Anasayfa

Fon soruşturmaları: Memur ya memurluk yapmalı ya ticaret

Fon soruşturması memurların şirket ortaklığını tartışmaya açtı. 657 sayılı Kanun'un 28. maddesi anonim ve limited şirket ortaklığını yasaklamıyor.

Haber Giriş : 2026-10-07T14:00, Son Güncelleme 2026-10-06T15:21

Sermaye piyasasındaki fon soruşturması, kamu personel rejimindeki eski bir sorunu yeniden gündeme getirdi. Bir bakanlığın mali hizmetlerinden sorumlu üst düzey yöneticisi, görevi sürerken ortağı olduğu şirket üzerinden yarım milyar liralık bir devralma yapabildi. Bunu mümkün kılan düzenleme bireysel bir kusurdan çok yapısal bir boşluğa işaret ediyor.

Fon soruşturması neyi ortaya çıkardı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı eski Strateji Geliştirme Başkanı İhsan Çimen 3 Ekim 2026'da tutuklandı. Çimen, Mart 2026'ya kadar Bakanlığın bütçe, mali yönetim ve iç kontrol süreçlerinden sorumlu birimin başındaydı.

Kamuya açık kayıtlara dayandırdığı habere göre Çimen aynı dönemde Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un (TLY) yatırımcısıydı. Yüzde 95 ortağı olduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) merkezli Yucatan Investment, 11 Şubat 2026'da yaklaşık 512,7 milyon TL'ye Özerden Ambalaj'ın kontrolünü devraldı.

Bu bilgiler tek başına suçun kanıtı değil ve soruşturma sürüyor. Çarpıcı olan, yürürlükteki mevzuatın bir üst düzey bürokratın bu ölçekte şirket ortaklığına büyük ölçüde izin vermesi.

657 sayılı Kanun'un 28. maddesi neyi yasaklıyor?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesine göre memurlar, tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyette bulunamıyor, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamıyor. Ticari mümessil, ticari vekil, kollektif şirket ortağı veya komandit şirkette komandite ortak da olamıyorlar. Eşi ya da reşit olmayan çocuğu bu faaliyetlerde bulunan memur, durumu 15 gün içinde kurumuna bildirmek zorunda.

Ancak, madde anonim ve limited şirket ortaklığından söz etmiyor. Danıştay kararları ve Devlet Personel Başkanlığı görüşleri bu sessizliği serbestlik olarak yorumladı: memur limited şirkete ortak olabiliyor, ancak müdür olamıyor. Danıştay, Kanun'da yasaklayıcı hüküm bulunmadığı için bu ortaklığa disiplin cezası verilemeyeceğine hükmetti.

Sonuçta ölçüt, memurun şirkette yönetim ve temsil yetkisinin bulunup bulunmadığına indirgendi. Şirketin büyüklüğü, faaliyet alanı ve memurun kamudaki konumu hukuken önem taşımıyor.

"Pasif ortaklık" neden sorun yaratıyor?

Sermayesinin önemli bölümü bir memura ait olan şirketin kaderi, o memurun gündeminden uzak kalamaz. Yönetim kurulunda bir akrabanın ya da güvenilir bir tanıdığın oturması, gerçek karar merkezini değiştirmez.

Asıl sorun çıkar çatışması. Mevcut içtihada göre Tarım ve Orman Bakanlığı personeli tohum şirketine, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu çalışanı medikal firmaya, Milli Eğitim Bakanlığı personeli özel okula ortak olabiliyor. Görevde edinilen bilgi ve nüfuz, şirketin rekabet avantajına dönüşebiliyor.

Mal bildirimi şirket varlıklarını neden göstermiyor?

3628 sayılı Kanun kapsamında kamu görevlisi şirketteki payını bildiriyor. Şirketin kendi adına edindiği taşınmazlar, araçlar, iştirakler ve nakit varlıklar ise beyannamede yer almıyor.

