Anasayfa

Erenköy Cemaati: Yolsuzluğa ve torpile susan ahlaktan bahsedemez

Kamuoyunda Erenköy cemaati olarak bilinen Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, "Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı" başlıklı bildirisinde fon skandalından yolsuzluğa, kayırmacılıktan eğitim ve sanal kumara kadar birçok konuda eleştiriler yöneltti. Vakıf, "Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur" diyerek, yolsuzluk ve torpile sessiz kalanların ahlaktan söz edemeyeceğini belirtti.

Haber Giriş : 2026-10-14T08:31, Son Güncelleme 2026-10-14T08:34

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, 13 Ekim 2026 Salı günü sosyal medya hesabından "Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı" başlıklı iki sayfalık bir bildiri yayımladı. Erenköy cemaatiyle bağlantılı vakıf, metinde yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı sessiz kalınmaması çağrısında bulundu. Bildiride fon krizi, eğitim sistemi, televizyon yayınları ve sanal kumar reklamları da ele alındı. Vakıf, metnin "bir rica değil, bir ikaz" olduğunu vurguladı.

"Güçlünün yanlışına susan ahlak söylemi inandırıcılığını kaybeder"

Bildirinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, ahlak söyleminin tutarlılığına ilişkin değerlendirme oldu. Vakıf, yalnızca şikayet eden ve alternatif üretmeyen bir yaklaşımın yeterli olmadığını belirtti. Güçlülerin hatalarına sessiz kalıp yalnızca zayıfların hatalarını dile getiren bir anlayışın inandırıcılığını yitirmeye mahküm olduğunu ifade etti.

Vakıf, bu konudaki tutumunu şu sözlerle özetledi:

"Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder."

Fon krizi: "Bir kaza değil, kayırmacılığın sonucu"

Vakıf, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026'da 131 fonu tasfiye kararı almasıyla gündeme gelen fon krizine de özel bir bölüm ayırdı. Bildiride şu ifadeler kullanıldı:

"Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez."

Vakfa göre fon krizi, toplumsal çürümenin ekonomik alana da yayıldığını gösterdi. Metinde, helal ve haram ayrımı gözetilmeden "köşeyi dönmenin" marifet sayıldığı, ailelerin borç ve utanç içinde dağıldığı belirtildi.

"Susanlar bu vebalin ortağıdır"

Bildiride, toplumsal sorunlar karşısında sessiz kalmanın da sorumluluk doğurduğu vurgulandı. Vakıf, dil, din, mahremiyet, aile ve geleceğin "göz göre göre eridiğini" savunarak "Susanlar bu vebalin ortağıdır" ifadesini kullandı.

Toplumsal çürümenin aşamalı ilerlediğini savunan vakıf, önce utanma duygusunun kaybolduğunu, ardından kötülüğün adının değiştiğini, en sonunda ise kötülüğün alkışlandığını belirtti. Bildiride bu üç aşamanın bugün aynı anda yaşandığı ileri sürüldü.

Eğitim, diziler ve sanal kumar

Vakıf, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek eğitim sisteminin sınav başarısına indirgendiğini savundu. "Talim var, terbiye yok" tespitinde bulunan vakıf, değerler eğitiminin müfredatın temel unsuru olması gerektiğini belirtti.

Televizyon yayınlarına da eleştiri yöneltilen bildiride, bazı dizilerin şiddeti ve suç örgütlerini özendirdiği öne sürüldü. Denetim kurumlarına seslenen vakıf, "Ceza kesip reklam gelirini yerinde bırakmak denetim değil ruhsattır" dedi. Sanal kumar ve bağımlılık reklamlarının hala yayınlanmasını ise "ihmal değil, tercih" olarak nitelendirdi.

Erenköy Cemaatinden beş maddelik çağrı

Bildirinin sonunda yetkililere şu çağrılar yapıldı:

  1. Çocukları, gençleri ve aileyi koruyan yayın denetimi derhal ve tavizsiz uygulanmalı.
  2. Kumar ve bağımlılık reklamları tamamen yasaklanmalı.
  3. Aile danışmanlığı ve bağımlılık tedavisi her ailenin erişebileceği hale getirilmeli.
  4. Değerler eğitimi müfredatın omurgası yapılmalı.
  5. Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma kadar rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları, kim olursa olsun hesap vermeli.

"Kazanımlar heba edilmemeli"

Vakıf, Türkiye'nin son çeyrek asırda birçok alanda önemli mesafe kat ettiğini de vurguladı. Bildiride, bu kazanımların korunması gerektiği ve kişisel hırs, çıkar ile sorumsuzlukların bu sürecin "mimarlarına ve fedakar neferlerine" yük olmaması gerektiği ifade edildi.

Açıklama, "İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız. Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız" sözleriyle sona erdi.

MÜSİAD'dan destek

Bildiri kısa sürede geniş yankı uyandırdı. MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Mahmut Asmalı da vakfın açıklamasına destek verdiğini duyurdu.

Memurlar.Net