir dayanağı bulunmadığını vurguladı. Sayıştay'a göre bu iki akademisyenin sendika üyeliği, yönetim kurulunda görev yaptıkları süre boyunca Kanun'un 16'ncı maddesi uyarınca sona erdirilmeli.
Kanun: Yönetim kurulu üyeleri sendikaya üye olamaz
Sayıştay, konunun hukuki çerçevesini 4688 sayılı Kanun'un iki maddesiyle açıkladı.
Kanun'un "Sendika üyeliğinin kazanılması" başlıklı 14'üncü maddesi, kamu görevlilerine sendikaya üye olma konusunda serbestlik tanıyor. Bu serbestliğin istisnaları ise "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15'inci maddede sınırlı olarak sayılıyor. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre:
Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların yönetim kurulu üyeleri sendika üyesi olamaz.
Denetimde tespit edildi
Raporda Sayıştay'ın tespiti şu ifadelerle yer aldı:
"Denetimlerde, yönetim kurulu üyesi olup da kanunen sendikaya üye olamayacak 2 akademik personelin sendika üyesi oldukları tespit edilmiştir."
Raporda bu akademisyenlerin unvanları ve hangi sendikaya üye oldukları belirtilmedi.
Üniversite: Anayasa Mahkemesi 4688 sayılı Kanundaki yasağı kaldırdı
Düzce Üniversitesi, Sayıştay'a verdiği cevapta akademisyenlerin sendika üyeliğinin Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararına dayandığını savundu. Üniversitenin atıf yaptığı karar, 4688 sayılı Kanun'un 15'inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "fakülte dekanları, enstitü ve yüksekokulların müdürleri ile bunların yardımcıları" ibaresine ilişkin. Anayasa Mahkemesi bu ibarenin Anayasa'nın 13'üncü ve 51'inci maddelerine aykırı olduğuna hükmederek iptal etti. Böylece dekanlar, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile yardımcılarına getirilen sendika üyeliği yasağı kalktı.
Sayıştay: İptal edilen hüküm başka, yasak yürürlükte
Sayıştay, üniversitenin savunmasının bulguyla ilgisi olmadığını şöyle açıkladı:
"Ancak bulgu konusu yapılan husus idarenin belirttiği 4688 sayılı Kanun'un iptal edilen 15'inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alanlarla ilgili olmayıp anılan Kanun'un 15'inci maddesinin (c) bendinde yer alan 'Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların yönetim kurulu üyelerinin sendika üyesi olamayacakları' ile ilgilidir. Bu nedenle bahse konu itirazın geçerli bir dayanağı bulunmamaktadır."
Sayıştay'ın değerlendirmesine göre Anayasa Mahkemesi kararı yalnızca (d) bendindeki unvan yasağını kaldırdı. Yönetim kurulu üyelerine ilişkin (c) bendindeki yasak ise olduğu gibi yürürlükte. Bu nedenle bir akademisyen dekan olduğu için sendikaya üye olabilse de üniversite yönetim kurulunda görev yaptığı sürece sendika üyesi olamıyor.
Bu ayrım üniversiteler açısından önemli. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na göre üniversite yönetim kurulu, rektörün başkanlığında dekanlar ile senatonun seçtiği üç profesörden oluşuyor. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi kararıyla sendika üyesi olabilen dekanlar, üniversite yönetim kurulunun doğal üyesi oldukları için (c) bendindeki yasağa takılabiliyor.
Yönetim kurulu üyesinin sendika üyeliği sona erdirilmeli
Sayıştay, bulgunun sonucunda iki akademisyenin sendika üyeliğinin sona erdirilmesi gerektiğini belirtti:
"Sonuç olarak; yönetim kurulu üyesi olan personelin bu görevi sürdürdükleri dönem için 4688 sayılı Kanun'un 'Üyeliğin sona ermesi' başlıklı 16'ncı maddesi gereğince üyeliklerinin sona erdirilmesi gerekmektedir."
Sayıştay'ın ifadesine göre üyelik yalnızca yönetim kurulu görevi sürdüğü dönem için sona erdirilmeli. Yani bu kişiler yönetim kurulu görevleri bittikten sonra yeniden sendikaya üye olabilecek.