Şirket ne kadar büyürse büyüsün, bildirimde görünen çoğu zaman yalnızca bir ortaklık payı. Son dönemdeki yolsuzluk soruşturmalarında, kamu görevlilerinin malvarlıklarını şirketler üzerinden tuttukları iddiaları sıkça gündeme geldi.

Fransa ve İngiltere'de kural ne?

Fransa'da memurun şirket kurması veya devralması, ayrıca bağımsızlığını zedeleyecek nitelikte çıkar edinmesi yasak. 2016 tarihli Deontoloji Kanunu, yasağı mevcut çıkarları elde tutmayı da kapsayacak biçimde genişletti. Hassas görevlerdeki yöneticiler finansal araçlarının yönetimini üçüncü kişiye devrediyor; denetimi Kamu Hayatında Şeffaflık Yüksek Otoritesi (HATVP) yapıyor.

İngiltere'de memurlar hisse senedine yatırım yapabiliyor. Buna karşılık kendileri, eşleri ve çocukları adına sahip oldukları ve görevleriyle bağlantılı payları kurumlarına bildirmek, kurumun elden çıkarma talimatına uymak zorunda.

İki ülkede de pay ile görev arasındaki ilişki sistematik biçimde izleniyor. Türkiye'de memur için ne kuruma beyan, ne izin, ne de elden çıkarma yükümlülüğü var. Beyan ve etik denetimin işlemediği bir düzende en açık ve denetlenebilir çözüm, doğrudan yasak.

28. maddede ne değişmeli?

Madde değiştirilmeli, memurların halka açık olmayan anonim ve limited şirketlere ortaklığı açıkça yasaklanmalı. Mevcut ortaklıklar için geçiş süresi tanınmalı; memur bu sürede ya payını devretmeli ya da memuriyetten ayrılmalı. Memurların ticaret ve kjazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağının hülle yoluyla delinmesine artık bir son verilmesi gerekiyor.

Borsada işlem gören hisseler ve yatırım fonları gibi bireysel tasarruf araçları yasağın dışında tutulabilir. Belirli bir oranın üzerindeki paylar ile denetim, düzenleme ve ihale gibi hassas görevlerdekilerin yatırımları beyan ve izin rejimine bağlanmalı. Görev alanıyla doğrudan ilgili sektörlerde yatırım ise tümüyle yasaklanmalı.

Mal bildiriminde, önemli paya sahip olunan şirketin aktif büyüklüğü ve başlıca varlıkları da yer almalı. Eş ve çocuklara ilişkin bildirim yükümlülüğü genişletilmeli ve gerçekten denetlenmeli. Kamu Görevlileri Etik Kurulu da çıkar çatışması kararlarını kamuoyuyla paylaşarak emsal birikimi oluşturmalı.

Memur mevzuatının reformunu kim üstlenecek?

Cumhurbaşkanının 29 Eylül 2026'daki talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu (DDK), yatırım fonu işlemleri ve denetim faaliyetleri hakkında inceleme başlattı. DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, görevlendirmenin ardından Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı. Hazırlanacak rapor, memurların şirket ortaklığını ve mal bildirimindeki boşluğu ayrı bir başlık olarak ele almalı.

Ancak rapor tek başına yetmeyecek; çünkü memur mevzuatına kimin yön vereceği günümüzde belli değil. Devlet Personel Başkanlığı kapatıldıktan sonra görevleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına bağlı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü arasında dağıldı. Bu iki yapıdan bugüne kadar kayda değer bir reform adımı çıkmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kendisi sadece 4688 sayılı Kanun kapsamında toplu sözleşme süreçlerinden sorumlu görüyor.

657 sayılı Kanun bir statü kanunu ve 28. maddenin amacı, memurun emeğini ve dikkatini kamu hizmetine vermesi. Kollektif şirket ortaklığını yasaklayıp yüz milyonlarca liralık sermaye şirketlerine ortaklığa izin vermek bu amaçla bağdaşmıyor. Ticaret yapmak isteyen memur için kapı açık olmalı; ama bu kapı kamu görevinden çıkış kapısı olmalı.

Memurlar.Net - Özel