Anasayfa

Belediye Meclis Üyelerine Yeni İş Havale Edilmediği Halde Ödenen Huzur Hakkı Ödenmesi Kamu Zararı Oluşturur Mu?

Belediye ihtisas komisyonlarına yeni bir iş havale edilmediği halde toplantı yapılması ve huzur hakkı ödenmesi mevzuata aykırıdır ve kamu zararı olarak ilgililerden tazmini gerekir.

Haber Giriş : 2026-06-21T00:10, Son Güncelleme 2026-06-17T12:45

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 24'üncü maddesinde ihtisas komisyonlarının kuruluşu ve çalışma usulü düzenlenmiştir. Buna göre belediye meclisi, üyeleri arasından ihtisas komisyonları kurabilmekte; imar komisyonunun en fazla on iş günü, diğer komisyonların ise en fazla beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırmaları gerekmektedir. Maddede ayrıca, komisyonların kendilerine havale edilen işlerle ilgili raporlarını süresi içinde meclise sunmamaları halinde konunun belediye meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 32'nci maddesinde ise belediye meclis üyelerine, meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için huzur hakkı ödeneceği belirtilmiştir. Ancak huzur hakkı ödenecek gün sayısının, Kanunda belirtilen toplantı sürelerini aşamayacağı açıkça düzenlenmiştir.

Öte yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 32 ve 33'üncü maddelerinde harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları düzenlenmiş; kamu harcamalarının mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi, ödeme belgelerinin kontrol edilmesi ve ön mali kontrol yükümlülüğü açıkça hükme bağlanmıştır.

Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından incelenen olayda (dosya no: 55271), belediye ihtisas komisyonlarına belediye meclisi veya meclis başkanı tarafından yeni bir iş havale edilmemesine rağmen komisyon toplantıları yapılmaya devam edildiği ve belediye meclis üyelerine huzur hakkı ödendiği tespit edilmiştir. Bu nedenle kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri hakkında tazmin hükmü kurulmuştur.

Sorumlular savunmalarında; komisyonların fiilen toplantı yaptığını, toplantı katılım çizelgelerinin mevcut olduğunu, komisyonlara daha önce havale edilen dosyaların incelemelerinin sürdüğünü ve Kanunda bir dosyanın kaç kez görüşülebileceğine dair herhangi bir sınırlama bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. Ayrıca huzur hakkı ödemesinin toplantıya katılım esasına dayandığını, komisyon raporunun tamamlanmasının ödeme için zorunlu olmadığını savunmuşlardır. Bunun yanında yazı işleri müdürlüğü personelinin komisyon faaliyetlerini denetleme yetkisine sahip olmadığını, yalnızca ödeme belgelerinin usul yönünden takibini yaptıklarını ifade etmişlerdir.

Sayıştay ise kararında, ihtisas komisyonlarının sürekli çalışan organlar olmadığını; yalnızca belediye meclisi tarafından kendilerine havale edilen işler için ve Kanunda belirtilen sürelerle faaliyet gösterebileceklerini vurgulamıştır. Kararda özellikle, imar komisyonu dışındaki komisyonların en fazla beş iş günü içinde raporlarını tamamlamaları gerektiği, süresi içinde tamamlanmayan işlerin ise belediye meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle komisyonların "incelemeye devam edildiği" gerekçesiyle uzun süre toplantı yapmalarının ve buna bağlı huzur hakkı ödenmesinin Kanuna aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kararda ayrıca, huzur hakkı ödenecek gün sayısının da Kanundaki toplantı süreleriyle sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla belediye meclis üyelerinin fiilen toplantıya katılmış olmaları tek başına yeterli görülmemiş; toplantının mevzuata uygun bir komisyon faaliyetine dayanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu yaklaşım ile Sayıştay, huzur hakkının sınırsız bir toplantı katılım ödeneği değil, kanuni çerçevede yürütülen komisyon faaliyetlerinin karşılığı olduğunu ortaya koymuştur.

Sorumluluk yönünden yapılan incelemede ise Sayıştay, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin yalnızca şekli belge kontrolü yapmakla sınırlı olmadığını belirtmiştir. 5018 sayılı Kanun çerçevesinde bu görevlilerin ödeme işlemlerinin mevzuata uygunluğunu denetlemek zorunda oldukları, hukuka aykırı ödeme niteliği taşıyan işlemleri gerçekleştirmemeleri gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin kamu zararından sorumlu tutulmalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak Sayıştay, belediye ihtisas komisyonlarına yeni bir iş havale edilmediği halde toplantı yapılması ve huzur hakkı ödenmesinin mevzuata aykırı olduğuna karar vermiş; oluşan kamu zararının tazminine ilişkin hükmü onamıştır. Karar, belediye ihtisas komisyonlarının çalışma süreleri, huzur hakkı ödemelerinin sınırları ve harcama yetkililerinin mali sorumluluğu bakımından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Memurlar.Net