Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, bugün kaleme aldığı köşe yazısında çarpıcı
bir hesap ortaya koydu: Kamu imkanlarıyla bakılan bir sokak köpeğinin devlete
yıllık maliyeti 50 bin liraya ulaşıyor.
Çocuklara Yemek Yok, Köpeğe 50 Bin TL
Kılıçarslan, "Ortaokul çocuklarına ücretsiz yemek veremeyen bir ülkede yıllık
maliyeti 50 bin lira olan köpek bakımı lüks bile değil, israftır" diyerek mevcut
uygulamayı sert bir dille eleştirdi.
Çözüm Önerisi: Denetimli Dernekler ve Vergi İndirimi
Yazar, çözüm olarak somut bir model önerdi: Kamunun arazi tahsis etmesi, bakımın
ise her yönüyle denetlenen hayvan dernekleri tarafından üstlenilmesi. Kılıçarslan
ayrıca hayvan derneklerine yapılan bağışların vergiden düşülmesine imkan tanınması
gerektiğini de vurguladı.
2 Milyar Dolarlık Mama Lobisi İddiası
Yazısında "mama lobisi" olarak nitelendirdiği kesime de dikkat çeken Kılıçarslan,
şu an 2 milyar dolar büyüklüğündeki mama-yem sektörünün 2036'da 6 milyar doları
aşacağını, bu tablonun sokaklarda kedi ve köpek varlığının sürdürülmesini karlı
kıldığını öne sürdü. Sektörün yüzde 85'inin sokak hayvanlarına bağlı olduğunu
ileri süren yazar, durumun hayvanseverlikle değil, kapitalist kar hırsıyla açıklanabileceğini
savundu.
Mama Lobisinde İsrail Bağlantısı İddiası
Kılıçarslan yazısında bir adım daha ileri giderek Türkiye'deki mama sektörünün
en büyük iki firmasının doğrudan Siyonizm'i desteklediğini ve bu firmaların
yapısında İsrail sermayesinin bulunduğunu öne sürdü. Yazara göre bu durum, söz
konusu şirketlerin sokak hayvanı politikasındaki lobi faaliyetlerine ayrı bir
anlam katmaktadır.
Köpekler Çocukları Yerken Sessiz Kalanlar
Yazının dikkat çeken bir diğer iddiası ise hayvanseverlerin ve mama lobisinin
tutumuna yönelik. Kılıçarslan, sokak köpeklerinin çocukları parçalaması karşısında
bu kesimlerin hiçbir ses çıkarmadığını, çünkü büyüyen mama pastasının varlığını
sokaktaki her kedi ve köpeğe borçlu olduğunu öne sürdü. "İnsan lobisi yoktur,
çünkü insanın canı parayla değildir" diyen yazar, bu asimetrinin lobi gücü ve
medya üzerindeki etkisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.
Sokak Köpekleri Meselesi Sınıfsal Bir Sorun
Kılıçarslan yazısında sokak köpeklerinin yarattığı tehlikenin sınıfsal bir
boyutu olduğuna da dikkat çekti. İstanbul'un Etiler, Ankara'nın Çankaya gibi
üst gelir gruplarının yaşadığı semtlerde değil, alt sınıfın mahallelerinde çocukların
sokak köpeklerinin saldırısına uğradığını vurgulayan yazar, bu tablo karşısında
köpeklerin yanında duranları sert bir dille eleştirdi.
Hayvanlara "Can" Statüsü Tartışması
Yazısında hukuki boyuta da değinen Kılıçarslan, Türkiye'nin hayvanlara "can" statüsü tanıyan tek ülke olabileceğini belirterek bunun hayvan haklarıyla karıştırılmaması gerektiğini ifade etti. Bir sokak köpeğinin en temel hakkının üremesinin ve sokakta kalmasının önüne geçilmesi olduğunu savunan yazar, mevcut yaklaşımın hayvanı değil lobi çıkarlarını koruduğunu öne sürdü.