Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın üniversitelerde ders sayıları ve müfredatların yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrısı, eğitimde niteliğin artırılması, tekrar eden içeriklerin azaltılması ve uygulamalı eğitime daha fazla zaman ayrılması gerektiği yönündeki görüşleri gündeme taşıdı.
YÖK'ten yapılan açıklamaya göre çağrı, akademisyenler ve öğrenciler arasında karşılık buldu.
Özvar: "Tekrar düşünmek durumundayız"
Prof. Dr. Özvar, lisans programlarındaki ders sayısı ve kredi yükünün yeniden değerlendirilmesi, farklı derslerde tekrar eden içeriklerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin Avrupa Yükseköğretim Alanı (AYA) standartlarına uymak zorunda olduğunu aktaran Özvar, şu ifadeleri kullandı:
"Buradaki ortalama bir lisans öğrencisinin aldığı ders sayısının iki katını veriyorsak bunu tekrar düşünmek durumundayız."
Prof. Dr. Koç: "Nitelik, çok bilgi vermek demek değil"
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcü Koç, müfredatların sadeleştirilmesinin yükseköğretimde niteliği artırmak açısından önemli olduğunu vurguladı.
Ders sayısının tek başına öğrenmenin niteliğini göstermediğini ifade eden Koç, "Yükseköğretimin niteliğini artırmak, öğrenciye çok fazla bilgi vermek anlamına gelmiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Öğrencilerin kalıcı öğrenme, kavramlar arasında ilişki kurma ve bağımsız düşünme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Koç, sadeleştirme sürecinin bilimsel ölçütlere dayanmasını istedi.
Anlamlı ve kalıcı öğrenmeye katkı
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eda Gürlen ise derslerin sadeleştirilmesinin anlamlı ve kalıcı öğrenmeye katkı sağlayacağını söyledi.
Öğrencilerden, ders yoğunluğu nedeniyle farklı alanlarda kendilerini geliştirmeye zaman bulamadıkları yönünde geri bildirimler aldıklarını anlatan Gürlen, ders sayısının çok olmasından ziyade niteliğin önemli olması gerektiğinin altını çizdi.
Öğrenciler: "Araştırma ve projeye zaman kalmıyor"
Öğrenciler de yoğun ders programları nedeniyle araştırma, proje ve sosyal faaliyetlere yeterince zaman ayıramadıklarını dile getirdi.
Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencisi İsmail Erdem, haftada 13 ders aldığını ve bu yoğunluğun bilimsel çalışmalarını zorlaştırdığını anlattı. Bazı derslerde aynı konuların tekrarlandığını söyleyen Erdem, öğretmenlik uygulamalarının daha erken sınıflarda başlamasını istedi.