Anasayfa

Avro/dolar paritesi Haziran 2021'den bu yana en yüksek seviyesinde

Uluslararası piyasalarda, avro/dolar paritesi gün içerisinde 1,199'a kadar çıkarak Haziran 2021'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Haber Giriş : 2026-01-27T22:04, Son Güncelleme 2026-01-27T22:04

Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşü ve "Önce Amerika" mottosuyla beraberinde getirdiği "yeni nesil" dış politika anlayışının küresel piyasalarda doların geleceğine yönelik tartışmaları tetiklemesiyle avro, dolar karşısında değer kazanmaya devam ediyor.

Gün içinde 1,199 seviyesini gören parite, TSİ 21.30 itibarıyla 1,197 seviyesinde dengelendi.

Bu arada, ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi, Japon finans piyasasındaki kırılganlığın etkisiyle son 4 yılın en düşük seviyesi olan 96,5 puanın altına geriledi.

Doların tüm önemli para birimleri karşısında değer kaybettiği bu süreçte İngiliz sterlini, Ekim 2021'den bu yana dolar karşısındaki en yüksek seviyesine ulaştı.

- Küresel güvenlik ve ekonomik belirsizlik etkisi

Analistler, paritedeki yükselişte Trump yönetiminin gümrük tarifeleri ve Grönland krizi gibi olaylardaki öngörülemez tavrının müttefik ülkeleri alternatif arayışına itmesini temel neden olarak gösteriyor.

Bunun yanı sıra zayıf gelen ABD ekonomik verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve kamu maliyesine ilişkin endişeler dolar üzerinde baskıyı artırıyor.

Doların 2024 sonundan bu yana avro karşısında yüzde 14 değer kaybettiğini vurgulayan uzmanlar, bu düşüşün sadece ticaret savaşlarıyla değil, ABD'nin küresel güvenlikteki geleneksel rolünden uzaklaşmasıyla da ilgili olduğunu savunuyor.

Dolar satışlarının tamamen farklı nedenlerle yoğunlaşabileceği konusunda uyaran analistler, ABD'de yeni devlet tahvillerinin ihracı, Fed'in faiz kararı ve yaklaşan hükümetin kapanması gibi çeşitli risklere dikkati çekti.

- Teknoloji devlerinin bilançoları bekleniyor

ABD'li teknoloji şirketlerinden Microsoft, Meta, Tesla ve Apple'ın bu hafta açıklayacağı finansal sonuçlar yatırımcıların odağında bulunuyor. Beklentilerin karşılanamaması durumunda hisse satışlarının dolar üzerinde ek baskı oluşturabileceği öngörülüyor.

- Piyasalarda "kur müdahalesi" beklentisi

Analistler, Fed New York şubesinin ticari bankalardan güncel yen-dolar döviz kurlarını talep ettiğine yönelik haberlerin ardından piyasaların hareketlendiğine dikkati çekti. "Kur kontrolü" (rate check) olarak bilinen bu nadir önlemin olası bir piyasa müdahalesinin habercisi olarak değerlendirildiği belirtildi.

ABD ve Japonya'nın döviz piyasasına yönelik olası koordineli müdahalesinin yatırımcıları endişelendirdiğini kaydeden analistler, iki ülkenin ortaklaşa doların değerini düşüreceği beklentisinin varlık satışlarını hızlandırdığını bildirdi.

- Japon yatırımcıların ABD tahvillerinden çıkışı belirsizliği artırıyor

Süreçteki "faiz kontrolü" uygulamalarının, belirsizliği derinleştirdiği ifade ediliyor. Japonya'nın mali durumuna ilişkin endişelerle son dönemde bu ülkedeki tahvil getirilerinin yükselmesi, yen üzerindeki baskıyı artırdı. Yatırımcıların, sermayelerini daha yüksek getirili yurt içi tahvillere kaydırmak amacıyla ABD menkul kıymetlerini elden çıkardığı gözleniyor.

ABD hazine tahvillerinin dünyadaki en büyük sahibi konumunda olan Japonya'daki emeklilik fonları gibi büyük yatırımcıların bu satışları, tahvil fiyatlarını aşağı çekerken getirilerin yükselmesine neden oluyor. Bu durum, ABD hükümeti için borçlanma maliyetlerinin artması riskini beraberinde getiriyor.

- Trump'ın zayıf dolar hedefi

Donald Trump'ın zayıf dolar hedefine de değinen analistler, güçlü dolar ve zayıf yen dengesinin Japon şirketlerinin ABD'ye daha uygun maliyetle ihracat yapmasına imkan tanıdığını hatırlatıyor. Bu rekabet avantajının, ABD'nin ithalat vergilerinin etkisini hafifletmesi nedeniyle Washington yönetiminin yenin aşırı zayıflamasına karşı koyma eğiliminde olduğu belirtiliyor.

Geçmişte zayıf doların ekonomik avantajlarını sık sık dile getiren Trump'ın, güçlü bir para biriminin prestijli görünmesine rağmen zayıf bir para birimiyle daha fazla kazanç sağlanabileceğine yönelik vurguları, mevcut değer kaybının Trump'ın ekonomi politikalarıyla örtüştüğü yorumlarına neden oluyor.

Öte yandan, 1999 yılında piyasaya sürüldüğünde 1 avro 1,17 dolar seviyesindeydi. Bu tarihten sonra avro, dolar karşısında hızla değer kaybetmişti. Ekim 2000'de avro/dolar 0,82 dolara kadar gerilemişti. Avro, 2002 yılından 2008'e kadarki süreçte dolara karşı değer kazanmıştı. Parite 2008'de 1,6'ya kadar çıkarak rekor kırmıştı.

Anadolu Ajansı