Anasayfa

Disiplin Cezalarında -Non Bis İn İdem- Vurgusu

Danıştay Sekizinci Dairesi, idari soruşturmalarda aynı eyleme birden fazla disiplin cezası verilmesinin hukuka uygun olmadığına hükmederek işlemi iptal etti!

Haber Giriş : 2026-02-04T00:10, Son Güncelleme 2026-01-22T09:50

Ardahan Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan kişi hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında, 2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6-b) maddesinde düzenlenen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" ve aynı Kanun'un 53/b-(6-c) maddesinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçlarını işlediğinden bahisle Yüksek Disiplin Kurulu tarafından hakkında kamu görevinden çıkarma cezası verilmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede, davacının hakkında usulüne uygun olarak yapılan disiplin soruşturması sonucunda işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir. İstinaf mahkemesi ise, davacının işlemiş olduğu eylemlerin hangi disiplin cezasına karşılık geldiğinin belirtilmediği ve alt ceza değerlendirilmesinin yapılmadığı gerekçesiyle dosyayı usulen bozmuştur.

Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede ise, bir eylemin birden fazla disiplin hükmünü ihlal edebileceği, bu gibi durumlarda "non bis in idem" ilkesinin uygulanması gerektiği ve bir eylem için ağır olan tek cezanın uygulanmasının mümkün olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinde düzenlenmiş ve açıkça fiilin birden fazla disiplin suçu teşkil etmesi halinde bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren disiplin cezasının uygulanacağı ifade edildiğinden, ilgili Üniversite tarafından yürütülen işlemde bu hükme ayrı işlem tesis edildiğinden karar bozularak yeni bir hüküm tesis etmek üzere iade edilmiştir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2022/6742

Karar No : 2025/7287

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) :... Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ... Üniversitesi

