Fon soruşturmasında şüpheli hisse işlemlerinde yabancı finans kuruluşlarının rolü belirginleşiyor. İngiltere merkezli Merrill Lynch International'ın ardından, ANELE hisselerindeki manipülasyon nedeniyle İsviçre merkezli Century City Securities SA da dosyada adı geçen kurumlar arasına girdi.
Fon soruşturmasında şüpheli hisse işlemlerinde yabancı finans kuruluşlarının rolü daha da netleşmeye başladı. Kriz öncesinde manipülatif olduğu öne sürülen hisselerdeki pozisyonlarını kapatan İngiltere merkezli Merrill Lynch International'ın ardından, dosyada şimdi de İsviçre merkezli Century City Securities SA'nın adı geçti.
Beş ayda 15 liradan 225 liraya yükselen ANELE hisselerindeki manipülatif hareketler nedeniyle iki aracı kuruluşa 2 yıl işlem yasağı getirildi. Manipülatif işlemlerin yabancı kurumlar tarafından değil, bu kurumlarda hesap açan ve piyasada "bıyıklı yabancı" olarak anılan Türk yatırımcılar tarafından yapılmış olabileceği belirtiliyor.
Borsa ve Fonlardaki Para Hareketleri Mercek Altında
Borsa İstanbul ve fonlarda son 3 ayda yaşanan para hareketlerini inceleyen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Merrill Lynch International (MLI) ve Century City Securities SA'nın şüpheli işlemlerini inceliyor.
Başsavcılık, Bank of America (BofA) bünyesinde faaliyet gösteren Merrill Lynch'in; Destek Faktoring, Özata Denizcilik, Katılımevim, IEYHO, Odine ve Peker GYO'nun da aralarında bulunduğu 21 hisse senedine milyarlarca liralık yatırım yaptığını belirledi. Manipülasyonla şişirildiği öne sürülen bu hisselerdeki pozisyonlarını kriz patlak vermeden günler önce kapatan kurumun 14 milyar lira kar elde ettiği tespit edildi. Yatırım yapılan hisselerin neredeyse tamamının, fiktif (kurgu) işlemlerle manipüle edildiği öne sürülen şirketlerden oluşması dikkat çekti.
SPK'dan ANELE Hisselerinde 2 Yıl İşlem Yasağı
İncelemelerde adı geçen bir diğer yabancı kuruluş ise Century City Securities SA oldu. SPK, 22 Ekim tarihli bülteninde Borsa İstanbul'da ANELE koduyla işlem gören Anel Elektrik hisselerinde manipülatif işlemler tespit edildiğini duyurdu.
Manipülasyona karıştığı iddia edilen 48 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulurken, iki aracı kuruluşa Borsa İstanbul ve diğer teşkilatlanmış piyasalarda 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı getirildi. Yaptırım uygulanan kuruluşlardan biri fon soruşturmasının merkezindeki Tera, diğeri ise Century City Securities SA oldu.
ANELE 5 Ayda 15 Kat Yükseldi
Manipüle edildiği öne sürülen ANELE hisseleri, nisan ayının başında 15 liradan işlem görüyordu. Hisse, fon krizinin patlak vermesinden birkaç gün önce, 8 Eylül'de tarihi zirvesi olan 225 lirayı gördü. Böylece yaklaşık 5 ayda 15 kat değer kazandı. Century City Securities SA'nın bu yükselişten ne kadar kazanç sağladığı ise henüz bilinmiyor.
İşlemleri "Bıyıklı Yabancılar" mı Yaptı?
Soruşturmada yanıtı aranan sorulardan biri, şüpheli işlemlerin yabancı kuruluşların kendi portföyleri üzerinden mi, yoksa bu kurumlarda hesap açan Türk yatırımcılar tarafından mı yapıldığı.
Milyarlarca dolarlık fonları yöneten küresel finans kuruluşlarının, likidite sıkıntısı riski taşıyan, işlem hacmi ve derinliği düşük "sığ" hisselere yatırım yapmadığı biliniyor. Fon soruşturmasında adı geçen hisselerin tamamı da "sığ tahta" tanımına giriyor. Bu nedenle manipülatif işlemlerin, borsacıların "bıyıklı yabancı" olarak nitelendirdiği, yabancı aracı kuruluşlarda hesabı bulunan yerli yatırımcılar tarafından yapılmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu paraların söz konusu kurumlardan istenip istenmeyeceği ise merak konusu.
"Bıyıklı Yabancı"yı Tespit Etmek Yıllar Sürebilir
Türkiye'de borsadaki yabancı yatırımcılar üç grupta değerlendiriliyor: yabancı tüzel kişiler, bireysel yabancılar ve "bıyıklı yabancılar". Yabancı aracı kurumlar müşterilerinin emirlerini Borsa İstanbul'a iletirken, bireysel yabancılar Türkiye'deki aracı kurumlar üzerinden işlem yapıyor.
"Bıyıklı yabancılar" ise yurt dışındaki hesapları ve global yatırım kuruluşları aracılığıyla işlem gerçekleştiriyor. Bu yöntemde yatırımcının gerçek kimliği yerine yabancı şirket veya fon bilgileri görülüyor. Yurt dışında hesap bulundurmak suç olmasa da bu durum, hukuka aykırı işlemlerin denetlenmesini zorlaştırabiliyor. Gerçek faydalanıcının tespiti için uluslararası yazışmalar, mutabakat zaptı talepleri ve adli istinabe süreçleri gerektiğinden inceleme ve soruşturmalar yıllarca sürebiliyor.