Dönemin Kastamonu Valisi Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından 20 Nisan 1885'te Kastamonu İdadi Mektebi adıyla kurulan lise, 1912-1923 yıllarında Kastamonu Mekteb-i Sultanisi, 1923-1963 yıllarında Kastamonu Lisesi, 1963 yılından sonra da kurucusunun adı verilerek Abdurrahmanpaşa Lisesi olarak hizmet vermeye devam etti.
Lisenin açılmasının ardından aynı yıl temelleri atılan okul binasının 1887 yılında tamamlanmasıyla öğrenciler, bu binada eğitim görmeye başladı. 1941 yılına kadar eğitim aynı binada sürdürüldü, öğrenci sayısının artmasıyla mevcut binanın yanına ek bina yapılarak öğrencilerin bir bölümü burada eğitim gördü.
Tarihi binanın bir bölümü de müze olarak dizayn edildi. Müzede "Milli Mücadele Sınıfı", "Sosyal Etkinlikler Sınıfı", "Bilim Sınıfı", "Değerlerimiz Sınıfı" ve "Hababam Sınıfı" bölümleri yer alıyor.
Lisenin bir diğer özelliği ise öğrencilerinin Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında cepheye gitmesi nedeniyle 1916, 1917 ve 1921 yıllarında mezun verememiş olması. O yılları boş olan mezuniyet defteri, müzenin "Milli Mücadele Sınıfı"nda sergileniyor.
Aynı sınıfın tahtasında yazan, "Hocam bizi yok yazmayın, vatan için cepheye gidiyoruz." ifadeleri de dikkati çekiyor.
- Tarihi okul binası her yıl 3 binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyor
Okul müdürü Hüseyin Mısırlıoğlu, AA muhabirine, Abdurrahmanpaşa Lisesinin Anadolu'da açılan ilk lise olduğunu söyledi.
Tarihi yapıda eğitim verdiklerine işaret eden Mısırlıoğlu, "Okul binamız, 1940'lı yıllara kadar eğitim vermeye devam etmiş. Bina yeterli gelmemeye başlayınca 1940 yılında hemen alt tarafında yeni bir bina yapılmış. Şu an 9, 10. ve 11. sınıflarımız, bu binada eğitim görüyor. 12.? ?sınıflarımız da tarihi binada eğitimlerine devam ediyor." dedi.
Okul binasındaki müzeyle ilgili bilgi veren Mısırlıoğlu, "Müzemiz 5 bölümden oluşuyor. Her yıl 3 binin üzerinde ziyaretçi okulumuza geliyor. 1885'ten günümüze kadar eğitim materyalleri, mezunlarımız, şehitlerimizi andığımız bir bölüm mevcut müzemizde. Değerler bölümünde okulumuzdan mezun olan önemli isimler var. Edebiyatçı mezunlarımızın şiirlerinin seslendirildiği bölüm de var." diye konuştu.
Mısırlıoğlu, Osmanlı Devletinin son dönemlerinde açılan okula Balkanlar'dan, Bağdat'tan ve Anadolu'nun çeşitli şehirlerinden öğrencilerin ve öğretmenlerin geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Öğretmenlerimiz, köklü kültür mirasımızı ilim ve irfanla harmanlayarak öğrencileri yetiştirmişler. Müzemizin girişinde diplomalar, aferin belgeleri, tasdiknameler, sicil defterleri, orijinal okulumuza ait belgeleri sergiledik yani müzemize gelen ziyaretçi ilk olarak 1885'ten günümüze eğitim tarihini gözden geçirmiş oluyor. Abdurrahmanpaşa Lisesi, gıdasını medeniyetimizin zenginliklerinden alan, Anadolu'da filizlenmiş köklü bir eğitim çınarıdır."
- "Okulda okurken tarihin sayfaları arasında gezdiğimi hissediyorum"
Lise öğrencilerinden Tuçe Cemre Akbaş da Kastamonu'nun, Kurtuluş Savaşı'nda işgal edilmemesine rağmen en çok şehit veren illerden olduğunu söyledi.
Okullarından da öğretmen ve öğrencilerin Kurtuluş Savaşı'na gittiklerini, bazılarının gazi olduklarını, bazılarının ise geri dönemediklerini bildiğini anlatan Akbaş, "Okulda okurken tarihin sayfaları arasında gezdiğimi hissediyorum. Okulumuzun müzesine girdiğimde usta şairlerimizin, usta yazarlarımızın eserlerini bu sıralarda yaşadıklarına göre yazdığını bilmek beni derinden etkiliyor. Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı'nı bu sıralarda yaşadıklarına göre yazdığı bilmek beni etkiliyor." ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden Emir Kütükoğlu da çok özel bir okulda okuduğunu belirterek, "Bir yanıma baktığımda Türk sinema tarihine damga vuran Hababam Sınıfı'nı görürken diğer yanımda 1915'te Birinci Dünya Savaşı'na gönderdiğimiz öğrencileri görüyorum. Onlarla aynı sıralarda oturmaktan, aynı havayı teneffüs etmekten gerçekten mutluluk duyuyoruz." diye konuştu.