Siber saldırılar artık yalnızca bankaları, şirketlerin bilgisayarlarını veya kişisel verileri hedef almıyor.
Avrupa'da yaşanan son olaylar, dijital sistemlere yönelik müdahalelerin doğrudan gıda güvenliğini ve tedarik zincirini etkileyebileceğini gösterdi. Fransa'da yüzlerce marketin soğutma sistemleri hedef alınırken Hollanda'da ise Albert Heijn'in bazı dağıtım merkezlerinde yaşanan siber güvenlik olayı sebebiyle sistemler tedbir maksadıyla kapatıldı ve çevrim içi teslimatlar aksadı.
GÜVENLİK AÇIĞINA DİKKAT
Türkiye'de gıda üretiminden depolamaya, nakliyeden satışa kadar pek çok aşamada dijital kontrol ve otomasyon sistemleri kullanılıyor.
Bu sistemlerdeki güvenlik açıkları veya uzaktan erişimin yeterince korunmaması durumunda, saldırganlar operasyonları aksatabilir.
Soğutma sistemlerinin kontrolünü ele geçiren saldırganlar sıcaklık ayarlarını değiştirebilir, alarmları devre dışı bırakarak et, süt ve dondurulmuş gıdaların bozulmasına sebep olabilir. Bu durum hem ciddi ekonomik kayıplar hem de gıda güvenliği riskleri doğurur.
FABRİKADAN SOFRAYA KADAR RİSK
Tehlike marketlerle sınırlı değil; fabrikalardaki otomasyon sistemlerinin durması üretimi aksatabilir, soğuk hava depoları ve frigorifik nakliye araçlarındaki müdahaleler taşıma şartlarını doğrulanamaz hale getirebilir.
Ayrıca gıdanın kaynağını ve taşıma geçmişini gösteren dijital kayıtların silinmesi ya da değiştirilmesi, riskli ürünlerin tespitini ve piyasadan geri çağrılmasını zorlaştırır. Bu da doğrudan tüketicinin güvenli gıdaya erişimini tehdit eder.
NASIL KORUYACAĞIZ?
Uzmanlara göre soğuk zincirin korunması için üretim ve soğutma sistemleri ofis ağlarından ayrılmalı, uzaktan erişimlerde çok faktörlü kimlik doğrulaması uygulanmalı ve güncellemeler aksatılmamalıdır.
Dijital sistemler çökse dahi sıcaklığı izleyen sensörler, yedek kayıtlar ve alarm mekanizmaları erken uyarı sağlar. Ayrıca işletmelerin muhtemel saldırı anında sistemleri izole edecek ve riskli ürünleri hızla dağıtımdan çekecek acil durum planlarına sahip olması önem taşıyor.