Anasayfa

Bir sokak köpeğinin devlete yıllık maliyeti 50 bin TL

Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, sokak köpeği sorununun ekonomik ve lobi boyutuna ilişkin çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Bir köpeğin yıllık maliyetinin 50 bin TL olduğunu savunan Kılıçarslan, "Çocuğuna yemek veremeyen ülkede bu israftır" dedi.

Haber Giriş : 2026-05-05T22:01, Son Güncelleme 2026-05-05T18:05

Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, bugün kaleme aldığı köşe yazısında çarpıcı bir hesap ortaya koydu: Kamu imkanlarıyla bakılan bir sokak köpeğinin devlete yıllık maliyeti 50 bin liraya ulaşıyor.

Çocuklara Yemek Yok, Köpeğe 50 Bin TL

Kılıçarslan, "Ortaokul çocuklarına ücretsiz yemek veremeyen bir ülkede yıllık maliyeti 50 bin lira olan köpek bakımı lüks bile değil, israftır" diyerek mevcut uygulamayı sert bir dille eleştirdi.

Çözüm Önerisi: Denetimli Dernekler ve Vergi İndirimi

Yazar, çözüm olarak somut bir model önerdi: Kamunun arazi tahsis etmesi, bakımın ise her yönüyle denetlenen hayvan dernekleri tarafından üstlenilmesi. Kılıçarslan ayrıca hayvan derneklerine yapılan bağışların vergiden düşülmesine imkan tanınması gerektiğini de vurguladı.

2 Milyar Dolarlık Mama Lobisi İddiası

Yazısında "mama lobisi" olarak nitelendirdiği kesime de dikkat çeken Kılıçarslan, şu an 2 milyar dolar büyüklüğündeki mama-yem sektörünün 2036'da 6 milyar doları aşacağını, bu tablonun sokaklarda kedi ve köpek varlığının sürdürülmesini karlı kıldığını öne sürdü. Sektörün yüzde 85'inin sokak hayvanlarına bağlı olduğunu ileri süren yazar, durumun hayvanseverlikle değil, kapitalist kar hırsıyla açıklanabileceğini savundu.

Mama Lobisinde İsrail Bağlantısı İddiası

Kılıçarslan yazısında bir adım daha ileri giderek Türkiye'deki mama sektörünün en büyük iki firmasının doğrudan Siyonizm'i desteklediğini ve bu firmaların yapısında İsrail sermayesinin bulunduğunu öne sürdü. Yazara göre bu durum, söz konusu şirketlerin sokak hayvanı politikasındaki lobi faaliyetlerine ayrı bir anlam katmaktadır.

Köpekler Çocukları Yerken Sessiz Kalanlar

Yazının dikkat çeken bir diğer iddiası ise hayvanseverlerin ve mama lobisinin tutumuna yönelik. Kılıçarslan, sokak köpeklerinin çocukları parçalaması karşısında bu kesimlerin hiçbir ses çıkarmadığını, çünkü büyüyen mama pastasının varlığını sokaktaki her kedi ve köpeğe borçlu olduğunu öne sürdü. "İnsan lobisi yoktur, çünkü insanın canı parayla değildir" diyen yazar, bu asimetrinin lobi gücü ve medya üzerindeki etkisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.

Sokak Köpekleri Meselesi Sınıfsal Bir Sorun

Kılıçarslan yazısında sokak köpeklerinin yarattığı tehlikenin sınıfsal bir boyutu olduğuna da dikkat çekti. İstanbul'un Etiler, Ankara'nın Çankaya gibi üst gelir gruplarının yaşadığı semtlerde değil, alt sınıfın mahallelerinde çocukların sokak köpeklerinin saldırısına uğradığını vurgulayan yazar, bu tablo karşısında köpeklerin yanında duranları sert bir dille eleştirdi.

Hayvanlara "Can" Statüsü Tartışması

Yazısında hukuki boyuta da değinen Kılıçarslan, Türkiye'nin hayvanlara "can" statüsü tanıyan tek ülke olabileceğini belirterek bunun hayvan haklarıyla karıştırılmaması gerektiğini ifade etti. Bir sokak köpeğinin en temel hakkının üremesinin ve sokakta kalmasının önüne geçilmesi olduğunu savunan yazar, mevcut yaklaşımın hayvanı değil lobi çıkarlarını koruduğunu öne sürdü.

Memurlar.Net