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Ardahan Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda; 2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6-b) maddesinde düzenlenen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" ve aynı Kanun'un 53/b-(6-c) maddesinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçlarını işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-(6-b) ve (6-c) maddeleri uyarınca "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ...sayılı kararının iptaline ve işlem sebebiyle yoksun kalınan maddi hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; dava dosyasında yer alan disiplin soruşturma raporu, birbirini teyit eden tanık ifadeleri, davacının kendi beyanları ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının disiplin soruşturmasına dayanak şikayet dilekçesini sunan öğrenciyle yaptığı whatsapp yazışmaları ile öğrenciyi evine çağırdığı, kabul etmemesi üzerine kendisine yakınlaşma arzusu bulunduğunu ifade ettiği, mesajların cinsel içerikli taciz mesajları olduğunun kabulü gerektiği, yine başka kız öğrencilere de dava dosyasında çıktıları bulunan benzer nitelikte mesajlar yolladığı, söz konusu mesajların kendisi tarafından gönderildiğinin davacı tarafından da kabul edildiği, şikayetçi diğer öğrencilerin beyanlarının da benzer içerikte olduğu anlaşılmakla; davacının hakkında usulüne uygun olarak yapılan disiplin soruşturması neticesinde fiilinin karşılığı olan "kamu görevinden çıkarma" cezası ile tecziye edildiği anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının isnat konusu eyleminin 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6. maddesinin (b) ve (c) alt bentlerinden hangisine girdiği konusunda idarece bir belirleme yapılarak işlem tesis edilmesi gerektiği, her fiilin kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilerek disiplin suçunun gerçekleşip gerçekleşmediği, tipik olup olmadığı gibi yönlerden irdelenmesi ve yargısal denetimin yapılabilmesi için iddia edilen eylemlerin hangi maddenin hangi fıkrasına hangi bendine girdiği hususunda tereddüt olmaması gerektiği, davacıya isnat edilen fiilden dolayı 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6. maddesinin birden fazla alt bendine dayalı olarak ceza verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu işlem soruşturma raporunun 08/01/2020 tarihli Rektör imzalı yazı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderilmesi suretiyle tesis edilmiş ise de, bu yazıda davacı hakkındaki teklifin ne olduğunun net olarak belirtilmediği, davacının kamu görevinden çıkarılması yönünde mi teklifte bulunulduğu yada bir alt ceza uygulanarak üniversitede öğretim mesleğinden çıkarma cezasının mı teklif edildiğinin tam olarak ortaya koyulmadığı, davacının kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair teklif içeren atamaya yetkili amirin herhangi bir yazısının da dosya içerisinde mevcut olmadığı, 2547 sayılı Kanun'un 53/Ç maddesinin 1/c bendi hükmü açık olup, atamaya yetkili amirin teklifi bulunmaksızın kamu görevinden çıkarma cezasının verilemeyeceğinden dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık görülmediği, Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava konusu işlem tesis edilmeseydi normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, kararın gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, disiplin hukuku ve ceza hukukuna göre, kişilerin işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olabileceği ve dolayısıyla bir fiil ile mevzuatın farklı nitelikte cezayı öngören birden fazla hükmünü ihlal edebileceği, bu durumda da failin bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç nedeniyle cezalandırılması yoluna gidileceği, bir fiilin mevzuatın bir maddesinin aynı nitelikte cezayı öngören birden fazla hükmünü ihlal edebilmesinin de mümkün olduğu, davacının disiplin cezasına konu olan fiillerinin hem 2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6-b) maddesinde düzenlenen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" maddesi hem de aynı Kanun'un 53/b-(6-c) maddesinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" maddesi kapsamına girdiği, davacının fiili aynı maddenin farklı bentlerini ihlal ettiğinden davacıya da her iki bendin karşılığı olan kamu görevinden çıkarma cezasının uygulandığı ve tek ceza verildiği, davacının her iki bent dayanak gösterilerek cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalının Türk Ceza Kanunu'nu dayanak alan itirazlarına itibar etmenin mümkün olmadığı, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede ve utanç verici hareketlerin neler olduğu konusunda net bir kanı bulunmadığı, uygulamada zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma suçları gibi devlete karşı işlenen suçların genelinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olarak değerlendirildiği, somut olay yönünden kendisinin belirtilen suçlardan hiçbirini işlemediği gibi, bu tür davranışlardan da kaçındığı, aksini ispata yarar hiçbir delil bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacının, Ardahan Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken, aynı üniversitede öğrenim gören E. B. adlı öğrenci tarafından davalı üniversiteye verilen 14/11/2019 tarihli dilekçe ile, davacının kendisine cinsel mesajlar attığı gerekçesi ile davacı hakkında şikayette bulunulduğu, bunun üzerine davalı idare tarafından 15/11/2019 tarihinde davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma kapsamında düzenlenen 30/12/2019 tarihli raporda özetle; davacı hakkında soruşturma açıldığını duyan ve kendilerinin de benzer şikayetleri olduğunu iddia eden, S. A., S. T., E. K., E. Y., Z. S. ve A. Ç. isimli öğrencilerin de 25-28/11/2019 tarihlerinde soruşturmacıya gelerek yazılı olarak suçlamalarını yaptığı ve deliller sunduğu, şikayetçi öğrenci E. B.'nin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu ve davacı tarafından da kabul edilen yazışmalarda; "Günaydın aynı bende, bu akşam müsaitsen bana gel beraber zaman geçirelim yemek vs", "İşini hallet bir iki saat ayır bana beş yıldır beğenip yakınlaşma fırsatı bulamadığım kadın ile gitmeden görüşelim" şeklinde mesajlaşmaların, hoca-öğrenci ilişkisine uymayan ve öğrenciyi rahatsız eden tarzda olduğu, davacının öğrenciyi evine yemeğe davet etmesi ve "İşini hallet bir iki saat ayır bana beş yıldır beğenip yakınlaşma fırsatı bulamadığım kadın ile gitmeden görüşelim" şeklinde beğeni ve yakınlaşma teklifi ile koridorda "göz kırpma" eyleminin cinsel taciz olarak değerlendirildiği; S. A. isimli öğrenci ile olan ve dosyada fotokopisi olan yazışma kayıtlarında, "ismin çok çekici", "ayrıca resimde sen de gayet iyisin", "Sınıfta valla duruşu vs. ile dikkatimi çeken bir iki kızdan biri idin", "Allah allah içini sevsinler nedir kızdıran", "Sınıfta valla boy fizik ve tavır olarak bir sen dikkatimi çekmişsin bir de bir kız daha ama isimlerini unuttum davranış tavır", "zaten fiziğini seviyorum seni", "Değil bu arada bu profilin de ayrı sempatik ama senin boydan resmin olmalı", "senin boydan resmin olmalı hep", "At bkm en beğendiğin iki resmini", "Görmek istedim de, niye nedir ya", "Ben göreyim dedim boydan en beğendiğin iki resmini" ifadeleri ile öğrencinin resmi hakkında "oo fena", "taş valla" şeklindeki yazdıkları mesajların cinsel taciz olarak değerlendirildiği; E. K. isimli öğrenciye "güzellik ne yapıyorsun" ve "Sen benim için farklısın, ben seni beğeniyorum" şeklindeki mesajlarının cinsel taciz olarak değerlendirildiği; A. Ç. isimli öğrenciye "Intagramdaki resmin yabancı sanatçılara benziyor, sen aslında Adile Naşit'e benziyorsun", "işlerin benden daha mı önemli", "saçlarını şöyle yapma, böyle yap", "Saçlarını bir daha böyle yapma" şeklindeki mesajları ile derste öğrenci sırada otururken birkaç kez ayağına dokunmasının öğrenciyi rahatsız edici ve taciz edici nitelikte değerlendirildiği; Z. S. isimli öğrenciye derste "saçının örgüsü yakışmamış, beğenmedim" şeklindeki ifadesi ile "sana sorun yok" diyerek gülme emojisi atarak, onu diğer öğrencilerden ayrı tutma gibi bir beklenti içerisinde olduğu hissi yarattığı için öğrenciyi rahatsız edici ve taciz edici nitelikte değerlendirildiği; E. Y. isimli öğrencinin adını vermek istemediği bir arkadaşının; "Evet bana da mesaj attı. Bana attığı bu mesaja erkek arkadaşım cevap yazdı. Daha sonrasında bir daha bana mesaj atmadı" şeklindeki ifadesinin kanıta dayanmamakla birlikte öğrenciler arasında davacının birçok öğrenciye mesaj attığı ve rahatsız ettiği şeklindeki intibalara kanıt olarak değerlendirildiği belirtilerek, davacının eylemlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin b-6 (b) "Amire, iş arkadaşlarına, personeline. hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" ve (c) "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" maddeleri uyarınca disiplin suçu teşkil eden eylemler olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin b-6 (b) ve (c) maddelerine göre "Kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılması, ancak daha önce herhangi bir disiplin suçu işlememiş olması nedeniyle bir alt ceza olan "Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma" cezasının uygulanmasının teklif edildiği ve gereğinin yapılması amacıyla Rektörlük Makamına sunulduğu, Rektörlük makamınca davacının mezkur Kanun'un 6-b bendinde yer alan "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda ya da cinsel tacizde bulunmak" ve 6-c bendinde belirtilen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiillerini işlediğinden bahisle soruşturma raporu ve eki dosyanın karara bağlanmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, bunun üzerine Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ... sayılı kararı ile davacının "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.

Davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulunun...tarih ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan maddi hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır.

2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinin birinci fıkrasında da;"Aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez. Fiilin birden fazla disiplin suçu teşkil etmesi halinde bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren disiplin cezası verilir." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bir eylem ile birden fazla disiplin hükmünün ihlal edilmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda, "non bis in idem" ilkesi uygulama alanı bulmakta ve bir eylem için ağır olan tek cezanın uygulanması söz konusu olmaktadır. Bu durum, 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinde düzenlenmiş ve açıkça fiilin birden fazla disiplin suçu teşkil etmesi halinde bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren disiplin cezasının uygulanacağı belirtilmiştir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu işlem ile davacının eylemlerinin hem 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin b-6 (b) "Amire, iş arkadaşlarına, personeline. hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" hem de (c) "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" maddeleri uyarınca disiplin suçu teşkil eden eylemler olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu işlemde belirtilen kanun maddesinin bentlerindeki davacının fiilerine uygun tesis edilen cezaların aynı ceza olan "Kamu görevinden çıkarma" cezası olduğu, önerilen ve tesis edilen cezanın sonucunun (mahiyetinin) aynı olduğu, dava konusu işlemde ise davacının eylemlerinin neler olduğunun ayrı ayrı belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında işin esasına geçilerek bir değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava konusu işlem tesis edilmeseydi normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. Kesin olarak 07/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.

Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyorum


Memurlar.Net