Anasayfa

Sayıştay: AYM iptal etmiş olsa da su idareleri memurlarına ikramiye ödenemez

Sayıştay Temyiz Kurulu, bir büyükşehir su ve kanalizasyon idaresinin memurlarına yılda iki kez ödediği ikramiyeyi kamu zararı saydı. Kurul, ödemenin dayanağı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Sayıştay yargısını bağlamadığına hükmetti.

Haber Giriş : 2026-09-30T10:01, Son Güncelleme 2026-09-29T15:55

Sayıştay Temyiz Kurulu, 03.12.2025 tarihli ve 58671 sayılı kararıyla, büyükşehir belediyesine bağlı bir su ve kanalizasyon idaresinde yaşanan ikramiye ödemesi uyuşmazlığında son noktayı koydu. İdare, 2012'de yürürlükten kaldırılan ikramiye hükmünü Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla yeniden canlanmış kabul etti. Bir memurun kazandığı davayı da emsal sayarak 323 memura 2015'ten itibaren yılda iki kez ikramiye ödemeye başladı. Sayıştay ise iptal kararının kaldırılan hükmü yeniden yürürlüğe sokmadığını, kanun koyucu yeni bir düzenleme yapmadıkça ödemenin mümkün olmadığını belirtti. Kurul, sorumluların karar düzeltme talebini reddederek tazmin hükmünü kesinleştirdi. Karar, Sayıştay Dergisinin Eylül 2026 tarihli 142. sayısında yayımlandı.

İkramiye hükmü 2012'de kaldırıldı

2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun 6'ncı maddesinin (d) bendi, su ve kanalizasyon idarelerinin genel kuruluna "yılda iki maaşı geçmemek üzere" ikramiye belirleme yetkisi veriyordu. Bu kanun, büyükşehirlerdeki su ve kanalizasyon idarelerinin tamamında uygulanıyor.

Söz konusu hüküm, 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 12'nin 2'nci fıkrasının (ğ) bendiyle yürürlükten kaldırıldı. Düzenleme 14.01.2012 tarihinden itibaren geçerli oldu. Bu tarihten sonra su idarelerindeki memurlara ikramiye ödenmesine son verildi.

AYM iptal etti, idare ödemeye yeniden başladı

Anayasa Mahkemesi, 666 sayılı KHK'nın ilgili hükmünü 27.12.2012 tarihli ve E.2011/139, K.2012/205 sayılı kararıyla oybirliğiyle iptal etti. Mahkemeye göre mali haklara ilişkin bu düzenleme 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında değildi ve Anayasa'nın 91'inci maddesine aykırıydı. Karar, 10.10.2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

İptal kararının ardından idarede görevli bir memur, ikramiye ödemesinin sürdürülmesini istedi. İdare bu talebi reddetti. Memur, idare mahkemesinde açtığı davayı kaybetti. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, memurun maddi kayıplarının başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine karar verdi.

Bu kararın ardından idarede görev yapan 323 memur da aynı kararı emsal göstererek ikramiye talep etti. İdare, açılacak davaları kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu değerlendirdi. Yargılama gideri ve vekalet ücreti ödememek için 01.06.2015 tarihli ve 152 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ikramiye ödemeye başladı.

Sayıştay: Kaldırılan hüküm kendiliğinden canlanmaz

Temyiz Kurulu, Anayasa'nın 153'üncü maddesine ve 6216 sayılı Kanun'un 66'ncı maddesine dayandı. Her iki düzenlemede de iptal kararlarının geriye yürümeyeceği hükme bağlanıyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir uygulamaya yol açamayacağı belirtiliyor.

Kurula göre, bir hükmü yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptal edilmesi, kaldırılan eski hükmü yeniden yürürlüğe sokmaz. Bu durumda ortaya çıkan hukuki boşluk ancak kanun koyucunun yapacağı yeni bir düzenlemeyle doldurulabilir. Kararda, yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece 657 sayılı Kanun'a tabi memurlara, yürürlükte olmayan 2560 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak ikramiye ödenemeyeceği vurgulandı. Kurul, kişi lehine verilmiş mahkeme kararlarının bulunmasının da bu sonucu değiştirmediğini belirtti.

"Münferit mahkeme kararları Sayıştay'ı bağlamaz"

Kararın dikkat çeken bir diğer yönü, idari yargı kararlarına ilişkin tespit oldu. Temyiz Kurulu, idare mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin münferit olaylarda verdiği kararların yalnızca ilgili uyuşmazlıkla sınırlı olduğunu belirtti. Bu kararların Sayıştay yargısı açısından bağlayıcılığı bulunmadığını ifade etti.

Kurul, yürürlükte olmayan bir hükme dayanılarak yapılan ödemelerin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71'inci maddesinde tanımlanan kamu zararına yol açtığına hükmetti. Sorumluların iddiaları reddedildi. 167 sayılı Ek İlamın 1'inci maddesindeki tazmin hükmünü onaylayan kararın düzeltilmesine yer olmadığına karar verildi.

Diğer su idareleri için emsal niteliğinde

2560 sayılı Kanun, İstanbul dışındaki büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerinde de uygulanıyor. Bu nedenle karar, benzer gerekçeyle memurlarına ikramiye ödeyen diğer idareler için de emsal niteliği taşıyor. Kararda idarenin adı ve kamu zararı tutarı belirtilmedi.

Memurlar.Net - Özel