Anasayfa

Firari Halk TV patronu Mahiroğlu'nun tüm şirketlerine el konuldu

Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu'nun tüm şirketlerine el konuldu, TMSF kayyum atandı. 14,4 milyon liralık rüşvet iddiası ve 17 gözaltı kararının ayrıntıları.

Haber Giriş : 2026-10-14T08:37, Son Güncelleme 2026-10-14T09:09

İstanbul'da 14 Ekim 2026 sabahı başlayan operasyon, Halk TV binasındaki aramayla sınırlı kalmadı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da bağlantılı olduğu belirlenen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğunu ve bu şirketlerin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığını açıkladı.

Soruşturmanın odağındaki isim, 1 yılı aşkın süredir yurt dışında bulunan ve hakkında yakalama kararı olan Mahiroğlu. Bu durum, aranan bir iş insanının ulusal yayın yapan bir haber kanalını nasıl yönetebildiği tartışmasını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

Mahiroğlu'na hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Başsavcılık, soruşturmanın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarıyla yürütüldüğünü bildirdi. Dosyada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri, gizli tanık beyanları ve şüpheli ifadeleri incelendi.

Açıklamadaki en çarpıcı iddia İzmir ayağıyla ilgili. Savcılığa göre Mahiroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri A.Ş.'nin kurulmasını sağladı, şirketin yönetimini kendi belirlediği kişilere bıraktı ve belediye ihaleleri üzerinden haksız kazanç elde edildi. Bu süreçte 14 milyon 464 bin liralık kayıt dışı rüşvet ödemesi yapıldığı, işlerin ihale bedelinin çok üzerinde fiyatlarla ödendiği ve gelirlerin Mahiroğlu'yla bağlantılı şirketlere aktarıldığı ileri sürüldü.

MASAK incelemesi de dikkat çekici rakamlar ortaya koydu. Mahiroğlu'nun ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacmi 30 milyar 352 milyon lirayı aştı. Şahsi hesaplarında ise 459 işlemle 1 milyar 62 milyon lira giriş, 564 işlemle 1 milyar 118 milyon lira çıkış tespit edildi. Savcılık ayrıca Mahiroğlu ve birinci derece yakınlarının hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferleri bulunduğunu, mal edinimiyle beyan edilen gelir arasında uyumsuzluk saptandığını öne sürdü.

Cafer Mahiroğlu'na yönelik operasyonda kaç kişi gözaltına alındı?

Soruşturmada 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 14 Ekim 2026 sabahı eş zamanlı operasyonlarda 11 kişi yakalandı. Kalanlardan dördünün yurt dışında, birinin cezaevinde olduğu belirlendi, bir kişi ise aranıyor. Gözaltı kararı verilenler arasında Mahiroğlu da yer alıyor.

Binada Mali Şube, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ile Terörle Mücadele (TEM) ekiplerinin arama yaptığı aktarıldı. Kanal programcısı Deniz Bayramoğlu, Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş'ın yayının sürmesi için kayyum heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını ve yayının durdurulduğunu duyurdu. TMSF'nin Halk TV'ye kayyum olarak yazar İbrahim Paşalı'yı görevlendirdiği bildirildi.

Mahiroğlu ne zamandan beri aranıyor?

Mahiroğlu'nun adı yargı dosyalarına ilk kez Haziran 2025'te girdi. Başsavcılık o dönem yakalama kararının, iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesinin ardından çıkarıldığını açıklamıştı. Aktaş hakkında suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek ve malvarlığını aklamak suçlamalarıyla soruşturma yürütülüyordu.

Başsavcılığın son açıklamasında da Mahiroğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik ayrı soruşturmada ihaleye fesat karıştırmaktan aranma kaydı bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıktığı hatırlatıldı. Mahiroğlu'nun İstanbul Havalimanı'ndan İngiltere'ye uçtuğu, ayrıca Ayvalık'ta imar kirliliğine neden olma suçundan da arandığı kayıtlara geçti.

İBB iddianamesinde ise ilginç bir rüşvet kurgusu yer alıyor. İddianamede Mahiroğlu için rüşvet vermekten 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istendi. Savcılık, nakit alışverişi olmamasına karşın Mahiroğlu'nun villasına kaçak kat eklenmesine göz yumulması karşılığında Ekrem İmamoğlu ve yapılanma lehine yayın yapıldığını, bunun "yarar sağlama" yoluyla rüşvet sayılması gerektiğini savundu.

Mahiroğlu ise suçlamaları baştan beri reddediyor. Yakalama kararının ardından 35 yıldır yurt dışında yaşadığını, tanımadığı birinin kurgulanmış beyanlarıyla suçlandığını söylemişti. Açıklamasını "Hakikat yavaş yürür ama mutlaka bir gün yalanı geçer" sözleriyle bitirmişti.

Kılıçdaroğlu: Aranan bir iş insanı ulusal kanalı nasıl yönetebiliyor?

Operasyonun ardından en çok sorulan soru bu oldu. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ülkeye dönmeyen bir ismin, Türkiye'nin en çok izlenen haber kanallarından birinin yönetim kurulu başkanlığını sürdürmesi yalnızca iktidar cephesinde değil, muhalefetin bir bölümünde de sorgulanıyordu.

Bu sorgulamanın en dikkat çeken sesi, operasyondan yalnızca birkaç gün önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi. Kılıçdaroğlu, KRT'deki canlı yayında sahibi başka bir ülkede yaşayıp kendi ülkesinde yayın yapan bir kanalın dünyada örneği olmadığını söyleyerek Halk TV'yi RTÜK'e şikayet ettiklerini açıklamıştı. Kılıçdaroğlu ayrıca "Halk TV'nin sahibi neden Türkiye'ye gelmiyor?" diye sormuştu.

Benzer bir sorgulama daha önce MHP'den de yükselmişti. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, 26 Kasım 2024'te Mahiroğlu'nun İngiltere'de ticari açıdan zor durumdayken kimlerin yönlendirmesi ve desteğiyle Türkiye'de bir televizyon kanalı satın alabildiğini sormuştu. Halk TV, 2020'nin başında Mahiroğlu'na satılmıştı.

CHP ile Mahiroğlu arasında ne yaşandı?

Mahiroğlu ile mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu arasındaki gerilim son haftalarda sertleşti. Kılıçdaroğlu'nun RTÜK şikayetine yanıt veren Mahiroğlu, sosyal medyada eski CHP liderine "Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın" diye seslenmişti.

Mahiroğlu bu sabahki operasyonu da aynı hesaptan Kılıçdaroğlu'na göndermeyle duyurdu: "Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV'de".

Özel ve Yavaş operasyona tepki gösterdi

Mutlak butlan kararının ardından CHP'den istifa ederek YENİ Parti'yi kuran Genel Başkan Özgür Özel, operasyona ilk tepki verenler arasında yer aldı. Özel, "Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir" ifadelerini kullandı. Özel, operasyonun Türkiye'nin en büyük siyasi davasında savunmaların başlayacağı güne denk geldiğine dikkat çekerek kanal çalışanlarının yanında olduklarını belirtti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da kararı eleştirdi. Yavaş, Türkiye'nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 163'üncü sırada olduğunu hatırlattı ve kayyum atamasının "basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir" görüşünü dile getirdi. Yavaş, Anayasa'nın 28'inci maddesindeki basının hür olduğu ve sansür edilemeyeceği hükmüne de atıf yaptı.

Memurlar.Net