Anasayfa

Bazı akademisyenlerin özel şirketlerde yönetici olduğu tespit edildi

Sayıştay'ın 2025 yılı denetim raporuna göre İstanbul Üniversitesinde görev yapan bazı akademisyenler, üniversitedeki kadrolu görevleri sürerken özel şirketlerde müdür ve yönetici olarak görev aldı. Tespit, İstanbul Ticaret Odası kayıtları üzerinden yapılan incelemeyle ortaya çıktı. Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28'inci maddesindeki ticaret yasağının akademisyenlere de uygulandığını belirterek bu durumun hem mevzuata hem de kamu görevlilerinin etik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna vardı.

Haber Giriş : 2026-09-28T09:13, Son Güncelleme 2026-09-25T14:16

Sayıştay Başkanlığının TBMM'ye sunduğu İstanbul Üniversitesi 2025 Yılı Denetim Raporu'nda, akademik personelin ticari faaliyetlerine ilişkin bir bulgu yer aldı. Sayıştay denetçileri, İstanbul Ticaret Odası'ndan temin ettikleri kayıtları üniversite personel verileriyle karşılaştırdı. Bu incelemede bazı akademisyenlerin özel hukuk tüzel kişilerine ait şirketlerde müdür veya yönetici sıfatıyla görev yaptığı tespit edildi. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, bu kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde üniversite personeline 657 sayılı Kanun'un uygulanacağını öngörüyor. 657'nin 28'inci maddesi ise memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektiren faaliyette bulunmasını ve ticaret ve sanayi kuruluşlarında görev almasını yasaklıyor. Sayıştay, bu hükümler çerçevesinde akademisyenlerin şirketlerde müdür, yönetici veya benzeri görevler üstlenemeyeceğini vurguladı. Ayrıca bu durumun Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri'ndeki çıkar çatışması hükümlerine de aykırı olduğunu belirtti. Raporda şirket yöneticiliği yapan akademisyenlerin sayısı, unvanları ve şirketlerin faaliyet alanları yer almıyor. Üniversite, gerekli işlemlerin ilgili birimlerce yürütüleceğini ve sürecin Rektörlükçe takip edileceğini bildirdi.

İTO'dan kayıtlar alınıp, üniversite personel verileriyle karşılaştırıldı

Raporda tespit şu ifadelerle yer aldı:

"Üniversitede görev yapan bazı akademik personelin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine aykırı olarak ticari faaliyette bulundukları, özel hukuk tüzel kişilerine ait şirketlerde müdür/yönetici sıfatıyla görev aldıkları tespit edilmiştir."

Sayıştay, tespitin kaynağını da açıkladı. Buna göre inceleme, "İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından temin edilen veriler kapsamında" yapıldı ve akademisyenlerin ticari şirketlerde müdür, yönetici veya benzeri görevler üstlendiği bu veriler üzerinden belirlendi.

Yöneticilik yasağından, 657'nin 28'inci maddesi akademisyenlere de uygulanıyor

Sayıştay, akademisyenlerin neden 657 sayılı Kanun'a tabi olduğunu şöyle açıkladı. 2547 sayılı Kanun'un "Özlük Hakları" başlıklı 62'nci maddesi ve 2914 sayılı Kanun'un "Uygulanacak Diğer Kanun Hükümleri" başlıklı 20'nci maddesi, bu kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde üniversite personeline 657 sayılı Kanun'un uygulanacağını öngörüyor. Sayıştay'a göre bu nedenle 657'nin "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" başlıklı 28'inci maddesi akademik personel için de kıyasen uygulanıyor.

Raporda aktarıldığına göre 28'inci madde memurlara şu yasakları getiriyor:

-Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar.

-Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar.

-Ticari mümessil veya ticari vekil olamazlar.

-Kollektif şirkette ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar.

Sayıştay bu hükümlerden şu sonucu çıkardı:

"Mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, Üniversite akademik personelinin ticari şirketlerde müdür, yönetici veya benzeri görevler üstlenmeleri mümkün değildir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'na tabi şirketlerde tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunmalarının, şirket yöneticisi olarak görev almalarının yasak olduğu açıkça düzenlenmiştir."

Kamu personeli görevlerini yürütürken çıkar çatışmasından kaçınmalı!

Sayıştay, konuyu yalnızca ticaret yasağıyla sınırlı tutmadı. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'e göre kamu görevlileri, görevlerini yürütürken çıkar çatışmasına yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmak zorunda. Sayıştay, akademisyenlerin şirket yöneticiliğinin bu yükümlülükle de bağdaşmadığını belirtti.

Üniversite: Rektörlük takip edecek

İstanbul Üniversitesi, Sayıştay'a verdiği cevapta bulguya ilişkin gerekli işlemlerin ilgili birimlerce yürütüleceğini ve süreçlerin takibinin Rektörlük Makamınca sürdürüleceğini bildirdi.

Sayıştay'ın sonuç değerlendirmesi ise şöyle:

"Akademik personelin üniversitedeki asli görevleri devam ederken ticari şirketlerde yönetici pozisyonunda bulunmalarının mevzuata ve etik ilkelere aykırılık oluşturmaktadır."

Aynı üniversitede "hasta danışmanlığı" şirketleri

İstanbul Üniversitesi, Sayıştay'ın 2025 raporlarında öğretim üyelerinin şirketler üzerinden faaliyet yürüttüğü tespit edilen yedi üniversiteden biri. Üniversitenin döner sermaye raporunda, hastanede görevli bazı öğretim üyelerinin "hasta danışmanlığı" adı altında şirketler kurduğu ya da bu şirketler aracılığıyla hasta kabul edip muayene ve tedavi yaptığı tespit edildi. Bu gelirler döner sermayeye aktarılmadı. Aynı tespit Gazi, Ege, Dicle, Gaziantep, Kocaeli ve Ondokuz Mayıs üniversitelerinde de yer aldı.

Mevzuatın tanıdığı istisnalar

Sayıştay raporunda değinilmese de mevzuat, akademisyenlerin şirketlerle ilişkisine bazı istisnalar tanıyor. Bu özel kanunların en önemlisi 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu. Bu Kanun, öğretim elemanlarına üniversitelerinin izniyle teknoparklarda Ar-Ge amaçlı şirket kurma, kurulmuş şirketlere ortak olma ve bu şirketlerde yönetici olarak görev alma imkanı tanıyor. Raporda, tespit edilen şirketlerin teknopark şirketi olup olmadığı ve akademisyenlerin bu şirketlerde izinli olarak bulunup bulunmadığı belirtilmiyor. Ancak Sayıştay'ın tespiti, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında "müdür" veya "yönetici" sıfatıyla görünen akademisyenlere yönelik. Bu nedenle teknopark şirketi dışındaki bir şirkette yönetici olarak görev alan bir akademisyen, 28'inci maddedeki yasak kapsamında kalıyor.

Memurlar.Net - Özel