Anasayfa

'Her 4 gençten biri ne okulda ne işte'

Türkiye'de 15-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 27,12'si ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. OECD ortalamasının yaklaşık yüzde 13 olduğu belirtilen verilerde Türkiye'nin oranı ortalamanın iki katını aşıyor. Prof. Dr. Barış Erdoğan, sorunun ekonomik, eğitimsel ve toplumsal boyutlarını değerlendirerek gençlerin beklentilerini "tembellik" olarak görmenin yanlış olduğunu söyledi.

Haber Giriş : 2026-10-26T15:43, Son Güncelleme 2026-10-26T15:44

Türkiye'de 15-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 27,12'sinin ne eğitimde ne de istihdamda yer alması, "ev gençliği" sorununu yeniden gündeme taşıdı. OECD'nin 2025 verilerine göre Türkiye'deki oran, yaklaşık yüzde 13 olan OECD ortalamasının iki katını aşıyor. TÜİK verilerine göre genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9'a ulaşıyor.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, sorunun ekonomik, eğitimsel ve toplumsal boyutlarını değerlendirdi. Erdoğan, rakamların çarpıcı olduğunu belirterek, "Yaklaşık her dört gençten biri bu iki alanın dışında. OECD ortalaması yüzde 13 civarında. Türkiye olarak bunun iki katından fazlayız" dedi.

"Uzun vadede iyileşme var ama sorun sürüyor"

Erdoğan, sorunun uzun yıllardır sürdüğünü, ancak geçmişe kıyasla bir iyileşme yaşandığını söyledi. Türkiye'de bu oranın 2000 yılında yüzde 38 civarında olduğunu, bugün yüzde 27'ye gerilediğini aktaran Erdoğan, "Yani aslında uzun vadede bir iyileşme var ama hala ortada bir sorun var" dedi.

"Hepsini işsiz olarak değerlendirmek doğru değil"

Ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin tamamının aynı koşullarda olmadığını belirten Erdoğan, bu grubun içinde iş arayanların, iş bulmaktan vazgeçenlerin ve özellikle genç kadınlarda ev içindeki bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatından uzak kalanların bulunduğunu söyledi. Kayıt dışı çalışanların bir kısmının da bu rakamlara dahil olduğunu belirten Erdoğan, bunun oranı "bir iki puan" düşürebileceğini ancak büyük bir sorun olduğunun bir gerçek olduğunu ifade etti.

Eğitim ile iş gücü piyasası arasında uyumsuzluk

Erdoğan, sorunun tek bir nedene bağlanamayacağını, ekonomik nedenlerin, eğitim hayatıyla ilgili sorunların ve toplumsal koşulların iç içe geçtiğini söyledi. Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını belirten Erdoğan, "Gençler yıllarca okuyorlar, üniversite bitiriyorlar, diploma alıyorlar ama mezun olduklarında kendilerine uygun bir iş bulmakta zorlanıyorlar" dedi.

"Kendi hayatımı kuramayacaksam niye çalışıyorum?"

Gençlerin yalnızca iş sahibi olmayı değil, çalışarak ekonomik bağımsızlık kazanmayı da beklediğini söyleyen Erdoğan şöyle konuştu: "Eğer bir işte çalışmasına rağmen hala ailesinden ekonomik destek almaya devam ediyorsa şu soruyu soruyor: 'Ben niye çalışıyorum? Kendi başıma hayatımı kuramayacaksam çalışmamın ne kadar anlamı var?' Gençler çalıştıklarının karşılığını çoğu zaman alamadıklarını düşünüyorlar."

"Beklentileri tembellik olarak görmek yanlış"

Erdoğan, gençlerin çalışmayı sevmediği ve kolay yoldan para kazanmak istediği yönündeki eleştirilere katılmadığını söyledi. Bugün gençlerin bir bölümünün üniversite bitirdiği halde iş bulamadığını, iş bulsa bile kazandığı parayla ev kiralayamadığını ve gelecek planlarını ertelemek zorunda kaldığını belirten Erdoğan, gençlerin yalnızca maaş değil, yaptıkları işin anlamlı olmasını ve kendilerine zaman ayırabilmeyi beklediğini ifade etti. Erdoğan, "Beklentileri tembellik olarak görmek yanlış" dedi.

"Öğrenilmiş çaresizliğe benzer süreç"

Toplumun gençlerden başarı beklediğini ancak bu başarıya ulaşmalarını sağlayacak koşulların yeterince oluşturulamadığını söyleyen Erdoğan, bazı gençlerde öğrenilmiş çaresizliğe benzer bir sürecin ortaya çıkabildiğini anlattı. Bunu bütün gençlere mal etmenin doğru olmadığını, hala çok sayıda gencin büyük gayretle okuduğunu ve çalıştığını belirten Erdoğan, "Mesele gençlerin hayal kurmayı bırakması değil, hayallerine ulaşabileceklerine duydukları güvenin zayıflamaya başlaması" dedi.

Genç kadınlarda oran yüzde 30,9: "İstatistiklerin göstermediği emek var"

Erdoğan, genç kadınlarda oranın yüksekliğinin toplumsal cinsiyet eşitsizlikleriyle bağlantılı olduğunu belirtti. Kadınlar üzerinde geleneksel toplumsal rollerin ve bakım sorumluluklarının baskın olduğunu söyleyen Erdoğan, ailelerin de genç kadınlar üzerinde bu yönde baskı yapabildiğini ifade etti.

Ev içindeki bakım ve hizmet faaliyetlerinin ücretlendirilmediği için istihdam istatistiklerine yansımadığını belirten Erdoğan, "Biz bunlar çalışmıyor diyoruz ama gerçekte ciddi olarak evde bir mesai harcıyorlar. Burada istatistiklerin bize göstermediği bir emek var" dedi. Erdoğan, kadınların eğitim ve istihdam dışında kalmasına yol açan diğer nedenleri erken evlilik beklentisi, iş yerinde ayrımcılık, yetersiz kreş imkanları ve ailelerin kızlarının çalışmasını güvenli bulmaması olarak sıraladı.

Memurlar.Net