Anasayfa

Trafik cezalarının artırılmasına dair teklif Genel Kurul'da

TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi. Daha sonra trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Haber Giriş : 2026-02-04T19:30, Son Güncelleme 2026-02-04T19:37

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "Gazze'deki Barış Kurulu", İYİ Partinin "Depreme hazırlık", DEM Parti'nin "6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen iller" ve CHP'nin "sosyal güvenlik ve emeklilik" konulu grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde konuşan Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, Gazze'de ateşkes sürecinin ikinci aşamasının bir parçası olarak kurulan "Barış Kurulu"nun meşru olmadığını savundu.

Barış Kurulu üzerinden ABD Başkanı Donald Trump'ın Birleşmiş Milletleri, hükümetin ise TBMM'yi baypas ettiğini ileri süren Aydın, "Anayasamızın 90. maddesi çok açık. Şöyle diyor, 'Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, TBMM'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır'. Halbuki siz bırakın Anayasa'nın 90. maddesini uygulamayı, TBMM'ye bilgi verme ihtiyacı bile hissetmediniz ve bu Kurulun içerisinde yer aldınız. Bu, apaçık Anayasa'yı çiğnemektir." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Gazze'de ve Filistin'de uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, sivillerin doğrudan hedef alındığı ve temel insan haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği bir süreçle karşı karşıya kalındığını belirtti.

Akalın, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanmasının, insani yardımların engelsiz biçimde ulaştırılmasının ve Filistin halkının meşru haklarının korunmasının yalnızca bölge ülkelerinin değil, tüm uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu anlattı.

Filistin halkının iradesini ve kendi kaderini tayin hakkını yok sayan hiçbir modelin barış getiremeyeceğini kaydeden Akalın, "Barış, dışarıdan kurgulanan yapılarla ya da insani yardım görüntüsü altında yürütülen siyasi projelerle tesis edilemez. 'Gazze'nin yeniden inşası' söylemi adı altında demografik yapıyı hedef alan, mülkiyet ve geri dönüş haklarını göz ardı eden ve bölgeyi bir rant alanına dönüştürmeyi ima eden yaklaşımlar çözüm değil, yeni krizler üretir." değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Osman Cengiz Çandar, Barış Kuruluna ve ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik eleştirilerde bulunarak, "Trump'ın girişimi, Filistin halkının iradesini, temsilini ve nice BM kararlarında vurgulanmış olan vazgeçilmez haklarını bir yana iten ve en önemlisi Gazze'de 70 binden fazla Filistinlinin kanı üzerinde inşa edilmek istenen 'neokolonyalist' yeni sömürgeci bir rant sistemi. Türkiye'nin burada ne yeri var?" ifadelerini kullandı.

- "Barış Kurulunda her şey şeffaflıktan uzak"

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Gazze'de uzun zamandır büyük insanlık dramları yaşandığını, Filistin halkının özgürlüğünün yok sayıldığını vurguladı.

Gazze'de yaşananların bir çatışma ya da güvenlik operasyonu olmadığına dikkati çeken Gezmiş, "Gazze'de yaşananlar, çocukların, kadınların, yaşlıların sistematik biçimde hedef alındığı toplu bir 'yok etme' sürecidir." ifadesini kullandı.

Gezmiş, Filistin topraklarının Filistinlilerin geçmişten gelen vatanı olduğunu ve bu toprakların geleceğinde söz hakkının Filistin halkının olması gerektiğini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Barış Kurulunda her şey kapalı kapılar ardında, şeffaflıktan uzak. Dış politika, kişisel dostluklara, kapalı kapılar ardındaki pazarlıklara teslim edilemez. Filistin halkının söz sahibi olmadığı hiçbir gelecek, Gazze'nin geleceği olamaz. Bu yapı, barış üretmekten çok Filistin'i öznesizleştiren, uluslararası hukuku baypas eden bir vesayet mekanizmasına dönüşmüştür. Gazze'nin yarısının fiili işgalini meşrulaştırmayı hedefleyen bu yaklaşım, barışa ve adalete uygun değildir."

- "Türkiye masada sözü, ağırlığı ve etkisi bulunan bir aktördür"

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Gazze'de sağlanan ateşkesin bölgede yeniden umut ışığı yaktığını dile getirdi.

Yüksel, Gazze'de akan kanın durmasının önemli olduğunu ancak ateşkes sağlanmasının İsrail'in hukuksuz eylemlerini ortadan kaldıramayacağını ve gerçek bir normalleşme sağlanamayacağını belirterek, "Bu nedenle adaletin gereği olarak işlenen tüm suçların tespit edilmesi, mağdurların haklarını alması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi tabii ki bir zorunluluktur." dedi.

Gazze'de oluşturulan Barış Kurulunun keyfi veya dayanağı belirsiz bir girişim olmadığının altını çizen Yüksel, Gazze barış planının bir unsuru olan Barış Kurulunun tesisinin, BM Güvenlik Konseyinin onayını aldığını belirtti.

Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, Barış Kuruluna, Gazze'de kalıcı barışı temin edebileceği, insani yardımların ulaştırılmasını sağlayabileceği, nihayetinde de Gazze barış planının uygulanmasıyla İsrail'in Gazze'den çekilmesinin önünü açabilecek bir fırsat penceresi sunduğu düşüncesiyle olumlu yaklaştıklarını da aktardı.

Son dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin bu süreçte sadece bir taraf değil, çözümün kurucu aktörlerinden biri olarak görüldüğünü açık biçimde ortaya koyduğunu dile getiren Yüksel, "Bu kapsamda ABD Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Barış Kurulunda 'kurucu üye' olarak yer alması yönünde resmi davet iletilmiştir. Bu davet, Türkiye'nin Filistin davasındaki kararlı ve ilkeli duruşunun uluslararası zeminde karşılık bulduğunu göstermektedir. Yani Türkiye dışarıdan izleyen değil, masada sözü, ağırlığı ve etkisi bulunan bir aktördür." değerlendirmesinde bulundu.

Yüksel, Barış Kurulu şartının Türkiye bakımından yürürlüğe girmesi için TBMM onayının gerekli olduğunu ve iç onay sürecinin tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü de kaydederek, şöyle konuştu:

"Şimdi şu soruyu açıkça sormak gerekiyor, Türkiye'ye kurucu üyelik davetinin yapıldığı, devletimizin barış diplomasisinin bütün ağırlığıyla sürdüğü, ateşkesin siyasi ve hukuki zemininin güçlendiği bir süreçte, genel görüşme açılmasıyla neyi amaçlıyorsunuz? Türkiye'nin pozisyonu nettir, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı tartışılamaz. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti hedefi vazgeçilmezdir. Kalıcı barışın yolu, Filistin halkının meşru haklarının güvence altına alınmasından geçer. Bu noktada Türkiye'nin hem sahada hem masada yürüttüğü diplomasi, sadece ülkemizin değil, bölge barışının da sigortasıdır."

Öte yandan Genel Kurulda, TBMM Başkanlık Divanında boş bulunan ve Yeni Yol Partisine düşen katip üyeliğe Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya seçildi.

Daha sonra trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Anadolu Ajansı