Sosyal medyada son günlerde en çok konuşulan sağlık iddialarından biri deodorantlarla ilgili. Moleküler biyolog Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, X hesabından yaptığı paylaşımda deodorant kullanımının meme kanseri riskinde 4 kat artışla ilişkili olduğunu öne sürdü.
Paylaşım kısa sürede binlerce kez görüntülendi ve tartışma yarattı. Peki iddianın dayandığı çalışma gerçekte ne söylüyor?
Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu deodorant hakkında ne dedi?
Yılancıoğlu paylaşımında bir makaleye atıfta bulundu. Paylaşıma göre kanser hastalarının meme dokusundaki alüminyum seviyeleri, deodorant kullanımıyla orantılı olarak artıyor.
Yılancıoğlu, alüminyumun deneysel modellerde DNA hasarı verici, metastaz artırıcı ve östrojenik özellikler gösterdiğini de yazdı. Paylaşımın sonuna "Tıbbi tavsiye değildir, hekiminize danışın" notunu ekledi.
Paylaşım, "Dalton (@Outdoctrination)" adlı İngilizce hesabın 29 Eylül tarihli gönderisinin Türkçeye aktarılmış hali. İki paylaşımda da çalışmanın künyesi ve sınırlılıkları yer almıyor.
Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu kimdir, nereli ve hangi alanda çalışıyor?
Kaan Yılancıoğlu İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimine İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünde başladı, ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyolojik Bilimler bölümünde devam etti.
Yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Moleküler Biyoloji, Genetik ve Biyomühendislik Bölümünde tam burslu olarak tamamladı. Tezi, kolon kanseri hücrelerinde kemoterapötik moleküllerin tetiklediği hücre ölümü yolakları üzerineydi. Doktorasını da yine Sabancı Üniversitesinde biyoteknoloji alanında yaptı.
Doktora sırasında Toronto Üniversitesinde ilaç etkileşimleri ve çoklu ilaca dirençli bakteriler üzerine çalıştı. Doktora sonrası araştırmalarını Harvard Tıp Fakültesi ve Tufts Üniversitesinde sürdürdü.
Üsküdar Üniversitesinde Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcılığı ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Halen Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığı ile Kimya-Biyoloji Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevlerini yürütüyor. 2020'de doçent unvanını aldı.
Yılancıoğlu adli bilimler, adli genetik, moleküler biyoloji, biyoteknoloji, farmakoloji ve kanser biyolojisi alanlarında çalışıyor. GOSB Teknopark'ta kurulan SynVera İlaç AR-GE Medikal Biyoteknoloji şirketinin de kurucu ortakları arasında yer alıyor.
Deodorant ve meme kanseri çalışması: Innsbruck araştırması neyi inceledi?
Paylaşımdaki tablo, Avusturya'da Innsbruck merkezli bir ekibin 2017'de EBioMedicine dergisinde yayımladığı makaleden alınmış. Çalışmada 209 meme kanseri hastası kadın ile 209 sağlıklı kadının koltuk altı kozmetiği kullanım geçmişi karşılaştırıldı. Bu bilgi, kadınların kendi beyanlarına dayanıyor. Meme dokusundaki alüminyum ise 100 hastada ve 52 kontrol grubunda ölçüldü.
Deodorant meme kanseri riskini 4 kat artırıyor mu?
Rakam, çalışmanın genel sonucu değil, bir alt grubun sonucu. Risk artışı, 30 yaşından önce başlayarak günde birkaç kez kullandığını bildiren kadınlarda 3,88 kat olarak hesaplandı.
Ancak bu hesaplamanın güven aralığı çok geniş: 1,03 ile 14,66 arası. Alt sınırın 1'e bu kadar yakın olması, bulgunun istatistiksel olarak sınırda kaldığını gösteriyor. Yani günde bir kez ya da yetişkinlikte deodorant kullanmaya başlayan kadınlar için "4 kat risk" denmiyor.
Meme dokusunda alüminyum birikiyor mu?
Paylaşımda alüminyumun kullanımla orantılı arttığı vurgulanıyor. Çalışmaya göre ise alüminyum hem hasta hem sağlıklı kadınların meme dokusunda bulundu. Hastalarda medyan değer daha yüksekti: 5,8'e karşı 3,8 nmol/g.
Yazarlar sonuçlarını temkinli yorumladı. Makalede, sık kullanımın meme dokusunda alüminyum birikimine yol açabileceği belirtiliyor. Bulguların kullanım, dokudaki alüminyum ve meme kanseri arasında bir ilişkiye işaret ettiği ifade ediliyor; neden-sonuç ilişkisi kurulmuyor.
Deodorant ve kanser çalışması neden kesin kanıt sayılmıyor?
Uzmanlar bu tür araştırmaları değerlendirirken üç noktaya dikkat çekiyor:
Vaka-kontrol tasarımı: Bu yöntem neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz, yalnızca iki durum arasında ilişki olup olmadığını gösterir.
Hatırlama yanlılığı: Kanser teşhisi konmuş bir kişi, geçmiş alışkanlıklarını sağlıklı bir kişiden farklı hatırlayabilir.
Ölçüm zamanı: Alüminyum teşhisten sonra ölçüldü. Tümör dokusunun alüminyumu farklı biriktirmesi de bir açıklama olabilir.
Alüminyum DNA hasarı ve metastaza yol açıyor mu?
Paylaşımdaki "DNA hasarı, metastaz, östrojenik etki" ifadeleri, insan çalışmalarından değil laboratuvar deneylerinden geliyor. Örneğin bir çalışmada alüminyum klorürle uzun süre kültüre edilen normal fare meme hücreleri, farelere enjekte edildiğinde tümör ve metastaz oluşturdu.
