Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 1 23/09/2026 tarih ve2026/19210-S.26.26226 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; çalışan bireylerin eğitimlerini sürdürebilmelerini kolaylaştıracak şekilde Açık Öğretim Ortaokulu'nda uygulanan mevcut tek tip dönem esaslı sistem yerine, derslerin bireysel olarak tamamlanıp hazır olunduğunda sınava girilebileceği esnek bir eğitim ve sınav modelinin geliştirilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
7. Başvuru; Açık Öğretim Ortaokulunda uygulanan dönem esaslı sınav sistemi yerine, öğrencilerin dersleri bireysel olarak tamamlayarak hazır olduklarında sınava girebilmelerine imkan sağlayacak daha esnek bir sınav modelinin oluşturulması talebine ilişkindir.
8. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Açık Öğretim Ortaokulunun, eğitimlerini çeşitli nedenlerle tamamlayamamış bireylerin öğrenimlerini sürdürmelerine ve bir üst öğrenim kademesine devam etmelerine imkan sağlayan, öğrencilerin yaşam koşulları ve bireysel ihtiyaçlarını dikkate alan esnek bir eğitim yapısına sahip olduğu anlaşılmıştır.
8.1. 2.10.2024 tarihli ve 32700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinin birinci fıkrasında, açık öğretim kurumlarının Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda "fırsat eşitliğine dayalı" ve "hayat boyu öğrenme anlayışıyla" işlevini yerine getireceği; 6'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise eğitimlerini çeşitli nedenlerle tamamlayamayanların eğitimlerini tamamlamalarını sağlamanın açık öğretim kurumlarının amaçları arasında olduğu düzenlenmiştir.
8.2. Söz konusu hükümler uyarınca açık öğretim sistemindeki esnekliğin, öğrencilerin eğitimlerini tamamlamalarını kolaylaştıracak ve fırsat eşitliğini koruyacak şekilde sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir. Nitekim mevcut uygulamada öğrencilere bir sınav döneminde en fazla dokuz dersten sınava girme imkanı tanınmakta, eğitim öğretim yılı içerisinde üç sınav dönemi uygulanmakta ve öğrenciler üst sınıflara ait derslerden de sınava girerek öğrenimlerini hızlandırabilmektedir. Ayrıca öğrencilerin kendilerine tanımlanan bütün derslerden aynı dönemde sınava girmeleri zorunlu olmayıp, hazırlık durumları ve kişisel koşulları doğrultusunda sınavlara katılabilmeleri mümkündür.
8.3. Bu yönüyle mevcut sistemin, öğrencilerin bireysel çalışma koşullarını dikkate alan bir esneklik sağladığı ve birden fazla dersi aynı sınav döneminde tamamlayabilmelerine imkan vererek eğitimlerini mümkün olan en kısa sürede bitirmelerini desteklediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, başvuran tarafından önerilen her ay bir dersten sınava girilmesi modelinin, öğrencinin dersleri tamamlama sürecini kendi tercihine göre daha uzun bir zamana yayabilmesine yol açabileceği ve aynı zamanda sınavların farklı tarihlerde gerçekleştirilmesi nedeniyle ölçme ve değerlendirmede birlik, sınav güvenliği, soru kapsamı ve güçlük düzeylerinin denkliği ile sınav merkezi ve personel planlaması bakımından ilave güçlükler doğurabileceği değerlendirilmiştir.
8.4. Bu nedenle, başvuranın önerdiği modelin yalnızca bireysel çalışma bakımından daha fazla esneklik sağlamasının, Yönetmeliğin 5'inci maddesinde öngörülen fırsat eşitliği ve hayat boyu öğrenme ilkeleri ile 6'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan eğitimlerin tamamlanmasını sağlama amacı bakımından mevcut sisteme göre daha uygun bir yöntem olduğu sonucunu doğurmayacağı değerlendirilmiştir. Aksine, mevcut sistemin öğrencilerin eğitimlerini daha kısa sürede tamamlamalarına ve ülke genelinde sınavların eşit, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine daha elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
9. Bu itibarla; Açık Öğretim Ortaokulunda uygulanan mevcut sınav sisteminin Yönetmeliğin 5'inci ve 6'ncı maddelerinde belirlenen amaç ve ilkelerle uyumlu olduğu, başvuran tarafından önerilen her ay bir dersten sınava girilmesi modelinin ise söz konusu amaçların gerçekleştirilmesi bakımından mevcut sisteme göre daha uygun ve gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
VII. KARAR
-Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
-Kararın, BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
-Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 23/09/2026 tarih ve2026/19210-S.26.26226 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
Ahmet KANDEMİR