Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi tarafından 21 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de
ilan edilen Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi öğretim görevlisi kadrosu için
şu özel şartlar aranmıştı:
"Lisans ve yüksek lisans eğitimini sosyal bilimler alanında yapmış olmak.
Uluslararası proje yazımı ve yönetilmesi süreçlerinde deneyim sahibi olmak."
Söz konusu kadro için 13 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen giriş sınavına
yedi aday katıldı.
Üniversite tarafından açıklanan nihai değerlendirme sonuçları incelendiğinde
ise adayların giriş sınavı puanları arasında dikkat çekici farklılıklar bulunduğu
görülüyor.
BİR ADAY 90 PUAN ALDI, DİĞER ALTI ADAY 42,5 PUANI GEÇEMEDİ!
Üniversitenin yayımladığı sonuçlara göre giriş sınavında adayların aldığı puanlar
şöyle sıralandı:
90 - 42,5 - 37,5 - 30 - 25 - 17,5 - 0
Nihai değerlendirmede başarılı olan adayın ALES puanının 70, lisans mezuniyet
notunun ise 56,33 olduğu görülüyor. Buna karşılık diğer adaylar arasında ALES
puanı 80'in, lisans mezuniyet notu 90'ın üzerinde olanlar bulunmasına rağmen
giriş sınavındaki puan farklılıkları nihai sıralamayı belirledi.
Elbette bir adayın yazılı sınavda diğer adaylardan çok daha yüksek puan alması
mümkündür. ALES ve lisans mezuniyet notlarının yüksek olması da tek başına giriş
sınavında başarılı olunacağını göstermez.
Ancak kamuoyuna açıklanan sonuçlar, sınavda ölçülen bilgi ve yeterliliklerin
nasıl değerlendirildiğinin sorgulanmasını gerektiriyor.
GİRİŞ SINAVI SONUCU SIRALAMAYI DEĞİŞTİRDİ
Nihai değerlendirmede ALES puanının %30'u, lisans mezuniyet notunun %30'u,
yabancı dil puanının %10'u ve giriş sınavı puanının %30'u esas alınıyor.
Bu nedenle giriş sınavından alınan puan, adayların nihai başarı sıralamasında
önemli bir etkiye sahip. Nitekim açıklanan sonuçlarda, giriş sınavından 90 puan
alan aday 71,2740 nihai puanla başarılı olurken, giriş sınavından 42,5 puan
alan aday 70,2650 nihai puanla yedek olarak belirlendi.
İki aday arasındaki nihai puan farkı yalnızca 1,009 puan.
Bu tablo, giriş sınavının hem başarılı adayın belirlenmesinde hem de adayların
sıralanmasında ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
SINAV SORULARI VE DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ ŞEFFAF OLMALI
Türk yükseköğretiminde akademik personel alımlarına ilişkin geçmişte yargıya
taşınan ve hukuka aykırılık nedeniyle iptal edilen işlemler bulunduğu biliniyor.
Bu nedenle özellikle giriş sınavının nihai sıralamayı belirgin biçimde değiştirdiği
alımlarda, sınav sorularının kadronun görev alanıyla uyumu ve cevapların objektif
ölçütlerle değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Burada asıl sorulması gereken sorular şunlar:
- Sınavda hangi sorular soruldu?
- Sorular, Bilimsel Araştırma Projeleri Biriminde görev yapacak bir öğretim görevlisinin sahip olması gereken bilgi ve yeterlilikleri ölçüyor mu?
- Adayların cevapları hangi puanlama anahtarına göre değerlendirildi?
- Adaylar arasındaki belirgin puan farklılıkları somut değerlendirme belgeleriyle açıklanabiliyor mu?
Bu soruların cevapları, sınavın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi açısından
önem taşıyor.
AKADEMİK KADROLARDA KAYIRMACILIK ŞÜPHESİNE YER BIRAKILMAMALI
Akademik personel alımlarında ilan şartlarının belirlenmesinden giriş sınavının
yapılmasına ve nihai değerlendirmeye kadar bütün aşamaların objektif, denetlenebilir
ve liyakat esaslarına uygun yürütülmesi gerekiyor. Bir sınavda adayların aldığı
puanlar arasındaki farklılıklar, tek başına kayırmacılık yapıldığının kanıtı
değildir. Ancak bu tür sonuçların kamuoyunda soru işaretleri oluşturması da
son derece doğaldır.
Özellikle yazılı sınavların yargısal denetime konu olması halinde, sınav soruları,
cevap anahtarları ve adayların cevapları bilirkişi incelemesine tabi tutulabilmektedir.
Bu incelemelerde önemli olan, adaylara verilen puanların bilimsel ve objektif
gerekçelerle açıklanabilmesidir.
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinin söz konusu alımına ilişkin giriş sınavı
sorularının ve değerlendirme ölçütlerinin denetlenebilir olması, hem başarılı
adayın hakkının korunması hem de diğer adayların tereddütlerinin giderilmesi
açısından önemlidir.