Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, oğulları, eski eşi ve gazeteci Murat Ağırel'in gözaltına alındığı soruşturmaya ilişkin 16 Ekim 2026'da yazılı açıklama yaptı. Sarıgül, konunun ticari bir iş anlaşmazlığı olduğunu, karşı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu öne sürdü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturmanın iki Alman vatandaşının yüksek tutarlı para aklama iddiasıyla yaptığı başvuru üzerine başlatıldığını açıkladı. Başsavcılık, aralarında Ağırel'in de bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.
Mustafa Sarıgül ne açıklama yaptı?
Sarıgül, başlatılan soruşturma kapsamında aile üyelerinin ifadelerine başvurulduğunu ve sürecin devam ettiğini belirtti. Konunun ticari bir iş anlaşmazlığı olduğunu vurgulayan Sarıgül, karşı tarafın ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.
Sarıgül, şikayetçilerin sunduğu belgelerin kaynağının ve gerçekliğinin de kuşkulu olduğunu ifade etti. Aile üyelerinin olayla ilgili tüm bilgi ve belgeleri soruşturma makamlarıyla paylaşacağını açıkladı.
Sarıgül, açıklamasını masumiyet karinesine yaptığı vurguyla bitirdi. Hüküm kesinleşinceye kadar hiç kimseye suçlu muamelesi yapılmaması ve kimsenin lekelenmemesi gerektiğini belirtti.
Sarıgül, Murat Ağırel hakkında ne dedi?
Sarıgül'e göre karşı taraf, soruşturma başlamadan önce iddialarını haber yaptırmak için gazeteci Murat Ağırel'e de başvurdu. Sarıgül, Ağırel'in olayın gerçekliğini araştırdığı sırada aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındığını öğrendiğini söyledi.
Sarıgül, daha önce gazeteci İsmail Saymaz'a yaptığı açıklamada da Ağırel'in konuyla haber yapmak amacıyla ilgilendiğini, ancak herhangi bir haber yayımlamadığını belirtmişti.
Gazeteci Timur Soykan da Ağırel'in haber hazırlık sürecine tanık olduklarını açıkladı. Soykan'a göre Sinan Çampınar adlı bir kişi Ağırel'e ulaşarak Sarıgül ailesi hakkında iddialarda bulundu. Ağırel de konuyu araştırarak belge istedi ve ailenin avukatıyla görüştü.
Başsavcılık soruşturma hakkında ne açıkladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göre soruşturma, K.P. ve M.B. adlı iki Alman vatandaşının başvurusuyla başladı. Şikayetçiler, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek tutarlı paraların aklandığını iddia etti.
Başsavcılığın aktardığına göre şikayetçiler, 80 milyon avroluk bir sözleşme düzenlendiğini ve 100 milyon avroluk havale yapıldığını öne sürdü. Ayrıca 1 milyar avroluk bir fonun kamu gücü ve nüfuz kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini, 1,5 milyon avroluk bir tekne satışı yapıldığını iddia etti.
Murat Ağırel'e yöneltilen iddia ne?
Başsavcılık açıklamasına göre şikayetçiler, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettiklerini beyan etti. Şikayetçiler, bu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdü.
Başsavcılık, şikayetçilerin beyanlarını, sundukları ses ve görüntü kayıtlarını ve soruşturmada elde edilen diğer delilleri birlikte değerlendirdiğini bildirdi. Gözaltı kararları bu değerlendirme sonucunda verildi.
Ağırel, sabah saatlerinde evinde yapılan aramanın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Ağırel, fon soruşturmasına ilişkin açıklamaları nedeniyle 10 Ekim'den bu yana ev hapsinde bulunuyordu.
Soruşturmada kimler hakkında gözaltı kararı var?
Başsavcılık; Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verdi. Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil ile oğlu Ömer Sarıgül, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.
Mustafa Sarıgül, hakkında gözaltı kararı bulunan oğlu Emir Sarıgül'ün emniyete teslim olacağını açıkladı.
Mustafa Sarıgül hakkında soruşturma var mı?
Başsavcılık, TBMM 28'inci Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirileceğini bildirdi. Sarıgül'e ilişkin dosya, yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.
Anayasa'nın 83'üncü maddesine göre milletvekilleri yasama dokunulmazlığına sahip. Seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, ağır cezalık suçüstü halleri ve Anayasa'nın 14'üncü maddesindeki durumlar dışında Meclis kararı olmadan tutulamıyor, sorguya çekilemiyor ve yargılanamıyor.