Bu bulgular konunun araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor. Ancak hücre ya da hayvan deneyinde görülen bir etki, günlük kullanımda insanda aynı sonucu doğurduğu anlamına gelmiyor.
Deodorant kansere neden olur mu? Kanser kurumlarının açıklaması
ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI), bu ürünlerin kullanımını meme kanseri gelişimine bağlayan bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirtiyor. Kurum ayrıca, 2014 tarihli bir derlemenin de alüminyumlu ürünlerin riski artırdığına dair net kanıt bulamadığını hatırlatıyor.
Amerikan Kanser Derneği de daha büyük ölçekli bir çalışmaya dikkat çekiyor. 2002'de meme kanserli 813 kadın ile hastalığı olmayan 793 kadının karşılaştırıldığı bu çalışmada, antiperspirant, deodorant kullanımı ya da koltuk altı tıraşıyla risk arasında ilişki bulunmadı.
Alüminyumlu antiperspirantlar güvenli mi?
Konuyu tamamen kapanmış saymak da doğru değil. 2023'te yayımlanan bir sistematik derlemeye göre bu konudaki altı çalışma tutarlı sonuç vermedi. Derlemede, klinik çalışmaların geriye dönük, küçük örneklemli ve kısa takipli olduğu vurgulandı.
Derleme yazarları buna rağmen ihtiyat ilkesi gereği alüminyumlu antiperspirantlardan kaçınmanın daha iyi olacağı sonucuna vardı. Yani mevcut veriler zarar olduğunu kanıtlamıyor, ancak bazı araştırmacılar önlem olarak bu ürünlerden uzak durulmasını öneriyor.
Deodorant ile antiperspirant arasındaki fark nedir?
Tartışmada gözden kaçan önemli bir ayrım var. Alüminyum, terlemeyi engelleyen "antiperspirant" ürünlerde bulunuyor. Yalnızca kokuyu önleyen klasik deodorantlarda ise genellikle alüminyum yok.
Aynı 2023 derlemesinde de alüminyum içermeyen deodorantların meme kanseriyle ilişkilendirilmediği belirtiliyor. Paylaşımlarda iki ürün grubu için genel olarak "deodorant" ifadesinin kullanılması, iddiayı olduğundan geniş gösteriyor.
Alüminyumsuz deodorant nasıl anlaşılır?
Kaygı duyan kullanıcılar ürün etiketine bakarak seçim yapabilir. Ambalajında "antiperspirant", "terlemeyi önler" ya da "48 saat ter koruması" gibi ifadeler bulunan ürünler genellikle alüminyum tuzu içerir. İçerik listesinde "aluminum chlorohydrate" veya "aluminum zirconium" gibi bileşenler de alüminyumlu olduğunu gösterir.
Ancak "alüminyumsuz" etiketi tek başına yeterli bir güvence değil.
"Alüminyumsuz" deodorantta potassium alum neden önemli?
Piyasada "doğal", "kristal deodorant" ya da "alüminyum içermez" diye satılan birçok ürünün içerik listesinde "potassium alum" yazıyor. Bu madde, halk arasında şap ya da deodorant taşı olarak bilinen potasyum şapı.
Potasyum şapı kimyasal olarak bir alüminyum tuzu: Potasyum alüminyum sülfat. Deodorant kristalleri bu maddenin katılaştırılmış halinden oluşuyor.
Bu ürünlerdeki "alüminyumsuz" ifadesi çoğu zaman yalnızca klasik antiperspirant etken maddelerinin kullanılmadığı anlamına geliyor. Yani ürün "aluminium chlorohydrate" içermeyebilir, ama yine de alüminyum barındırabilir.
Almanya Risk Değerlendirme Enstitüsü ne diyor?
İsviçre kamu yayıncısı SRF'nin haberinde konuşan Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BfR) uzmanı Ariane Lenzner, şapın yalnızca farklı bir alüminyum tuzu türü olduğunu söyledi. Lenzner'e göre bu madde, klasik deodorantlardaki alüminyumla aynı şekilde etki ediyor.
Aynı haberde görüşü alınan bir doğal kozmetik üreticisi ise içerdiği alüminyumu ayrıca belirtmemenin sektörde yaygın bir uygulama olduğunu savundu. Üretici, bugüne kadarki bilgilere göre deri yoluyla çok az alüminyum emildiğini de ekledi.
Bazı üreticiler, şaptaki alüminyumun büyük bir molekülde bağlı olduğunu ve deriden emilemeyecek kadar büyük olduğunu öne sürüyor. Bu görüş ise bağımsız kurumlardan çok üreticilerin açıklamalarına dayanıyor.
Alüminyumsuz deodorantlarda başka bir tuzak: Perlit
Alman tüketici dergisi Öko-Test, bu yıl yaptığı testte 30 alüminyumsuz deodorantı inceledi. Laboratuvar, alüminyumsuz olarak satılan bir üründe normal izlerin üzerinde alüminyum tespit etti.
Öko-Test, bunun nedeninin volkanik kayadan elde edilen ve silisyum, potasyum, sodyumun yanı sıra alüminyum oksit içeren perlit adlı mineral olabileceğini öne sürdü. Ürünün "%0 alüminyum tuzu" ifadesi taşıdığını, bunun da hiç alüminyum içermediği izlenimi verebileceğini belirtti.
Deodorant etiketinde hangi maddelere dikkat edilmeli?
Alüminyumdan tamamen uzak durmak isteyen kullanıcıların içerik listesinde şu ifadelere dikkat etmesi gerekiyor:
-Aluminum chlorohydrate
-Aluminum zirconium
-Potassium alum veya alum
-Ammonium alum
-Aluminium potassium sulfate
Bu maddelerin hiçbirini içermeyen ürünler terlemeyi engellemez, yalnızca koku kontrolü sağlar.